Bir Yaz Rüyası

Kapalı bir hava. Sahilde yürüyordum. Dalgaların sesi dışında bir ses duyulmuyor, güneş görünmese de gündüzün ışığı göz kamaştırıyordu. Ayaklarım çıplak, eskimiş kotumun paçaları birkaç kat kıvrıktı.
Denize uzaktım. Karşıdan baktım, yağmur yağdı yağacaktı. Rüzgarı iliklerime kadar hissettim. Beyaz köpükler saçan maviliğe doğru ilerlemeye çalıştım rüzgarı iterek.

Savrulan saçlarımı kontrol etmekte güçlük çekerken çocuk sesleri geldi kulağıma.
Rüzgar, dalga ve çocuk sesi. Bulunduğum tablonun orkestrasındaki bu üç nota harika ezgiler çıkarmıştı ortaya.

Yaşam koçlarının ağzından düşürmediği “iç huzur” aslında böyle bir şeydi. Ayaklarımla hissettiğim kumlar, masum insan sesleri, kendini temizleyebilme gücüne sahip ucu bucağı olmayan deniz…
Sanki saniyeler saatler alıyordu. Sanki gün hiç bitmiyor ve hemen geçiyordu.
Gözlerimi kapattığımı fark etmem ile açmam aynı anda oldu. Çocukların bana doğru yaklaştıklarını gördüm. 6-7 yaşlarında olmalıydı, iki çocuk. Daireler çizerek koşuyorlardı. Gülüşmelerinden dedikleri anlaşılmıyor, ne kadar eğlendikleri belli oluyordu. Aramızdaki mesafe gittikçe kısaldı. Sanki beni görmüyorlardı. Koşarak oynamaya devam ediyorlardı. İlk birkaç saniye görünmez olduğumu düşünerek irkilsem de bu durum hoşuma gitmişti.

Tekrar kapattım gözlerimi. Bu kez bilinçli. Rüzgarı hissettim. Çocukları dinledim. Dalganın kıyıya yeniden dönüşünü bekledim.

Huzur uzun ömürlü bir şey değildi. Bunu çok kez deneyimlemiştim. Anlarda bulmak lazımdı onu. Görmek, tanımak. Bu yüzden yaşadığım an muazzamdı. Bitmesini istemedim fazla uzamasını da. Uzadıkça artan kaybetme korkusunun pençesine takılmak istemem hiç. Tadına varamayacağım kadar kısa da sürmemeli bu huzurlu an…

Gözlerimi açtım. Yaprak kıpırdamıyordu. Güneş tüm gücüyle yeryüzüne saldırır gibi saçmıştı sıcaklığını. Kızgın kumların bedenimi yakışını hissettim. Ayağa kalkıp silkelendim.
Çocuklardan birinin yüzü geldi gözümün önüne. Kendimi hatırladım.
Güneşin kavurduğu bir yaz gününde çocukluğumun serinliği ile karşılaşmıştım.
Yaprak kıpırdamazken rüzgarda huzuru yakaladım.
Huzur, uzun sürmezdi bir kez daha anladım…

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.