Her Ailede Bir Hayırsız Vardır

Bu ifade hepimize tanıdık gelir: “Ailenin Hayırsız Çocuğu”. Başlık olumsuz olsa da her ailede bir de varlığı çok şeyi değiştirecek olan biri vardır. İlah gibi görülen bu kişi de ne yazık ki dünyaya erken veda etmiş olur.
Olumsuz tarafla başlayalım. Her ailenin muzdarip olduğu bir hayırsız çocuk, genellikle ailenin mal varlığını boş yatırımlarla harcayan biridir. Birçok başarısız girişimcilik örneği bu kişilerde toplanır, daha zengin olamamanın sebebi de hep odur. Dikiş tutturamazlar ama şeytan tüyleri vardır. Sevilirler ve daima olumsuz olarak eleştirilirler. Aile büyükleri ailenin bu hayırsız ferdine her bayramda nasihat verir. Bu kişiler genellikle amca ya da dayı kontenjanındandır.
Gelelim biraz da olsa olumlu tarafa. Ailenin kafası çalışan bireyi, zamanında birçok akıllıca şey yapmıştır. Yaşadığı yılların sonrasını görebilen vizyon sahibi insanlardandır. Birçok kişi tarafından sevilip sayılırlar ve asla kötü anılmazlar. Bu kişilerle ilgili olumsuz taraf ise tam yükselişe geçerken ise bir şekilde ya dünyaya veda etmeleri ya da ellerinde olmayan bir sebeple hayatlarının çöküş dönemine geçmesidir.
***
Herkesin aşina olduğu bu yuvarlak tespitlerden olaylar, kişiler ve aile yapılarına göre farklı çıkarımlar yapılabilir.
2 farklı örneğin de ulaştığı tek sonuç var; o da iyiye giden yolların bir şekilde tıkanması. Hep serzenişte bulunuruz: “Aslında şöyle olacaktı ama şunun yüzünden bu haldeyiz.”, “Biz şöyle iyiydik de şu şöyle yaptı.” “Şimdi yaşasaydı biz bu hallerde mi olurduk!” ve daha nicesi…
Evet… Bu cümleleri gerçek kılan çok aile var. Yalnız biraz baktığımız açıyı değiştirmeliyiz diye düşünüyorum. Olabilir… O öyle olmasaydı bu böyle olabilirdi. Ama olmayabilirdi de. Tüm olasılıkları hesaplayabilmek belki matematiksel olarak mümkün ama pratikte işler öyle yürümüyor. İnsan kağıt üstündeki denklemlerle yaşamıyor hayatı, yaşayamıyor…
Hayatla ilgili tüm beklentilerimizi gerçekleştiremediğimizde suçu birilerine yıkma isteğimiz niye? Neden yanlışımızla yüzleşip şansımızla barışamıyoruz? Niye ödeyemediğimiz bedelleri bir günah keçisinin boynuna asıp dünyada dahi olmayan birilerine yüklüyoruz?
İnsan doğruya meyilli. Kimse, yanlışını; başarıyı sahiplendiği kadar kolay sahiplenemiyor. Kimse her haliyle kendini taşıyamıyor.
Tamam…
Herkes bu hayatı kurallarına göre yaşadı.
Tamam.
Herkes elinden geleni yaptı.
Evet; o hayırsız olmasaydı hayatlarımız bambaşka olacaktı.
Çok iyiyiz.
Bizim hiçbir suçumuz yok ki !



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.