Kızının Gözünden “İbrahim Bodur”

Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Bodur Okyay, 23 Mayıs 2016 tarihinde aramızdan ayrılan babası, merhum İbrahim Bodur ile aralarındaki güçlü bağı Business Life dergisine anlattı.

Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Bodur Okyay’ın Business Life dergisinde yer alan röportajında şu ifadeler yer aldı; “Babamı vefatının ikinci yılında anmak için sosyal medyanın da gücünden faydalanarak Kale ailesine ve dostlarımıza, ‘İbrahim Bodur’u bir kelime ile nasıl anlatırsınız?’ diye sorduk. Gelen yüzlerce yanıt arasından en öne çıkan kelimeler babacan, lider, vatansever, öncü, hayırsever, çalışkan oldu…

Bu ifadeler elbette İbrahim Bodur’u çok güzel tanımlıyor. Ben de onu hakkıyla anmak için en iyi yolun, insanlığa faydasıyla tanımlamak olduğunu düşünüyorum”

“EN BÜYÜK MİRAS ONUN DEĞERLERİ”

“Ben babamın yanında, 3 yaşından beri fabrikaların içinde büyüyen biri olarak sanayiciliğin bir tutku, hizmet aşkı ve heyecanı olduğunu; aynı zamanda insanların hayatına dokunmayı, sosyal faydayı önceliklendirmeyi öğrendim. En önemlisi ise, babamın insanların hayatında yarattığı farkı gördüğüm için bu anlayışı ben de benimsedim. Babamdan aldığım en büyük mirasın, onun değerleri olduğunu düşünüyorum. Onun hayata bakışı, yerel değerleri küresel vizyonuyla harmanlaması, sosyal dokuyu önceliklendiren, insanların gelişimine imkân tanıyan yönetim anlayışı, sanayiyi insanların hayatına getirip bölgesel kalkınmayı teşvik eden girişimciliği, benim için en büyük miras. Ve ben buna sahip çıkmaya çalışıyorum.”

“TOPLUMSAL FAYDAYI GÖZETEREK YAPMA FELSEFESİNİ İLKE EDİNMİŞ BİR İNSANDI”

“Yerel değerlerle küresel vizyonu ortak paydada buluşturan bir lider ve ülkesinin sanayileşerek kalkınması için elini taşın altına koymaktan hiçbir zaman çekinmeyen bir sanayiciydi. Aynı zamanda da vefa, paylaşım, sorumluluk bilinci yüksek toplumsal hizmet insanıydı. Pozitif etki yaratmayı ve işbirliğini önceliklendiren, bunu toplumsal faydayı gözeterek yapma felsefesini ilke edinmiş bir insandı. Bu anlayışla, eğitim ve sağlık başta olmak üzere önemli sosyal yatırımlar yaptı. Önce eğitim dedi burs verdi. Mesleki eğitim dedi, Vakıf kurdu. Önce çalışanlarım dedi, kooperatifler kurdu. Önce vatanım dedi, milli projelere yatırım yaptı”

“İNSANIN HAYATTA MUTLAKA BİR İZ BIRAKMASI LAZIM”
“Ben önümdeki rol modelden de gördüğüm şekilde şuna inanıyorum: Hayatta ben nereye geldim değil; hangi konularda öncülük yaptım, hangi alanlarda fark yarattım, kaç kişinin hayatına dokundum diye sormak gerekiyor. İnsanın hayatta mutlaka bir iz bırakması lazım ve daha da önemlisi, bunu kendimizden sonraki nesillere aktarabilmemiz lazım. Bir idealin peşinde koşmak, mücadele etmek, ‘daha iyiyi’ aramak, eskinin esiri olmamak, bizi biz yapan değerlere sahip çıkarak geleceğe odaklanmak, ülkeye hizmet etmek, ülkemizi yeni bir yere taşımak her zaman maddiyatın önünde geliyor. Belli değerlerin olması ve bu değerlerin her zaman kısa vadeli çıkarların önünde yer alması gerekiyor”

“ÇEVRESİNE VE ÜLKESİNE NASIL FAYDA SAĞLAYABİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜRDÜ”

“Hayatta herkesin bir sorumluluk bilincinin ve iddiasının olması gerektiğini düşünüyorum. Rahmetli babamın dediği gibi zamanını heba edenlerden değil, eser bırakanlardan olmak lazım. Onun ömrü eser bırakmakla geçti. Ve inşallah milletimize benzer bir fayda yaratmak bize de nasip olsun. O yaptığı her işte insanı önceliklendirir; insanlığa değer katmak için çevresine ve ülkesine nasıl fayda sağlayabileceğini düşünürdü”

“ONUN RUHUNU ŞAD EDECEK OLAN BUDUR”

“Bunu da en güzel, ‘işletmeler görünürde en dünyevi organizasyonlar olsa da, onların yarattığı katma değer ve başarı aynı zamanda manevi ilkelerin gözetilmesine bağlıdır’ cümlesiyle ifade ederdi. Firmaların başarısını faaliyetlerinden elde ettiği bilançolarının yanı sıra onların topluma yaptıkları katkı ile ölçerdi. Hayatı boyunca da bu anlayıştan hiç vazgeçmedi. Onun mirasını daha da ileriye götürecek, hem ülkemizi hem de Kale Ailesini daha da büyüteceğiz. Onun ruhunu şad edecek olan budur.”

 

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.