SBGH A.Ş.- Aynı Hikaye Farklı Kişi

“…yani şizofreni olabilir fakat hastayı görmeden net bir şey söyleyemem. Talaş hanım beni dinliyor musunuz?”

-Hmm şey pardon. Daldım bir an için. Teşekkür ederim. Sizi en kısa sürede arayacağım.

Binanın önüne çıktığımda kendime hakim olamadım. Hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım. Ağlayışım biraz fazla gürültülü olmuş olacak ki bir kaç kişi iyi olup olmadığımı sordu. Birazcık durulduğumda doğruca Şelale’nin yanına gittim.

-Canım hoş geldin. Otur sen hemen geliyorum.

-Tamam tamam bak sen işine. Bekliyorum ben.

Bir süre Şelaleyi takip ettim gözümle. Bu yığıntı yeri inanılmaz bir butik-kafe yapmıştı. Daha bir senesi dolmadan hatırı sayılır bir kalabalığı müdavime dönüştürmüştü. Oldukça akıllı bir kadındır bu yüzden işin içinden çıkamadığım zamanlar hemen ona danışırım. İşin içinden çıkamamıştım. Gerginliğimi belli ediyor olsam gerek. Papatya çayı yapıp geldi yanıma.

-Şelale hemen konuya girmek istiyorum. Geçen akşam eve gittiğimde oldukça yorgundum. Tunç ile beraber bir şeyler yedikten sonra doğrudan yatağa attım kendimi. Benden bir süre oda geldi uykum hafif olduğu için hissettim geldiğini. Bir süre sonra sanıyorum ki iyiden iyiye derin uykuya dalmışım. Bir ara telefonumun çaldığını hissettim. Önce bunun bir rüya olduğunu sandım. Sonra gözümü açtım. Telefona bakınca şaşırdım haliyle. Arayan Tunç. Önce kalkıp odalara baktım evde olmadığını fark ettim. Sonra anahtarını unuttuğunu gördüm. Yürüyüşe çıkarken anahtarını unutmaları meşhurdur. Hemen Tunç u aradım. “Beni aramışsın Tunç! Nerdesin sen?” dedim. Şimdi sıkı dur bana verdiği cevap aynen şuydu. “İçkili değilim! buna inanmanı istiyorum. Dışarıda kaldım. Gidebileceğim hiçbir yer yok. Anahtarımı evde unuttum. Sana gelebilir miyim?”

-Höh! Sana gelebilir miyim mi? Hastalığı iyiden iyiye arttı diyodun o yüz…

-Dur dur bitmedi. Daha sonra ben senin yanına geleyim oradan geçeriz bana diyerek yanına gittim. “Arayabileceğim başka kişi yoktu koca 6 seneyi senle geçirdik biraz sorumluluk al” dedi bana. Yani ona kalırsa biz uzun süredir ayrıyız! Daha sonra taksiye bindik. Eve doğru gittiğimizi görünce.”Talaşcım sana gitmeyecek miyiz?” Ne yalan söyleyeyim sinir, korku ve üzüntüyü aynı anda yaşadım. Bende yedek anahtarın var diyerek geçiştirdim. Sende kalan bazı eşyalarım var bahanesiyle yukarı çıktım. Bavulumu topladım. Sonrasını biliyorsun zaten sana geldim direk.

-Ohaa!!! Kızım geldiğinde niye anlatmadın.

-Ya ne biliyim. Çok kötü oldum o gün gerçekten. Doğru mu yaptım ondan bile emin değilim.

-Çok karışık mesele. İstersen akşam Erdem, sen, ben oturalım bi konuşalım. Bu işe bi çözüm bulalım.

-Olur çok iyi olur.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir