“Eşyaları Sandıklara Hapsetmeyin”

Çarşıda, Temmuz ayının başında faaliyete geçen Yok Yok isimli antika dükkanının sahibi Selma Akyüz Akoğlu ile gerçekleştirdiğimiz röportajın ikinci bölümünde, şyada eski ve yeniden bahsettik. Köy köy gezerek ürünleri tedarik eden Akyüz; kırsalda artık fabrikasyon ürünlere talebin fazla olduğunu söyledi.

Yok Yok’un sahibi Selma Akyüz Akoğlu; kadınlara verdiği mesajda; “Kadın isterse her şeyi yapar. Üretmek gerekiyor. Bir kadın isterse çalışır. Sebeplerim var inandırıcı gelmiyor bana. Ama küçücük bir tezgah, ama orta boy bir dükkan, ama bir fabrika kurar. Bir kadın bir şey istiyorsa, içinde bir istek varsa yapar. Kadın-erkek diye de ayırmayalım aslında. Bir insan parasını kazanmak istiyorsa yapabiliyor. Hep tüketerek olmaz, üretip yorulmak lazım.” sözlerine yer verdi.

“EL DOKUMASINI ATIP MAKİNA HALISI ALAN VAR”
Eski ürünlerin kalitesine değinen Akyüz; köylerde artık fabrikasyon ürünlerin daha çok değer gördüğünü hiç kullanılmayan çeyizlerin olduğunu ifade ederek şöyle konuştu: “Yırtılan, yıpranan ürünleri hemen atmıyorum. Eskiler oldukça dayanıklı. Yeni yapılan ürünler ise dayanıksız. Eski olanlar onarıma daha uygun. Üreterek dönüştürmek gerekiyor. Tahta bir eski sandık yıllarca durabiliyor. Fakat yeni ürünler, daha kalitesiz maddelerden daha yüksek fiyatlarla satılıyor. Tedarikçilerimiz var, yurt dışında dolaşıyoruz. Geziyoruz, oturduğumuz zaman olmuyor bu iş. Çanakkale’nin köylerinde dolaşıyoruz. İzmir’e kadar bütün köyleri dolaşıyoruz. Köydekiler eski eşyalarından bıkmış durumda. Şehirlerden yenilerini almak istiyorlar. Yıllarca kullanılmamış, çeyiz danteller var. Kilimler, danteller, örtüler çok fazla eşyaları var, bıkmışlar artık.Yeni şeyler istiyorlar. Çoğunlukla bir önceki kuşaktan kalan malzemeler evlerde istenmiyor. Çünkü ne dönüştürmesini bilen var ne de kullanan. El dokuması halıları atıp makine halısı koyanlar var. O da onun tercihi.”

“BAZILARINI SATMAYA KIYAMIYORUM”
“Gönül vermeden antikacı olunmaz” diyen Akyüz; eşyalara verdiği kıymeti anlatırken; “Bu iş tavsiyeler ile yapılmaya uygun değil. Tamamen duygular ve gönül vermek. Gerçekten gönül vermeden yapılamayacak bir iş. Sevmek gerekiyor. Günlük hevesler değil bunlar. Bazı parçaları satmaya kıyamıyorum. Sonra onu görünce gözleri parlayan biri olursa satıyorum. Orada mutlu olacak, yaşasınlar biraz birlikte diyorum.” dedi.

“ANTİKANIN İLLA TOZLU OLMASI GEREKMİYOR”
Akyüz, son olarak eskiyi dönüştürmenin ve eşyaları yaşatmanın önemini vurgulayarak; “Antikanın illa ki tozlu olması gerekmiyor ama filmlerdeki çatı katları gibi tozlu yerlerden çıkan eski eşyalar her zaman dikkat çekmiştir. Ben sadece eşyaların üzerindeki tozu almaktan yanayım. Fazla onarılmamalı. Biraz yaşanmışlığı hissetmek lazım. Ruhu kaybetmemek için. Dolapta pırıl pırıl kalmasının bir anlamı yok. Hep kullanın diyorum. Eşyaları sandıklara hapsetmeyin. Dönüştürün, kullanın, kullanmıyorsanız kullanacaklara hediye edin.” dedi.

Yıldız Sağlam