Su Kesintisi – SBGH A.Ş.

Ah Talaş ah!

Talaşcığım iyidir hoştur ama bir kusuru vardır. Elinden akıllı telefonunu bir an olsun düşürmez. Ne zaman bir yerlere otursak snap atmaya başlar. Bir süre sonra sıkıldığımı anlar, telefonu bir kenara bırakır muhabbet etmeye başlarız. Sohbet güzel güzel giderken “Aaa dur” der. “Bunu tweetlemem şart!” Gecenin sonunda ise instagram hikayesinde 20-30 tane “an paylaşımı” görürüm.

O gün öğleden sonra beni aradı Talaş. “Aşkım” dedi. “Akşam Şelaleler gelecek hep beraber otururuz. Bir şeyler içeriz falan ne dersin?”

-Ne diyeyim aşkım. Instragram’ı coşturcaz desene sen şuna!

-Yaa uff Tunç! Abartıyorsun bence biraz. Bütün gece elimizden düşmüyormuş gibi konuşma.

-Talaşcığım düşmüyor zaten. Aslına bakarsan ben de severim elmayı ama…

-Ne diyosun Tunç ya? Tamam söz telefonlarla ilgilenmeyeceğiz akşam.

-Ee dışarı çıkarız diyordunuz, ona ne oldu?

-Ya akşam sağanak yağmur bekleniyormuş. O yüzden eve takılalım dedik!

-Tamam uyarım ben.

-Tamam. Öptüm çok. Hadi görüşürüz.

Akşam iş çıkışı evde buluştuk. Şelale ve Talaş masayı hazırlarken Erdem’le laklak etmeye çalışıyordum. Tabi ne mümkün! Tam bir şeyler anlatmaya çalışacağım “Kanka şu videoyu gördün mü?” “Oha caniler yaa!! Allah belalarını versin” gibi şeyler söylüyordu. İşin garibi Erdem bir şey söyler söylemez Talaş ve Şelale de telefonlara sarılıp re-tweetse re-tweet, unfollowsa unfollow üzerlerine düşen her neyse yapıyorlardı… Anlayacağınız gecem “OFLAYA POFLAYA” geçiyordu..

-Aaaaaaa!!!  [şelale]

-Noldu be!   [talaş]

Şelale öyle bir “Aaaa” dedi ki. “Tamam” dedim. “Facebook bu sefer çöktü”

-Yaa sular kesildi!! Napıcaz şimdi?                       [şelale]

-Haydaaa tam bir şey okuyordum.             [erdem]

-Tüh be, Sermet Bey bana mail atacaktı!             [talaş]

Reziller!

Oflayıp puflama sırası onlara geçmişti. Sonunda istediğim olmuştu. Artık telefonlara bakamayacaklardı. Şelale’nin bir an olsun yanından ayırmadığı laptop sonunda kapanacaktı. Erdem akıllı saatinin spor yaptığı süre boyunca tuttuğu verileri benle paylaşamayacaktı. Bütün gece bizi birbirimizden uzaklaştıran, aramıza görünmez duvarlar ören teknoloji doğanın karşısında çaresiz kalmıştı. Sular kesilmişti. Bütün gece çocukluk anılarımızdan, tanışma hikayelerimizden, yaşadığımız saçmalıklardan bahsedip gülebilecektik. Evet önünde sonunda sular geri gelecekti. Herkes telefonlara sarılacaktı. O duvarlar tekrar örülecekti aramıza ama olsun. Fırsat fırsattır.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.