Engin Memiş ile yazın hayatı üzerine

Bir Meleğin Sanrısı, İnançlı Günahkarlar ve Masum Kurbanlar kitaplarının yazarı Engin Memiş yazın hayatını, yeni kitabını ve kendi yaşamını gazetemize anlattı…

12 Mayıs 1981 Erzurum doğumlu yazar Engin Memiş ile Ateşböceği Kitabevi’nde yazın hayatı hakkında sohbet ettik. İstanbul’da yaşayan ve profesyonel olarak edebiyatta altıncı senesini yaşayan Memiş öykü ve şiir ile de ilgilendiğini belirtti. Kitaplarında doğaüstü olaylardan bahseden yazar, doğaüstü olayları yazmasında gerçek hayattaki insanlardan esinlendiğini ifade etti. 2014 yılında ilk kitabı ‘Bir Meleğin Sanrısı’ ile kitap raflarında ismini duyuran Engin Memiş son kitabı İnançlı Günahkarlar ve Masum Kurbanlar’ı yazmasında kendisini etkileyen hikayeden de bahsetti…

Eğitiminizden biraz bahseder misiniz?

“Yeditepe Üniversitesi’nde burslu işletme okuyordum ama zaten çok küçük yaştan itibaren yazmaya başladım. Daha sonra Londra’ya gittim dört sene orda kaldım yüksek lisansımı tamamladım. Tabii o süre zarfında hep yazıyordum ama hepsini derleyip bir araya getirmek istedim kısa hikayeler kısa öykülerdi daha çok. Çok fazla şiir yazarım. Şiir geçmişim de var.”


Okulu bitirdikten sonra birkaç sene yurtdışında yaşadığınızı belirttiniz. Bu sürecin yazarlığınıza ne gibi etkileri oldu?

“İngiltere’de yaşamak bana disiplinsel anlamda etki bıraksa da karaktersel anlamda kitaplarıma yansımadı.  Dört sene önce ilk kitabım çıktı ‘Bir Meleğin Sanrısı’. Psikolojik ve doğaüstü olaylardan bahsettim. Okuyucuyu meraklandıran sonunu sorgulatan bir kitap. Hayal mi? Gerçek mi? Ve sürpriz sonlu bitiyor.  İkinci kitabımı da 5-6 ay önce çıkardım. Tüm kitap evlerinde mevcut.”
Yeni kitabının da müjdesini verdi
Üçüncü kitabı da yazmaya devam ediyorum ne kadar yazabilirsem. İki sene de bir kitap çıkardığımı düşünürsek düzgün ve stabil bir şekilde ilerletiyorum bu süreci.”

Yazma süreci nasıl işliyor? 

Genellikle kitaplarımda doğaüstü olaylardan bahsediyorum ama tabii ki gerçek insanlardan esinlenip yazdığım şeyler bunlar. Yazmak çevrenizde ki olayları değerlendirip, gözlemlemek ile başlıyor. Önce kişiler, olaylar ilginizi çekiyor. Onun üzerinden bir kurgulama yapıyorsunuz. Ve zaten o kurgu ile de kitabı yazıyorsunuz. Süreç benim için böyle işliyor. Örnek vermek gerekirse ikinci kitabım ‘İnançlı günahkârlar ve masum kurbanlar’ da bulunan, yaklaşık 3-4 sene önce Doğu Anadolu’da bir tecavüz vakası olmuştu. Küçük bir kıza yaklaşık 10 sene boyunca tecavüz edilmiş. Bu olaydan etkilenip, kitabımda ki kurgulama süreci başladı ve gelişti. Mekân ya da isim belirtmedim tabii ki ama o tarafları betimleyip doğu sentezi ile anlatmaya çalıştım. Zaten Erzurum doğumluyum. Babam devlet memuru olduğu için onunla birlikte gezmek zorunda kaldım. Gittiğimiz yerler Doğu Anadolu ve Doğu olduğu için kitabın doğasında da bunun etkileri görülmektedir. Onun haricinde de ne kadar çok insanla karşılaşırsanız o kadar çok karakter üretebiliyorsunuz.”

Son olarak, rotanızı Çanakkale’ye çeviren neydi? 

Çanakkale’de tatil için bulunuyorum. Üçüncü sınıftan sonra Çanakkale’ye geldik. Ailemin burada yazlığı vardı. Ben de Çanakkaleli sayılırım burası için ikinci memleketim diyebilirim.”

Aslı Yıldız