BU SON OLSUN

Liselere Geçiş Sistemi ile ilgili tercih süreci tamamlandı. Liselere tercihler yapıldı ama nasıl yapıldı. Bu seneki kılavuz çok net olarak tanımlamadı için özellikle mahalli yerleştirmede nasıl bir sonuç gelecek, kim nereye yerleşecek, okul bitirme puanına mı bakılacak yoksa olay yaşa kadar inip yaşı küçük olan mı yerleşecek? Belirsizlik ve tahminlerden başka bir şey diyen yok. 30 Temmuz tarihinde sonuçlar açıklanacak ve sis dağılacak.

Tabii ki gözler yeni Milli Eğitim Bakanında. Basına yansıyanlara göre yeni bakanımızın liselere geçiş sistemi ile ilgili “böyle sistem olmaz” dediği  konuşuluyor. Böyle olmayacağı başından beri konuşuluyor ama bu sene sınava girenlerin günahı ne. Yeni bakanla birlikte sistem değişeceğe benziyor. Tamam yeni bakanımıza güveniyor ve açıklamalarıyla umutlanıyoruz. Peki bu sene liselere hazırlanan ve tercih yapan öğrencilerin suçu nedir? Bu sistemi hazırlayan ve savunan bakan şu anda yok, yetkililerden ses yok. Yeni bakanımızda bu sistemin faturasını bana kesmeyin dese haklı. Oysa ki bir sistem hazırlarken istem özelliklerini bilmeniz, hedeflerini tanımlamanız, bütün paydaşlarınız için ortak hedef oluşturmanız, işin başına uzman kişileri getirmeniz, siyasetine, sendikasına, mezhebine bakmamanız, örnek çalışma yapmanız, denemeniz, görüş almanız, bilimsellikten ödün vermemeniz, liyakat temelli personel seçmeniz gerekmiyor muydu? Bu seneki liselere yerleştirmede hangi bilimsel ve vicdani ölçüt kullanıldı? Bilen bulan söylesin. Eğitim sistemimiz maalesef senelerdir mağdur kuşaklar yarattı. Yeni dönemle  beraber artık buna bir son verilsin. Eğitimin başına işi bilen eğitimciler getirilsin. Sadece bakanıyla bitmiyor iş. Bakanımızın çalışacağı kadroların da en az onun kadar işi bilmesi ve işin içinden gelmesi şart. Bu bir ekip işi. Sayın Bakan görevi teslim alınca ilk söylediği buydu zaten. Bu ekip işidir ve böyle başarabiliriz.

Eğitim sendikalarından eğitim işine gerçekten kafa yoranlar, yeni bakana eğitim sorunlarıyla ilgili öneriler ve raporlar sunuyorlar. Çok önemli görüşlerdir ve değerlendirilmeye mutlaka alınmalıdır. Çünkü aklı başında sendikalar işin mutfağındadır. Sorunlara ve çözümlere odaklıdırlar.  Sendikalar da aynı gemi içinde olduğumuzu unutmadan aksaklıkları yanlışlıkları eğitimci kimliğiyle çekinmeden belirtmeli ve çözüm önerilerini sıralamalı.

Hem okul öncesi eğitim, hem ilk ve ortaokul eğitimi hem de lise eğitimiyle kalıcı ve akla bilime uygun bir Milli Eğitim Sistemimiz olsun ve bu son olsun. Görüşmek dileğiyle…

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.