ATATÜRK SÖMÜRÜSÜ

Atatürk’ü bahane ederek, her türlü herzeyi yiyen kesim, yıllardır bin bir türlü yollara başvuruyor. Bir bakıyorsunuz telefon. Efendim, ben emekli asker filan kes. İzmir Atatürk’ü Gönülden Sevenler Derneği Başkanı. Ulu Önder Atatürk’ün kitabını, şu fiyata size göndereceğiz.” Hesap numaramız mesaj olarak gönderiliyor. “Hayda. Kimsiniz? Necisiniz? Bunun gibi Atatürk’ü bahane edip de rant sağlamak isteyen çok kişi ve kuruluş var. Şunu özellikle baştan belirtmek isteriz. Biz Türk milliyetçisi olup, En Büyük Türk olan Atatürk’ü çok seviyoruz. Atatürkçüyüz. Öyle alavdan da değil. Harbiden. Atatürk’ü sevmeyeni de sevmiyoruz ve Vatan haini gibi görüyoruz. Ancak, Atatürk sevgimizi, birilerine göstermek için arabamıza, başımıza kıçımıza da kazımıyoruz. Zaten gönlümüze kazımışız. Yetmez mi? Neyse. Bu konuyu neden çıktı? Anlatalım. Geçen hafta içinde bir gün, tam aracımıza binerken bir delikanlı yanaştı. Elinde, Atatürk’ün kartpostalları var. İki tane uzattı. Alıp arabamıza koyduk. Çocuk bekliyor. Para istedi. Denemek için “üzerimizde para yok” dedik. “Abi. Bir katkıda bulunmayacak mısınız? Anıtkabir’e gideceğiz” diye para isteğini yineledi. Hoppala. Askere gidenler için para toplama işi, emniyet güçlerinin müdahalesi sonucu ortadan kalktı. Şimdi de bu Âdemoğulları illa ki bir yolunu buluyor. “Paramız yok” deyince, Atatürk fotoğraflarını geri aldı. Ticaret yaptığı besbelli.

ATATÜRK’TEN ANILAR



İlk mecliste bir gün laiklik konusu oluyordu. Gazi Mustafa Kemal Paşa, o gün meclise başkanlık ediyordu. Meclisin tanınmış din âlimlerinden bir vatandaş, kürsüye geldi. Alaycı bir tavırla:

“Arkadaşlar, bir laikliktir gidiyor. Affedersiniz ben bu laikliğin manasını anlamıyorum, nedir bu laiklik?” diye söze başlarken riyaset makamında bulunan Mustafa Kemal Paşa dayanamamış, oturduğu yerden elini kürsüye vurarak: “Adam olmaktır Hocam, adam olmak!” diyerek Hoca efendinin sualini cevaplandırmıştır.

****

Bir Amerikalı kadın gazeteci, Atatürk’e: “İşlerinizde nasıl başarılı oluyorsunuz?” diye sormuş ve şu cevabı almıştı: “Ben bir işte nasıl başarılı olacağımı düşünmem. O işe neler engel olur, diye düşünürüm. Engelleri kaldırdım mı, iş zaten kendi kendine yürür.”

****

Atatürk ne kadar bir asker, komutan, yönetici olsa da; duyguları, sevinçleri, sinir ve neşesi bizden biriydi. Ulusuyla bütünleşme yöneliminin en tipik göstergelerinden biri de şu kısa öyküde belirlenir: Cumhuriyetin on ikinci yıl dönümü için bir sıra dövizler hazırlanmıştır. Bunlar içinde şöyleleri vardır: “‘Atatürk bizim en büyüğümüzdür.”, “Atatürk bu milletin en yücesidir.”, “Türk Milleti asırlardır bağrından bir Mustafa Kemal çıkardı.” Atatürk listeyi dikkatle gözden geçirir. Bunlar ve bunlara benzeyenleri çizerek, hepsinin yerine kendini en iyi ifade eden şu satırları yazar:”Atatürk bizden biridir.” Ruhu şad mekânı Cennet olsun. Sağlıcakla kalınız.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.