Tütün

Kelime anlamına bakıldığında, tek cümle ile anlatırsın. ‘Sigara yapımında kullanılan bir yıllık otsu bitki’ denir. Gerçekten de böyle midir? Otsu bir bitki midir? Sadece “OT” mudur? Necati Cumalı anlatmıştır. Gördesli öykü yazarı Ahmet Büke iyi anlatır. Gördes Gazetesi yazarı Ahmet İnce de benden daha iyi anlatır. Çanakkale’de de meslektaşım Kadir Kenar iyi bilir.

Hafta sonu Manisa’ya (Gördes’e) gidip geldim. Gece Gördes sınırlarına girdiğimde birden çocukluğuma döndüm. Çocukluğum demek, Tütün demekti. Tütün demek, acı, endişe, sömürü, ırgatlık demektir. Tütün demek, çocukluğunu, gençliğini, yaşlılığını yaşamamak demektir. Tütün demek, bir kültür demektir. Tütün demek yaşam biçimi demektir. Tütün demek Tekel demektir. Tütün demek savaşmak demektir. Tütün demek ambargo yemektir.

Kısacası tütün deyip geçilemez. Bir nefeslik olmamıştır hiçbir zaman tütün. 20 yıl kadar önce Türkiye’nin değişik yörelerinde 450 binin üzerinde aile, tütün üretirdi. Yılda 290 bin ton tütün elde edilip bununla içeride sigara üretilir, dışarıya ihracat yapılırdı. Döviz girdisi sağlanan en katma değerli tarım ürünüydü. Üretici aile sayısı 450 binden 35 bine, yıllık üretim 290 bin tondan 62 bin tona geriledi. Kabaca 400 bin aile tütün üretiminden çıktı. Tütün üretimi bizde gerilerken dünyada devamlı artıyor. Çin, ABD, Hindistan gibi ülkelerde tütün üretiminde devamlı artış var.

Tekel, sigara üretirken yüzde 100 yerli tütün kullanıyordu. Tekel’den sonra Türkiye’de sigara üreten uluslararası kuruluşlar 2003 yılında üretimde yüzde 42 yerli tütün kullanırken, şimdilerde üretimde yerli tütün oranı yüzde 13’e geriledi. Şimdilerde toplam 62 bin tona gerileyen tütün üretiminin 60 bin tonu oryantal tütün. Şark tütünü. Dünyada 185 bin ton oryantal tütün üretiliyor. Üçte biri Türkiye’de üretiliyor. Buna karşılık uluslararası sigara üreticisi firmalar, 92 bin ton tütün ithal ettiler. İthalata 528 Milyon dolar ödendi. Eskiden tütün, ihracat geliri getirirdi. Şimdi ithalata döviz ödüyoruz.

Gördes sınırlarına girdiğimde, bölge insanı da tütün kırmak için (toplamak anlamındadır) tarlalarına gitmiş, iş yapıyordu. Şahinkaya tepesinden baktığında tüm kavak alanı mevkisinde insanlar ateş böcekleri gibi, oba oba elektrik ışığında tütünlerini kırıyor. Gökyüzüne baktığımda, yıldızlar yere inmişti. Çevremde toplu yerleşim yeri olmadığı, arazide olduğum için Samanyolunu da büyük ayı ve küçük ayı takımyıldızlarını da net görebiliyorsun. (Bu işin romantik kısmı)

Eskiden Gördes ve Akhisar bölgesinde, tekel için en kaliteli virginya tütünü yetiştirilirdi. Sabah erkenden saat 04.00 – 05.00 arası kalkılır, küfeler alınıp tütün kırmaya başlanır. Gün ısısını artırdığında ise iş bırakılır, toplanan tütün, gölgede iğnelere dizilir. Ardından iğneler, ipli kargılara aktarılır. (kargaya boşaltma-aktarma) Sonra ıskaraya, (Paralel çekilmiş teller. Yerden yüksekliği 50-60 cm) tellerin üzerine konulup kurutmaya bırakılır. Şimdilerde ıskaraları seraların içine kuruyorlar. Daha çabuk kuruması sağlanıyor. Iskaradan alınan tütünler bir süreliğine de toprağın üstüne serilir. Kargılı olarak. Burada tam kuruması sağlanır ve en son istifleme denilen şekilde bir yerde toplanır.

Bunun ardından da kalıp basma işlemi başlar. Kalıp işi de başlı başına ayrı bir süreçtir. İstifteki kurumuş tütün yapraklarını, dizi olarak alıp önce tavlarsın. Sırt tulumbaları ile yapılan bu işi ehil olan birisi çalı süpürgesi ile bile yapabilir. Su ile ıslatılan tütün, bir gün sonra aktarılıp tam yumuşaması sağlanır. Ardından da özel sandıklarında kalıp basma işine başlanır. Kalıbın dışına kendir sarma, kalıpta ayna bırakma, eksperler için sırt bırakma işlemleri başlı başına ustalık isteyen işler ve süreçlerdir. Tütünler kalıba alındığında evin bir köşesine bırakılır ve piyasanın açılması beklenir. Başfiyat belirlendikten sonra da alımlar buna göre yapılır. (Yenice bölgesinde bu işlemler farklı yapılmaktadır. Benim sözünü ettiğim ege bölgesi için yapılan tütüncülüktedir)

Buraya kadar anlattığım, tütünün işlenme sürecidir. Zor ve meşakkatli bir süreçtir bu. Tütün için yılın 12 ayın en az 14 ayını çalışarak geçirirsin. Balyalar evden gitmeden, ocak başına tütün tohumları keseye ıslanıp yeni ürün için fide çalışması, çimlendirmesi başlar. Üç aylık süreçte tarlada bulunan tütünün toplanması gerekmektedir. Ne hastalık dinler ne de yaşlı – çocuk. Evde, tarlada bulunan tavuklardan bile yardım ister duruma gelirsin. Ağız tadı ile yemek yiyemezsin. Kahvaltıyı hiç düşünme. Tütünde bulunan nikotin (Zift) ellerini yapış yapış yapar. Nikotin acıdır. Diline değdiğinde asit etkisi yaratır. Ne çocuğuna ne de hastana sahip olabilirsin.

Tütün bir yaşam tarzıdır…

Tütüncülük, tütün işlemek, yetiştirmek tam bir yaşam tarzıdır. Hesaplar tütün veresiyedir. Kız istenecek, oğlan everilecek, düğün yapılacak, askere gidilecek, hatta ameliyat olunacak, tümü tütüne göre ayarlanır. Gerçekten de yaşam biçimidir. Alış-verişler, hesap kesimeler hep tütün parasına göre gerçekleştirilir. Yardımlaşma da vardır, inatlaşma da. Komşunun tütünü olgunlaşmış, kurumaya yüz tutmuşsa, hemen yardıma koşulur. Önce onun tütünü toplanır, sonra diğerleri. Final havasında geçen üç aylık süreçte tarlanın içinde yatıp, oradan kalkarsın. Gece tütün toplarken, komşu tarlada tütün toplayanlara uzaktan laf atmalar, şakalaşmalar komşuluk gereğidir. Evin erkeği evde yoksa ve hanım tek başına iş yapmak için tarlaya gittiyse, evin çocuklarını ona gönderip yalnızlığını gidermek komşuluk gereğidir.

Tütün milli değerdi…

Türk tütünü, başlı başına milli değerdi. Tıpkı kent ismini bile yetişen üründen alan Afyon gibi. Emperyal ülkeler ambargoyu bu ürünlerden başlatmışlardı. Söylenenleri yapmaz isek, bizi tek başımıza bırakacaklarının tehdidini yaptılar. Tütün son derece stratejik bir üründür. Tarlada, güneşin altında çalışan, üreten köylümüz bunu bilmez. O’na öğretemedik, ürettiğinin değerini de veremedik. Tütün yoksa para da yoktur. Tütün yoksa huzur da yoktur. Tütün yoksa varlık da yoktur. Köylü fakir ve muhtaçtır.

Tütünün siyaseti olmaz…

Tütün üzerinden çok siyaset yapıldı. Hala da yapılıyor. Tütün demek milli birliktelik demektir. Tüm eleştirilere karşın Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’un dedesi de Gördes’te tütün üreticisinin müftülüğünü yapmıştır. O yıllarda Gördes halı ve tütün üretim merkeziydi. Bir başka yaşayan efsane isim olan Nuri bilge ceylan da yine bir tütün üretici memleketinden çıkmıştır. Yenice, Türkiye’nin önemli tömbeki tütün üretimi yapan bir merkezdir. Tütün işleyen her insan önce kendisi ile sonra da çevresi ile felsefe yapan kimsedir.

Tütün demek çiledir. Tütün demek, bilimdir. Tütün demek sömürmektir. Tütün demek başkaldırıdır. Tütün demek barış çubuğunu keyifle içmektir. Tütün demek yanmak ve yakmaktır. Kısaca tütün yaşam biçimi demektir.

GÜNGÖR YILDIZ



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.