Homo Economicus – SBGH A.Ş.

-Sen de az Homo Economicus değilsin haa!!

-Ne diyon birader sen?

Çok az şey tehditkar bir “r” vurgusu ile söylenen “birader” kelimesi kadar sinir bozucudur. Bu şekilde söylenen “birader” samimiyetten ziyade maçolukla ilgilidir. “Sen hayırdır ya!” üslubu ile söylendiğini anlamak için insan psikolojisinin derinliğini bilmeye gerek yoktur. Gerçek bütün çıplaklığı ile karşınızda duruyordur.

Bana vurgulu biraderi söyleyen kişi Suat bey. Suat bey apartmanımıza yeni taşındı. Evini yerleştirme işi henüz bitmiş değil. Yeni aldığı bir koltuk takımının eve taşınması konusunda yardımımı istedi. “Olur” dedim. “Elimize mi yapışacak?” İkinci koltuğu çıkardıktan sonra “Sağol Tunç” dedi. “Dur bir kola içelim”. Oturduk buz gibi kola içtik. Birazcık sohbet ettikten sonra “ben kaçayım artık” dedim. Tam kapıdan çıkarken “Borcum ne kadar Tunç” dedi. “Aman abi” dedim. “Ne borcu? Komşuyuz biz. Böyle şeylerin lafı olmaz.”

 

“Vay be” dedi. “Böyle insanlar kalmış mı?”

İnsanlığa inancı hiç kalmamış insanlar görmeye o denli alışığım ki yadırgamadım. Gülümseyip “görüşürüz” dedim. Tam arkamı dönmüştüm ki “Valla ben hayır olsun diye böyle bir şeyi hayatta yapmam” dedi. Ben de şaka yollu yazımın başında okuduğunuz “Homo Eonomicuslu cümleyi kurdum. O da karşılık olarak aşırı “r” baskılı biraderli bir cümle kurdu.

 

-Suat abi, içinde homo geçtiğine bakma, sana eşcinselsin imasında falan bulunmuyorum.

-Haaa! Ona göre yani. Olum ben var ya evlenmeden önce ne karılar götürdüm.

-Abi dur dur!! Ne diyosun. Rica ederim ilişkimiz böyle bir laçkalığa sahip olmasın.

-Ne ilişkisi olum sen hayırdır?

Kan beynime sıçramıştı artık. Sesimi yükselttim.

-Suat abi!!! Sen gerizekalı mısın?

-Değilim!

-Abi o soru retorik.

-Tunç ne değişik değişik konuşuyorsun ya!

-Rica ederim susar mısın. Beni 5 dakika hiç araya girmeden dinle. Homo Economicus tüketici veya üretici konumunda olması fark etmeksizin ilişkilerinde ekonomik yarar gözeten insan modelidir. Yani aslına bakarsan detaylı bir mevzu ama ben sana bu anlamda söyledim. Ayrıca gençken gönül ilişkisi yaşadığın kadınlarla ilgili gevezelik etmeni doğru bulmuyorum. Bu senin özelin öyle de kalmalı… Son olarak retorik soru meselesini ben de yeni öğrendim. Geçen hafta kız arkadaşım Talaş bir konuşma esnasında kullanmıştı. Bazı sorular vardır ya böyle hani soru gibidir ama aslında soru sormak amacı taşımaz mesela “Aaa sen mi geldin?” Anladın mı abi şimdi beni?

-Anladım anladım. Sevgilin var ha? Var mı güzel kız arkadaşları.

-Sen ne pis bi adam çıktın ya. Allah belanı versin. Sana ne ulan var ya da yok.

-Sakin ol Tunç! Bunda kötü bir niyet yok. Bir gerçeklik durumu olarak sordum bunu. “Güzel kız arkadaşları var mı yok mu?” Hepsi bu. “Güzel kız arkadaşlarından evcil hayvanı olan var mı?” diye sorsam sinirlenmeden evet diyecektin. Aslında bu benim istediğim cevap olacaktı. Acaba biraz fazla mı ahlakçısın?

-Kafamı yaktık Suat abi ama evet birazcık ahlakçıyım sanırım.

-Az püriten değilsin Tunç!