ESAS MESELE

Hafta başında hem liselere geçiş sistemi kapsamında öğrencilerin lise yerleştirmeleri yapıldı hem de üniversite sınavı giren öğrencilerin puanları ve sıralamaları belli oldu. Hem liselere geçiş hem de üniversiteye geçiş sistemi bu sene değişti ve ilk uygulamasını görüyoruz.

Lise yerleştirmelerine bakarsak; öncesinde yayınlanan kılavuzda bazı soru işaretlerimiz vardı. Sonuçlar açıklandı ama hala bazı soru işaretleri var. Bazı öğrenciler hiçbir liseye yerleşemedi ve niye yerleşemedikleri ile ilgili cevabı bulamıyorlar. İstedikleri liseye yerleşen diğer öğrencilere bakıyorlar kendilerine göre bir artıları yok. Yani kayıt alanında oturuyor, kayıt alanındaki ortaokulda en az sekiz dönem okumuş, devamsızlığı beş günü geçmiyor, not ortalaması doksan ve üstü, istediği okulu birinci tercih olarak yazmış.   Bir bakıyor istediği fakat yerleşemediği okula yetmiş ortalama ile başka bir öğrenci yerleşmiş. Bakanlık yerleştirmelerin nasıl yapıldığına dair üç sayfalık bir bilgi notu gönderdi, oraya da bakıyorum bir cevap bulamıyorum. Mutlaka bir açıklaması vardır ve açıklanmalıdır. Bakanlığın açıklamasına baktığımızda yerleştirmeler başarı puanına göre yapılmamıştır ve her okula BAŞARILI  ve  KISMEN DAHA AZ BAŞARILI öğrenciler yerleştirilmiştir diyor. Buraya kadar tamam ama bir öğrenciyi diğer öğrenciye tercih etmedeki kriterler nelerdir bence hala net olarak oturmadı. Zaten bu sistem bir defa uygulanmış olacak ve muhtemelen seneye değişecek. Şu açık ki yeni sistemde başarılı, daha az başarılı ve başarısız öğrenciler aynı sınıfta olacak eğitim bu öğrencilerin olduğu sınıfta planlanıp verilecek. Yeni model bu, yani öğrencilerin yüzde doksanını başarı durumuna göre sıralayıp okulları buna göre oluşturan modelden vazgeçildi. Sınıfta akademik başarı ve yetenek olarak her düzeyden öğrenci olacak. Proje uygulayan okullar hariç, onlar sınav puanıyla  öğrenci almaya devam edecekler. Bu sistemin doğru olup olmadığı tartışılıyor bence de tartışılmalı.

Ama esas mesele bence başka. Üniversite Sınavı içinde geçerli olan mesele, öğrencinin hedeflenen bilgileri almadan okulu bitirebiliyor olması. Üniversite puanları açıklanınca sosyal medyada Matematik, Türkçe, Fen, Sosyal derslerinin ortalama netleri verildi ve düşük olduğu eleştirildi. Aksi mümkün değil ki. Liseyi bitiren bütün öğrenciler sınava giriyor. Bütün bu öğrencileri üniversite okuyacak kadar donanımlı olması mümkün mü? Biz iş buraya gelene kadar hiçbir eleme yapmıyoruz, üniversite sınavına gelince bütün öğrencileri diziyoruz ve başarı düşük diyoruz. Liseyi bitirmek o kadar kolay oldu ki, diploma alamayanı dövüyorlar. Türkçeyi öğrenmeden, dört işlemi bilmeden üniversite sınavına başvuruyor öğrenciler. Üniversiteye girenlerin çoğunluğu da mezun oluyor. Peki mezun olanların kaçı o mesleki beceriyi almış olarak mezun oluyor. Avrupa’nın iyi üniversitelerinin  bir çoğuna sınavsız girebiliyorsun, serbest, ama mezun olamıyorsun. Adam gözünün yaşına bakmıyor. İstediği beceriyi kazanamasan o okulu bitiremiyorsun af falan yok. Biz öğrencileri kolayca mezun ederek onlara iyilik yapmıyoruz aksine yetenekleri olmayan alanlara zorluyoruz sadece.

Esas mesele akademik liselerin ve üniversitelerin mezun etme fabrikasından çıkıp beceri kazandırma okullarına dönmesidir. Görüşmek dileğiyle …





Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.