ATAM, İZİNDEYİZ!

Türk gençleri yıllar önce,Ulu Önder Atatürk’e, “Atam İzindeyiz” diyerek yemin etmişlerdi… Yani Atatürk’ün çizdiği yolu takip edecekleri anlamında söylenmişti. Ne yazık ki,bu söz son yıllarda izine çıkmak olarak algılanıp, uygulanmaya başlandı. Ne bitmez bir izinmiş yahu? Millet hep, izin tatil peşinde. Şimdiden gelecek Ramazan Bayramı’nın kaç gün tatil olacağını hesap etmeye bile başladılar. Düşünün, koca Türkiye’de, tam 9 gün hayat  duruyor. Ağalar eğleniyor… Hayat felç. Daireler, bankalar, hatta marketler bile kapalı. Ekmek deseniz yine öyle. Bu tatillerin makul bir ölçüsü yok mu? Ak Parti iktidara ilk geldiğinde,bayram tatillerinin önüne arkasına ilave edilen tatillere karşı çıkmıştı. Yıllar sonra onlar da modaya uydu. Dükkanlar kapalı. Memlekette in cin top oynuyor. Yılın 365 gününün yarısını tatil ile geçiriyoruz. Uzun yıllar idarecilik yapmış biri olarak,bu uzun tatillere karşı olduğumuzu belirtmek isteriz. İki gün olsun. Üç gün olsun. Kurbandır. Dört gün olsun. Dokuz gün nedir Allah aşkına? Bizler bir an önce tatil bitsin diye beklerken,tuzu kuru olup da deniz kenarlarında viskilerini yudumlayanlar ise,hiç bitmesin istiyorlar. İş güç sahibi olup da çalışanlardan bahsediyoruz. Yoksa emekli olanların zaten tatili bütün yıl. Sosyal medyada görüyoruz. Devlet dairesinde çalışıyor.Hop tatil vesilesi ile kapağı deniz kenarlarına atıyor. Ve dua ediyor: “Bu tatil hiç bitmesin”. İşin bir de ekonomi yönü var. Memleket battı. Dolar bilmem ne kadar oldu. Akaryakıta büyük oranda zam geldi. Maaşlar enflasyon altında ezildi. Öldük, bittik, ekmek bulamayacağız diye feryat edenler nerede? Bir elinde cımbız,bir elinde ayna. Umurunda mı Dünya?.

AZICIK UCUNDAN

Ağam eğleniyor. Deniz kenarları, sahiller, oteller dopdolu. Garibanlar ise, evde mekân tutmuşlar. Gelin biz de bir iki çızıktırarak, bari onları güldürmeye çalışalım. Ne dersiniz?
Memur, patronuna giderek; “Zam istiyorum efendim” demiş, “Yoksa peşimde koşuşturan üç şirket var yakında beni bulamayacaksınız, bilesiniz!” Hafif alaylı bir şekilde sormuş patronu: “Hangi şirketler onlar?” Memur, “İnanmıyorsanız söyleyeyim efendim” demiş, “Elektrik şirketi, doğalgaz şirketi ve su şirketi!”
****
İki aristokrat kadın karşılıklı sohbet ederken birbirlerine hava atıyorlarmış. “Benim ailem Büyük İskender’e kadar dayanıyor… Ya sizinki?” diye sormuş birinci kadın. “Vallahi maalesef tam olarak bilemiyoruz…” demiş ikincisi, “Tüm evraklar Nuh Tufanı’nda kaybolmuş!”
****
Adam oturmuş TV de film seyrederken filmden gelen yüksek org müziğini bastıracak şekilde “Girme be o kiliseye… Girme, dön oradan salaaakkkk..!” diye telaşla bağırırken karısı mutfaktan merakla başını uzatıp “ Ne seyrediyorsun sen öyle?..” diye sormuş… “ Yok, bir şey…” diye cevap vermiş adam üzüntülü bir ses tonuyla, “ Düğün kasetimizi.”
****

Adam gece yarısı arkadaşlarıyla toplandığı bardan dönmüş. Eve girip yatak odasına sallanarak girince“Sarhoşsun..” demiş karısı. “ Değilim.” diye cevap vermiş adam.“ O zaman hadi saate bakıp da söyle bakalım” demiş karısı.“Bana bak saat..” demiş adam, ellerini beline koyup saate doğru dönerek, Ben sarhoş falan değilim!”

Sağlıcakla kalınız.