Evrensel Nefret

Çorlu’da meydana gelen tren kazasında çok sayıda vatandaşımız hayatını kaybetti. Arkalarında sayılarından çok daha fazlasını bıraktılar.
İhmal diyen oldu, kaza diyen oldu… Tartışılıyor, bu konunun başka tarafı.
***
Yaşanan korkunç kazanın görüntüleri internette paylaşıldı. Görüntülerin altına ise çok sayıda yorum yazıldı. Alıntılanan yorumlarda İngilizce yazılmış nefret içerikli cümleler dikkat çekti. Yazılan yorumlar arasında; “10 tane ölü hindi bekliyordum.”, “Kesinlikle bugün de dikkate değer bir kayıp olmadı.”, “Türkiye hala ülke mi?”, “Birileri kebap siparişi vermiş.”, “Umarım bir tren daha geçer.”, “On ölü hindi var ve Noel’de değiliz. Dünya çıldırdı mı?”, “On tane mutlu parazit eksildi. gibi cümleler yer aldı.
Yunanistan’dan gelen bir yorumda; Buradaki insanların derdi ne? Kuzey Avrupalıların, Amerikanların yorumlarını okuyorum ve Türkiye’den neden bu kadar nefret ettiklerini anlamıyorum. Ben Yunanistan‘ın tarafındayım. Türkiye’den birçok sorun ve tehdit alıyoruz ama bunları ölen bizim gibi sıradan insanlar için kullanamam.” denildi.
Bir cevap daha yine İngilizce olarak; Türkiye’ye b*k çukuru diyen tüm denyolar biraz seyahat etmeli. Daha geçen hafta Edirne ve İstanbul‘daydım ve yazdıklarınızla arasında dağlar kadar fark var. Birçok yerde insanlar arkadaş canlısı ve saygılıydı ve buralar 2010’ların Roma’sı gibi temizdi. Tıpkı başta gelen tüm Avrupa ülkeleri gibi. İnsanlar osuruk kokan koltuklarından kıçını kaldırıp objektif bir gözle bakmayı istemeli ve bir ülke hakkında olmayan bilgilerle atıp tutmak yerine orayı kendi görmeli.” şeklindeydi.
Yorumlardan birinde ise kelimeleri anlamsız kılan şu sözler yazılıydı:
“My lonely, yet beautiful country”
“Benim güzel ve yalnız ülkem…”

***
Tüm bu bilgileri buraya birilerinin içindeki aşırı milliyetçi yaklaşımı depreştirmek için yazmadım. Bu ve benzeri yaklaşımların tehlikesine dikkat çekmek için yazdım.
Konumuz nefret, evet.
Nefret değişmiyor. Nefret şekil değiştiriyor.
Ülkesinde yaşayan ve etnik kökeninden dolayı ölümünden mutlu olunan insanlardan bir farkı yok kazada ölenlerin. Çayını içerken bile il sınırı verip ötesini yakanların bir farkı yok bu yorumları yapanlardan.
Zihniyetleri zift ile kaplanmış bu insanlar her yerde.
Onlar için “İnsan Ölümü” bir şey ifade etmiyor, “Hangi insan?” ona bakıyorlar…
Hep sevgiden söz ediyoruz; evrenselliğinden, din, dil, ırk tanımamasından…
Ne yazık ki nefret de öyle…
Fakat en sonunda hayat; nefretlerini, ideoloji adını verdikleri suni kavram ile perçinlemeye çalışan bu insanlara bir gün altın tepside o nefreti sunuyor. O zaman ise yanlarında evrensel sevgiyi benimseyen dilsiz, dinsiz, ırksız bir insan oluyor…
Bu dersi almak için her zaman deneyime ihtiyaç var mı?
İnsan, gelişebilmek için her şeyi deneyimlemeyi bekleyebilir mi?
Dünya. Burası, o zaman çok daha korkunç bir yer olurdu…

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.