Sosyal Medyada Çanakkale

Çanakkale, özellikle yaz ayları ile birlikte sosyal medya paylaşımlarında dikkat çekmeye başladı. Tatil için gün geçtikçe daha çok tercih edilen Çanakkale, bu bayram yaşadığı yoğunluk ile gündeme oturdu. İskele Meydanı’nda oluşan feribot kuyruğu, “Dönüş Yolu Çilesi” ifadesiyle ulusal bazda birçok habere konu olurken vatandaşların da sosyal medya paylaşımlarına yansıdı.
Küçük ama hareketli kent; sakinleriyle, esnafıyla her gün başka bir paylaşımda karşımıza çıkar oldu. Geçtiğimiz günlerde yapılan bir paylaşımla ise Çanakkale’de hizmet veren bir lokantanın öğrenciler için fazladan ücretsiz yemek verdiği yazılmış, çokça takdir görmüştü.
Son olay ise Çanakkale’ye gelen yerli bir turistin paylaşımı oldu. Paylaşımda; Çanakkale’de dolaptan alınan suyun işletmeler tarafından pahalıya satıldığı yazıyordu. Çok fazla etkileşim alan yazı, takipçi sayısı milyonlara ulaşan hesaplar tarafından da paylaşıldı. Böylece Çanakkale’nin pahalı suyu gündemde yer ederek kısa süreliğine en çok konuşulanlar arasında yerini aldı. Paylaşımı yapan vatandaş, yaşadığı olayı daha detaylı anlatırken, satıcının “dolap çalıştırıyoruz” ve soğuk su olup olmadığı sorulduğunda “Üşümüşü var.”  dediğini yazdı.
Çok sayıda etkileşim alan paylaşım kadar yapılan yorumlar da ilginç oldu. Çanakkale, coğrafyasında çekilen filmler, insanın yapısı gibi özelliklerle aslında neşeli bir il olarak da tanınıyor. Bu yüzden alınan yorumların bazıları da esprili oldu. Ancak tatil beldelerinde alışverişlerde olağanın üzerinde ödenen ücretlerle çok sık karşılaşan vatandaşlar, bu olaya daha ciddi yaklaştı. Söz konusu esnaf sertçe eleştirildi.
Bir taraftan da gündemimiz olan kriz, bu küçük olayda bile karşımıza çıktı. Artık başka bir şey konuşamıyor oluşumuz da böylelikle kanıtlanmış oldu. Yaşanan olaya kriz odaklı bakan vatandaşlar ise enerjiye gelen zamdan bahsederek esnafa hak verdi. Günlük hayatın bir parçası olan buzdolabı bile artık ülkemizde daha pahalı vurgusu yapıldı.
***
Tüm bunlardan çıkarım yapmaya çalışacak olursak; sosyal medyanın gücünü küçümsememek gerektiğini anlamış olacağız. Sanal alemde “ilan etme” mantığının süregeldiğini ve tehlikesini fark edeceğiz. Yaşanan bir olayın çok farklı açılardan ele alınabileceğini somutça açıklayan bu olayla birlikte karalamanın da yüceltmenin de kolaylığı gözler önüne serilmiş oluyor. Yani sosyal medya rezil de ediyor vezir de. Hem de tek olayla.
Her şey bir yana yüzümüze çarpan bir gerçek de; Çanakkale’nin artık kendi halinde küçük ve faal bir kent olmaktan yavaş yavaş değil hızla çıkması oluyor. Bu olay da hepsi gibi farklı yorumlarla karşılansa da kentin değiştiği gerçeği değişmiyor, değişemiyor.