BİZ SALAĞIZ!

Hatta bazılarını dediği gibi, %52,5’un içinde olan “Geri zekâlılarız.” Yani Cumhur İttifakını destekleyenlerden bahsediyoruz. Millet geçmiş klavye başına. Yok, Ateist Aziz NESİN şunu demiş. Bu milletin bilmem kaçı aptal, salakmış. Ey bize geri zekâlı diyenler? Hiç tersini düşünmek aklınıza geldi mi? Yahu. Ya bu millet doğru olanı yapıyorsa diye bir özeleştiri yaptınız mı? Belki de siz geri zekâlısınız. Garantisi mi var? Biz geri zekâlıyız. Vatanın, milletin bölünmez bütünlüğü, gençlerimizin hür olarak yaşaması için, Cumhur ittifakına oy verdik. PKK’nın partisi ile bir olanlara, Avrupa’ya, Amerika’ya, PKK ya karşı, Cumhur ittifakını destekledik. Biz geri zekâlıyız. Cumhura oy vermeyenler sivri zekâlı. Geçiniz bunları. Bu millet, öyle bir millet ki, tereyağından kıl çeker gibi, ayar veriyor. Dedik ya. Vatandaşın enflasyon, sap saman, patates soğan, dolar derdi yok. Huzur istiyor. Vatanın bölünmemesini istiyor. Hür ve bağımsız yaşamak istiyor. İşin özü Bu. Bu yüzden oy veriyor. İçteki hainlere, dış mihrakların oyunlarına pirim vermiyor. Makarna, pirince kendini satmıyor. Yazık. Bu mübarek insanlara, geri zekâlı demek için, Vallahi de, Billahi de, Tallahi de, “Geri zekâlı” olmak lazım.

TARİHİ BİR GÜN

Bugün Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin temelleri atılıyor. Vira Bismillah. Hayırlı, uğurlu olsun. Yeni sisteme hakaret edenler. Yeni sistemi hor görenler şapkaları attılar. Çünkü başka çareleri yok. Yok tek adammış, efendim Meclisin fonksiyonu yokmuş. Laf-ı güzaf bunlar. Bekleyip göreceksiniz. Meclisin fonksiyonu yoksa neden milletvekili sayısını artırmak ve AK Parti’nin salt çoğunluğu ele geçirmemesi için çaba sarf ettiniz? Bırakın artık bunları. Milletin gönlünü kazanmaya çaba gösterin. Ve en önemlisi Milletin tercihine saygı gösterin. Demokrasi, demokrasi diye yırtınıyorsunuz. Demokrasinin ana unsuru olan milletin teveccühünü yok sayıyorsunuz. Unutmayın. Ulu Önder Atatürk, Türkiye Büyük Millet meclisini kurduğu zaman şunu söylemişti: “Hâkimiyet, kayıtsız şartsız Milletindir.” Evet. Hâkimiyet Milletindir. Sizin geri zekâlı, Koyun diye nitelediğiniz, Aziz ve Necip Milletin!

AZICIK UCUNDAN

Yirmi sekiz gündür Üniversite hastanesinde yatmakta olan yaşlı bir kadına bir türlü teşhis konulamıyormuş. Uzman ve pratisyen doktorlardan oluşan bir heyet Üniversite Profesörünün başkanlığında, bu yaşlı kadın hastanın başında toplanmışlar. Profesör sormuş:
– Radyolojik tetkikler yapıldı mı? – Yapıldı hocam.
Işıklı panoya yerleştirilip gösterilen filmleri inceleyen Profesör yine sormuş: – EKG? Derhal hocanın önüne serilmiş.
– Eforlusu? O da hemen hocanın önüne açılmış. – Laboratuar tetkikleri? O da önceden hazırmış.
– Elektroansefalografi? – Evet hocam.
– MRI? – Çekildi hocam. – Sintigrafi?
– Buyurun hocam. – Anjiyo yapıldı mı?
– Yapıldı hocam. – Sken oldu mu?(Tıpta bir uygulama)
Bu soruya doktorlar tam cevap verecekken, hasta kadından yanıt gelmiş: – Her şeyi yaptılar da; bir onu yapmadılar!.. Sağlıcakla kalınız.

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir