DEĞİŞİM RÜZGARI

Cumhuriyet Halk Partisi’nde değişim rüzgarı esiyor. Mevcut durum ve gidişattan memnun olmayanlar değişim istiyor. Değişimin, seçmende bir umut yaratacağı düşünülüyor. Peki bu değişim, sadece genel başkan değişimi mi? Sadece genel başkan değişirse, her şey düzelir, oylar artar, büyük bir başarı gelir mi? Hiç sanmıyorum…

Değişimden anladığımız sadece genel başkan değişikliği ise en ufak bir yol alamayız. Sayın Kılıçdaroğlu gider, yerine Sayın İnce gelirse her şey değişecek mi, mümkün değil. Genel başkan değişikliği ile beraber, seçmene umut olacak bir strateji ve program ortaya konmalı. Sorunlar algılanmalı ve çözülmeli. Sadece kişiler değişir, sorunlar yerinde kalırsa, partinin oy kaybına neden olan sıkıntılar değişmezse, değişim falan olmaz.

Seçmenin beklentileri algılanamazsa, değişim olmaz.

Sol-Sosyal demokrat anlayış ve uygulamalar hayata geçmezse, değişim olmaz.

CHP yeniden “halkçı” çizgiye oturmazsa, değişim olmaz.

Yerel başarının, merkezi yönetime açılan kapının anahtarı olduğu görülemezse, değişim olmaz.

Belediye seçimi kazanmanın bir başarı olmadığı, asıl başarının bir yanlışa düşmeden, halkın beğenisini kazanmak, halkçı, demokratik ve katılımcı uygulamalar ortaya koymak olduğu anlaşılmazsa, değişim olmaz.

Üretkenliği bitmiş, vizyonu tükenmiş, siyasi ömrünü çoktan tamamlamış kişileri de değiştirmeden, değişim olmaz.

Partinin örgütlü yapısını yok sayan, kendini örgütten yukarıda gören, örgüte müdahale etmeden yaşamayan belediye başkanları değişmeden, değişim olmaz.

Liyakat (layık olma) gerçek anlamda hayata geçmezse, değişim olmaz.

Üyenin, partinin siyasetine doğrudan dahil olduğu, belirleyici olduğu, karar verici olduğu bir anlayış gelmezse, değişim olmaz.

Belediye meclis üyesi adayları, belediye başkan adayları, milletvekili adayları, tüm üyelerin katıldığı önseçim ile belirlenmeyecekse, değişim olmaz.

Adamcılık, kayırmacılık bitmezse, değişim olmaz.

Net olarak hedefler belirlenmezse, değişim olmaz.

İlkeler ortaya konmazsa, ilkeli bir değişim süreci yaşanmazsa, değişim olmaz.

Siyasi zafere götürecek bir plan ve strateji oluşturulamazsa, değişim olmaz.

Ahmet gider, Mehmet gelir, değişim falan olmaz.

Bir değişim süreci yaşanacaksa, sadece kişileri değiştirmek değil, bir anlayışı değiştirmek, programı değiştirmek, hedefler ortaya koymak, ilkeler doğrultusunda zafer odaklı stratejiyle, ve küllerinden yeniden doğan, halkçı bir sol çizgi belirleyerek olmalı.

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.