BÖYLE BİTMESİN…

‘Sürekli diyete başlıyorum ancak devam edemiyorum.’, ‘Yapamıyorum, iştahım çok açık.’, ‘Tam diyete başladım misafirlerim geldi, e onların yanında dikkat edemiyorum.’, ‘Yazın diyet yapılmıyor, ayak uyduramıyorum.’… Bu cümleler ve dahası böyle uzar gider sevgili okurum. Sanıyorum ‘diyet’ mantığının temelinde sorunlarımız var ve engelli koşu gibi sürdürdüğümüz bu parkurda ilk engelde de pes edebiliyoruz.

İlk hatayı, diyet yapma fikri aldığımız zaman yapıyoruz. Bu fikri ilk uygulamaya koymaya başladığımızda sıkı bir diyet belirleyip başlıyoruz ancak ilk hatalardan biri de burada. Sonrasını düşünmediğimiz ve muzdarip olduğumuz açlık krizlerimiz bu ve benzeri uygulamalardan sonra daha şiddetli ve sık olmakla beraber vücut var olan dengesini de kaybetmeye başlıyor. Bu yüzden başlangıç olarak zorlu diyetleri seçmek, ekmeyi kesmek çok ta akıllıca bir yöntem değil. Aslında zorlu diyet kavramı da doğru bulduğum bir terim değil. Uygulanabilir diyet her zaman doğru olandır.

Diyet başlangıcında hayatından bir anda sağlıksız bulduğun her şeyi çıkarmak zorunda değilsin ki yapma ki yapamazsın. Aşamalı davranmak her zaman daha ılımlı bir psikoloji sağlar diyet sürecince. Örneğin, her öğünde pilav, makarna gibi grupları ölçüsüzce tüketiyorsan ilk hedefin kaşık sınırlaması getirmek sonraki adım bu besinlere alternatif daha masum ve ölçülü neler tüketebileceğini bilmek. Bir diğer örneğe bakacak olursak hızlı mı yemek yiyorsun, kendine yemek yerken bir zaman dilimi belirle ve öncesi sonrasına çıkmamaya çalış. Ağzına attığın her lokmayı yavaş çiğneyerek tadına var ve daha erken ve az porsiyonla doyduğuna şahit ol. Yemeklerini büyük ölçülerle ve ölçülerde servis ediyorsan bu da güzel bir başlangıç olabilir: Tabak küçültme. Senin ayarlayamadığını, küçülttüğün tabağın hacmi ayarlamış olacaktır. Hareket etmediğinin ve üşendiğinin farkında mısın? O zaman işe buradan başlamaya ne dersin? Daha aktif olduğunda yaşadığın değişimin farkında olacak ve beslenme serüvenindeki kararlılıkta böylece artacaktır.

Aslında kısa vadeli hedefler koymak ta seni hedefinden uzaklaştırmaya ve bu yoldaki zorluklara çabuk pes etmene sebep olacaktır. Bu yüzden hızlı kilo kaybetmek, düğüne yetişmek, mezuniyete kadar vermek gibi ifadeler yerine yaşamımda bu besinleri tüketmemeye çalışacağım, sağlıklı beslenmeye özen göstereceğim, sağlığımı önemsiyorum ve kilom buna engel oluyor gibi cümlelerle hedef belirlenmeli. Belirlenen hedefleri uzun vadeli tutarsak daha kararlı, daha net sonuçlar ve sonrasında mükemmel koruma ile bu yolculuk aslında hiç bitmesini istemediğin bir serüvene dönüşebilir.

Sen çok özelsin! Yapabilecek güçtesin! Kararına çıkacak engeller senin hedefinden daha kıymetli değil. Hayatında listene uymayan birçok faktör olacaktır. Önemli olan ipleri bıraktın mı yoksa zorlansan da kontrol sende mi? Bu son soruyu unutma ve kendine sürekli sor olur mu? Motivasyonunu diyetisyeninden alacağını, bu işin mevsiminin olmadığını ve sağlığının hiçbir şeyden önemli olmadığını unutma sevgili okurum! Bir de unutmadan, başlamak için doğru zaman yoktur, kararını verdiğin an doğru zamandır!

 





Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.