“Yerel Tarih Unutulmamalı!”

Kentte yaşayan ve Troia kazı heyetinde bulunan arkeolog Fecri Polat’ın geçtiğimiz gün Özgürlük Parkı’nda gerçekleşen söyleşisi ilgi gördü. Polat söyleşisinde, yerel tarihin önemini vurguladı.

Çanakkale’de yaşayan ve Troia kazı heyetinde de görev alan Arkeolog Fecri Polat Özgürlük Parkı’nda söyleşi gerçekleştirdi. Troia Festivali kapsamında kentte gerçekleşen ilk etkinlik olan söyleşi kentliler tarafından ilgi gördü. Söyleşinin konusu Troia ve çevresinde yapılan yerel tarih incelemeleri oldu. Polat söyleşisi boyunca yerel tarihin oldukça önemli olduğunu vurguladı.

“KİTAPLARIM TROİA BÖLGESİNDE Kİ YEREL TARİHİ KONU ALIYOR”

Polat, “Ben, biraz daha yerel taraftarıyım ve Sivil Toplum Kuruluşlarının bir şeyler yapması taraftarıyım. Bu vesileyle de köy muhtarlarıyla iletişim kurarak ‘Acaba biz neler yapabiliriz’ dedik ve Troya Yılı kapsamında Troya Tarihi Milli Parkı içinde yer alan köylerin birer kitabını yazmak için adım attık. Sonuç olarak 2018 yılı içerisinde üç tane kitap yayınladık. Şuanda dördüncü kitabımız da ‘Çıplak’ adıyla yolda. Birinci kitabımız, ‘Halileli Troia ovasında bir köy’. Bu kitaba Çanakkale’nin ünlü işadamlarından İbrahim Özdemir, sponsor olmuştu, kendisine de teşekkür ediyoruz.  Kendisi, bu konuda çaba gösterdi, bize yardım etti. İkinci kitap, ‘Tevfikiye Köyü ile ilgili bir kitap. Tevfikiye, Troya’nın hemen yanında bir köy. Ona da ‘Son Troialılar’ ismini verdik. Üçüncü kitabımızın ismi de ‘Yeniköy, Troia’nın ilk savunma hattı.”

“YEREL TARİH ÇALIŞMALARI İLE HALKLA İÇ İÇE OLUYORSUN”

Yerel tarih, tarihin bir alt dalı olarak sayılabilir. Fakat, yerel tarihin şöyle bir önemi var; Yere tarih, genel tarihin görmediği, işlemediği, biraz daha kayıp bir tarih denilebilir. Genel tarih, ‘İnsanlar nereden geldi, neler yapıyorlar?’ gibi sorulara cevap veremiyor. Yerel tarih, saklı kalan bir tarihin ortaya çıkarılmasıdır. Biz, yerel tarihin önemini vurgulamak, yere tarihin tarih içerisindeki yerini insanlara anlatmak için bu yola çıktık. Yerel tarihin en büyük önemi, insanlara aidiyet duygusunu tattırmasıdır. Burada yaşıyorsunuz ama kendi köyünüzün tarihini bilmiyorsunuz. Çünkü bir tarih üç kuşak sonra unutuluyor. Herkes burada dedesini ya da büyük dedesini biliyor, onun tarihini biliyor, onun nereden geldiğini biliyor ama sonrasını kimse bilmiyor. Bu da bizim oraya olan bağlılığımızı bir nevi azaltıyor. Ama kendi yaşadığımız ilçenin, köyün tarihini bildiğimiz zaman oraya bizim aidiyet duygumuzu, bağlılığımızı daha da arttırıyor. ‘Halileli, Troia ovasında bir köy’ kitabını yazdığım zaman tanıtım toplantısında ‘Ben, artık kendimi daha çok Çanakkaleli ve daha çok Halilelili olarak görüyorum’ demiştim. Ben, ağrılıyım ama yerel tarih, öyle bir şey ki, bu çalışmayı yaptığın zaman o halkla iç içe oluyorsun” açıklamalarında bulundu.

Tunahan Ünsal