DİK DURUŞ VE BAHÇELİ!

Bugün sizlere, Sabah Gazetesi yazarı. Salih TUNA’nın, 24 Haziran seçimlerinden sonra, Sayın Devlet BAHÇELİ ile ilgili yazısını yayınlayacağız. Bu yazıda; Sayın Bahçeli’nin dik duruşuna ve Önce vatanım dediğine şahit olacaksınız. Buyurunuz.

“AK Parti’ye, 2008’de açılan kapatma davasına karşı çıktığı günden beri Bahçeli‘ye kafayı taktılar. Ama hep ertelediler. Sandılar ki bir şekilde taklaya getiririz. Ne zamanki 7 Haziran seçimleri ardından “başbakanlık rüşvetine rağmen projelerine destek vermediğini gördüler, umutlarını hepten kestiler. Eşzamanlı korkunç bir itibarsızlaştırma kampanyası başlattılar. Pardon, kapatma davası mı?
“AK Parti’nin laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline geldiği” iddiasına dayandırılmıştı. Ağırlıklı “eylem” de başörtüsüne özgürlük talebinden ibaretti. Hani “411 el kaosa kalktı” denilmişti ya, işte o eller arasında Bahçeli ve arkadaşlarının elleri de vardı.
Hülasa… Bahçeli 367 garabetinden Gezi desisesine, 15 Temmuz’dan Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişe kadar en kritik süreçlerde kendisini ve partisini değil, vatanını önceleyerek tarihi rol oynadı.

DEVLET ADAMI

“Siyaset esnafı farkında değil; Bahçeli sesini buldu, gümbür, gümbür geliyor… Attila İlhan‘ın ‘dip dalga’ tesmiye ettiği, yerli ve milli dinamikler bu sesin felaket farkında. Zira bu ses Dündar Taşer’lerden, Erol Güngör’lerden hatta üstadımız Necip Fazıl’lardan bildikleri tanıdıkları sestir. Sayın Bahçeli işte bu sesi, Yenikapı’da yaptığı mükemmel konuşmada dosta düşmana duyurdu.
FETÖ’nün 15 Temmuz’daki saldırısını, müstevlilerle bin yıllık hesaplaşmanın tarihî bilinciyle mahkûm etti.Malumunuz, 7 Haziran seçimleri ardından da Türkiye üzerinde oynanan oyunları görüp, net bir şekilde tavrını ortaya koydu. HDP’nin, Kılıçdaroğlu vekaletiyle yaptığı ‘başbakanlık’ teklifini elinin tersiyle reddetti. Söyleyin bakalım, kaç siyasetçi böyle bir teklifi reddeder? Baktılar olmuyor…
Alayı birden, yani FETÖ ve paydaşları bir yandan, ‘Erdoğan düşmanı AKP’li fırıldaklar‘ öte yandan karşısına çıkartılan malum adayı parlatıp, gündüz gözüyle partisini çalmak istediler.
Direndi ve kazandı.  Hem partisi nezdinde hem de ma’şerî vicdanda…”
Böyle demiştim, tee 5 Ekim 2016 tarihli yazımda.
Öyle de oldu… Algı faaliyeti yaparak partisini yüzde 5’in altında gösteren anketörlere, Akşener’i habire parlatan televizyonculara, MHP barajın altında kalmazsa anırırım diyenlere, Sözcü‘nün Cumhuriyet‘in Yeni Çağ‘ın malum yazarlarının onca “saldırılarına” rağmen 24 Haziran seçimlerinden zaferle çıktı.” Bu sözlerin üzerine eklenecek bir şey görmüyoruz. Necip Türk milleti bu oyunu gördü, Sayın Bahçeli’nin dik duruşuna destek verip, bu tuzağı boşa çıkardı. Sağolsunlar. Sağlıcakla kalınız.

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.