• HAYATI ÇEKİLMEZ KILAN ŞEYLER

    Hani şu kişisel gelişim lakırdılarında falan okumuşsunuzdur, “Hayatınızı yoluna koymak için yapmanız gereken 50 şey”, “Yaşam kalitenizi arttırmak için neler yapabilirsiniz?” vesaire…

    Aslında yaşamımız boyunca gönüllü ya da zaruri bir şekilde bize yoldaşlık eden olay ve kişilerin hayatımıza etkilerini düzenlemek üzerine kuruludur bu önerilerin hepsi.

    En bilineni, en sık tavsiye edileni ama uygulaması en zor olanı ise bence “Yaşamınızdan olumsuzlukları çıkartın. İstemediğiniz kişiler ve yapmak istemediğiniz meslekten uzak durun. Sizi üzen arkadaşlarınız varsa, kendinizi zorunlu hissedip onlarla görüşmeye devam etmenin hiçbir anlamı yok.” mottosu.

    Eskiler der ya hani ömür törpüsü diye, hah tam da öyle durum ve kişilerden uzak durmak söylemde kolay, eylemde ise dünyanın en zor şeyi olabilir.

    İstemediğiniz meslekten uzak durun diyorsunuz da, evinize ekmek götürmek için yapmayı bildiğiniz tek işten nasıl ayrılacaksınız?

    Ya bütün enerjinizi çalan insanlardan? Daha da beteri bu ömür törpüsü ailenizden biri ya da işyerindeki arkadaşınız olursa ne olacak peki?

    Sihirli değneğimiz yok, oyuncuların karakterlerini kendi istediğimiz verilere dayanarak şekillendirebileceğimiz bir bilgisayar oyununun içinde de değilsek ne olacak?

    Git diyemediklerimiz, diyemeyeceklerimiz için ne öneriyor bu tavsiyeler?

    Ben size diyeyim, HİÇ!

    Hakiki anlamda hiç!

    Kişisel hayatımda genellikle kendimi bu insan ya da olaylara daha az maruz bırakmaya çalışarak, mesafe koyarak aşmaya çalışıyorum ama tabii ki bu her koşulda uygulanabilecek bir şey değil.

    Ha bu arada “Ne şiş yansın, ne kebapçılar”ise midemi bulandırıyor. Vardır böyle tipler, aslında durumlarından şikâyetçilerdir kendileri ama asla ve kat’a kimseyle kötü görünmek istemezler. Söylenirler, dedikodu yaparlar ama iş yüzleşmeye geldiğinde ya da bir şekilde müdahale edileceği zaman susup, bunu kendileri adına başkalarının yapmasını beklerler. Tam bir parazit tekniği.

    Bir de hem hayran olduğum hem de gerçekten boşa kürek çektiklerini düşündüğüm için içten içe üzüldüğüm bir grup var ki yazının burasında onlara da yer vermem gerekir.

    Olay ya da insanlardan memnun olmayan, onları kendi istekleri ya da herkesin faydası için (nadiren de olsa) değiştirmek için ciddi mesai harcayan bir grup var.

    Enerjilerine, sabırlarına hayran olmamak mümkün değil.

    Ya “Sabrın sonu selamettir” diyeceğiz, ya da “Sabır, sabır, sabrın sonu kabir”.

     





    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.