AİLE

Sağlıklı toplumlar sağlıklı bireylerden oluşuyor. Burada sağlık derken psikolojik, toplumsal ve biyolojik sağlıktan bahsediyorum. Bir kişi durup dururken sağlıksız bir bireye dönüşmüyor. Bir çocuk doğuştan agresif, şiddet yanlısı, zorba ya da uyumlu, başarılı, yardımsever, çalışkan, vicdanlı dünyaya gelmiyor.

Çocuk doğduğu günden itibaren 11 yaşına kadar ailesini ve çevresinin davranış biçimleri, eğitimi, öğrettikleri ve yaşattıkları ile beraber kişiliğinin ana hatlarını oluşturuyor. Biraz daha süreyi uzatırsak ailenin 16 yaşına kadar çocuğa yapacakları var. Çocuk yaşamında 0-3, 3-6, 6-11 yaş kritik dönemleri var ve bu her dönemin kendine özgü gelişim aşamaları dinamikleri var. Peki anne babalar bunlardan haberdar mı yoksa sezgileri ile mi çocuğa davranıyorlar ya da kendi anne babalarının onlara öğrettiği, davrandığı şekilde mi çocuklarına davranıyorlar. İnsanlar durup dururken psikopat, cani, yalancı, üçkağıtçı, uyumsuz olmuyor. Onu için ki ülkemizin en büyük başarması gereken şey çocuk sahibi olmadan anne ve babaları eğitmek. Nasıl eğitmek? Bir defa çocuk gelişimini çok iyi bir şekilde öğretmek. Bebeklikten ergenliğe insan davranış şekillerinin tüm özelliklerini anne ve babaya öğretmek. Çocuk ilk 1,5 yaşına kadar fiziksel, psikolojik ve sosyal özellikleri farklı 4 aşamadan geçiyor. Çocuk yürümeye başladıktan sonra psikolojisi tamamen değişiyor. Çünkü ego ortaya çıkıyor. Çocuk ayağa kalktığı zaman bu dünyada BEN de varım demeye başlıyor. 18 aya kadar ego yok devrede… 18 aya kadar çocuk, sadece anne ve babayla ilişkide ve onlardan öğreniyor. Sevgiyi, ilgiyi, sınırlarını… En önemlisi de modelleyerek öğreniyor. Ne söylediğiniz kadar ne yaptığınız da önemli anne baba olarak. Çocuk her dönemde değişir 11 yaşına kadar bu süreç çok hızlı işler. Anne ve babanın tüm bu dönemlerden haberdar olması gereklidir. Bunlar uzmanlık gerektirecek konular değildir anne baba için. Sadece farkındalık ve çocuk yetiştirmeyi önemseme ile ilgilidir konu.

Bir ilişki ister karı koca deyin, ister sevgili iki kişi yaşanırken sorunlar daha yüzeysel görünür. İki kişinin ilişkisinde sistem bu iki kişi üzerine kuruludur ve daha özgür, iradeye dayalı gider. Sorun bu ilişki içinde çocuk sahibi olunca başlar. Çocuğun dünyaya gelmesiyle beraber ilişkinin, sistemin yapısı tamamen değişir. Buna hazır olamayan ve daha önceki yaşantısını sürdürmek isteyen anne babalar hem ilişkilerine hem de çocuklarına zarar verirler. Boşanmaların büyük kısmı da bu dönemde olur. Tabi ki bu daha çok geniş aileden kopup bireyselleşerek aile kuran anne babalarda daha çok görülür. Bundan otuz kırk sene önceki geniş aile modellerinde çocuk dünyaya geldiğinde sorumluluk paylaşılır, devreye büyükanneler büyükbabalar girerdi. Bu dönemlerde bu tür sorunlar daha az yaşanır süreç daha çabuk atlatılırdı. Ama kaçınılmaz olarak günümüzdeki aile tiplerinde, sorumluluk anne baba üzerindedir.

Özetle aile ve anne-baba toplumun temel dinamiğidir. Çünkü geleceğin bireyleri bu ortamda yetişir. Onun için bu konu üzerinde biraz durmak istiyorum. Devam eden yazılarımda bu konuyu biraz daha açarak devam edeceğiz görüşmek üzere…

Kaynak: Tamer DÖVÜCÜ, ODM Aile.

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.