BAYRAMLAR, BAYRAM OLA

Can bula cânânını
Bayram o bayram ola
Kul bula sultanını
Bayram o bayram ola.

Hüzn-ü keder def ola
Dilde hicap ref ola
Cümle günah af ola
Bayram o bayram ola.

Lütfi ya lütfü kerim
Erişe rahmü-rahim
Bermurad ede fehim
Bayram o bayram ola.

Yazımıza, Alvarlı Efenin bu güzel dizeleri ile başladık. Nerede o eski Bayramlar? Demeyeceğiz. Sonuçta iyisiyle, kötüsüyle, acısıyla tatlısıyla bayram bayramdır. Bayramlar kucaklaşmadır. Bayramlar affetmektir. Bayramlar yardımlaşmadır. Bayramlar birbirini sevmek, birbirine sımsıkı sarılmaktır. Koca Yunus ne güzel söylemiş

Gelin tanış olalım
İşi kolay kılalım
Sevelim sevilelim
Dünyaya kimse kalmaz

AZICIK GÜLMECE
Bir vaiz, camide Kurban Bayramı hakkında vaaz ederken dinleyenlerden biri bir kâğıt uzatır. Kâğıtta şunlar yazılıdır:
“Vâlidem için keseceğim kurbandan kimseye hisse vermeyip hepsini kavurma yaparak bir çömleğe koymak niyetindeyim, nafakası olsun diye. Caiz midir, değil midir?”
Vaiz notu yüksek sesle okuduktan sonra şöyle der:
“Yarın cennet ehli kurbanlarına binip sırat köprüsünden geçerken bu kadının da kavurma çömleğine binmesi lâzım gelir. Git, sor, razı olursa öyle yap!”

****

Sabah kahvaltıda kadın:

– Eminim sen bugünün ne olduğunu hatırlamıyorsun bile! dedi.

– Tabii hatırlıyorum! dedi adam. Çıktı, gitti. Öğleye doğru kapı çalındı. Çiçekçi çocuk harika bir kırmızı gül buketi bıraktı. Az sonra kapı tekrar çalındı, bu defa köşedeki pastanenin çırağıydı gelen… Kocaman bir çikolata kutusu bıraktı gitti. Öğleden sonra gelen kutudan da, olağanüstü güzel bir elbise çıktı. Kadın kocasının dönmesini zor bekledi ve daha kapıda boynuna sarıldı.

– Önce çiçekler, sonra çikolata, en son da elbise… Bu hayatımdaki en güzel Cumhuriyet Bayramı!!!

Sofranız afiyetli, paranız bereketli, kararlarınız isabetli, yuvanız muhabbetli, Kalbiniz merhametli, bedeniniz sıhhatli, yüzünüz mutlu, Kurban bayramınız kutlu ve Mübarek olsun. Sağlıcakla kalınız.