“Bu seçim ‘Balkan – Turan’ seçimi”

*Öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz? İYİ Parti Çanakkale Milletvekili adayı İsmet Balkan kimdir? 

Ben, Çanakkale doğumluyum. Eğitim hayatıma Lapseki Suluca Köyünde başladım. Ortaöğretimimi Almanya’da, lise öğrenimimi İzmir Buca Lisesi’nde tamamladıktan sonra, İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldum. Çok iyi derecede Almanca ve İngilizce biliyorum. Turizmci, işadamıyım. Kendime ait turizm seyahat şirketlerim var. Evli ve iki çocuk babasıyım. Çanakkale’de yaşıyorum. Çanakkale’den kopmayı, ayrılmayı hiçbir zaman düşünmedim. Ailemle birlikte mütevazi bir yaşam sürüyoruz. Tarihin kilidi olmuş bu topraklara gönülden bağlıyım. Ve hizmet etmem gerektiğine inanıyorum.

 *İyi Parti’den Milletvekili Adayı olmaya nasıl karar verdiniz?

Biliyorsunuz bu oluşum, ilk başta bir AKŞENER hareketi olarak başladı. İYİ Parti kurulmadan önce benim gibi birçok arkadaşımla birlikte parti içi demokrasi mücadelesi verdik. Ben, Sayın Meral Akşener’in parti içi mücadelelerinin başından bu yana kendisiyle birlikte, aynı yolda yürüyen bir yol arkadaşıyım. İki dönem İl başkanlığı yaptım. İl başkanlığı yaptığım dönemlerde, arkadaşlarımla birlikte partimizin Çanakkale’den en yüksek oyu alınmasını arkadaşlarımla birlikte sağladık. İYİ Parti kurulurken de kurucu Merkez İlçe Başkanı oldum. Benim her zaman, ülkemiz, milletimiz ve Çanakkale’mizle ilgili büyük hayallerim, hedeflerim ve fikirlerim oldu. İçinde bulunduğum siyasi oluşum, bu fikirlerin kullanılmasını istedi. Önce ailem ve sonra birlikte siyaset yaptığımız arkadaşlarımın da desteğiyle aday olmaya karar verdim. Seçildiğim takdirde de Çanakkale’de sosyal ve ekonomik bir kalkınma modeli oluşturulup, Çanakkale’mizin  üniversite, tarım, kültür ve turizm içerikli bir marka kent haline getirilmesi için var gücümle çalışacağım.

 

*24 Haziran Seçimlerini ve Erken Seçim Kararını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?

24 Haziran seçimlerini değerlendirmeden önce, bu noktaya nasıl gelindiğine bakmamız gerekiyor. Bunun için de 16 Nisan 2017’de yapılan referandumu bir kez daha analiz etmeliyiz. 16 Nisan Referandumunun üzerinden daha sadece 1 yıl geçti. Bu, çok kısa bir süre. Sizden şunu düşünmenizi rica ediyorum: “Referandum’da EVET derseniz, yasama, yürütme, yargı bütün yetkiyi sadece bize verirseniz, her şey çok güzel olacak” diyen kişiler ile “Ülke yönetilemez hale geldi. Erken Seçime gitmek zorundayız” diyen kişiler aynı kişiler. Verilen tam yetkiye karşılık ise ekonomi battı. Eğitim sistemi çöktü. Enflasyon patladı. İşsizlik rekor kırdı. Bireysel ve kamusal borçlar ödenebilir seviyeyi çoktan aştı. Ülkenin elinde üretim ve satış yapıp gelir sağlayacak, istihdam yaratacak bir devlet tesisi ve kaynağı kalmadı. Tarım arazileri betonlaştı. Hayvancılık öldü. Ve şimdi tüm bunlara neden olan kişiler size “Yine bizi seçin düzeltelim diyorlar.” Zaten bozanlar onlar. Bütün yetkiye tek başlarına sahip oldukları halde ülkeyi içte ve dışta bu kadar zarara uğratan, güç ve itibar kaybına yol açan, yoksullaştıran, gerileştiren bir yönetimi siz yeniden seçer misiniz? Bu akla, mantığa uygun olur mu?

 

*Çanakkaleli seçmen oy verirken neye göre karar vermeli?

Bu ülke, çirkin siyaset ve siyasetçiden çok çekti, çok kaybetti. Güzel bir ülkemiz, bereket fışkıran topraklarımız, birbirimiz ile köklü bağlarımız var. Fakat bir türlü ülkemizde huzur içinde yaşayamıyor, düzgün diyalog kuramıyoruz. Demokrasisi gelişmiş ülkelerde siyasete ve siyasetçiye böyle yaklaşılmıyor. Vatandaşlık erdemine ulaşmış ülkelerin seçmenleri, kendi partilerini rahatlıkla eleştirebiliyor veya karşı partinin her dediğine körü körüne karşı çıkmıyor. Bundan dolayı oy verecekleri kişi ve partileri doğru seçip, sorunlarını daha kolay hallediyorlar.

Milletimizin ve ülkemizin çıkarları söz konusu olduğunda doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilmemiz en büyük erdemdir. Bu yaklaşımın en büyük faydası, ülkemizdeki sayıları oldukça fazla olan, Millet çıkarına değil de kendi çıkarına hizmet eden siyasetçilerin azalmasına, samimi siyasetçilerin çoğalmasını sağlayacaktır.

Biz İYİ Parti olarak, il ve ilçe örgütlerimizle birlikte, sürekli sahadayız. Hemşehrimizle sürekli fikir alışverişinde bulunuyoruz. İçlerinden biri bana, “Ampule de oy verdim. Oklara da oy verdim. İkisinin de ne partisinden ne vekilinden bir hayır görmedim. Bu sefer oyumu Güneş’e vereceğim.” dedi.

Bir başkası, “Ben hep sağ partilere oy verdim. Şimdi solu deneyeceğim” dedi. Bir başkası, “Ben hep solu denedim. Şimdi sağ partiyi denemek istiyorum.”dedi.

Bundan anlıyoruz ki, Çanakkale’mizde hiçbir seçmenin hiçbir zaman, hangi partiye oy vermiş olursa olsun, ihtiyaç ve talepleri karşılanmamış. Huzur ve refahı sağlanmamış. Herkesin umudu, daha önce denemediği partide. Aslında aradıkları sağ ya da sol bir parti değil. Aradıkları merkezde bir parti. Herkese eşit mesafede durabilen, ayrıştırıcı, kışkırtıcı, kötüleyen, karalayan değil; birleştirici, bütünleştirici, uzlaştırıcı, adil, demokratik, laik, haklının ve doğrunun savunucusu olan, taraf kayırmayan,  vicdanlı, empatik, eleştiri, ihtiyaç ve taleplere kulak veren, vatanına, devletine, milletine, bayrağına, gelenek ve göreneklerine bağlı, hem liberal hem sosyal, aydınlığa, bilime, gelişmeye, ilerlemeye önem veren, çağdaş ve demokratik bir parti.

İşte İYİ Parti, tam da bu parti… Ve Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener de bu partinin kurucusu ve lideri olarak tam da ülkemizin ihtiyacı olan Cumhurbaşkanı.

Sonuç olarak ben diyorum ki, söz konusu Ülkemizin ve Milletimizin geleceği olduğu için halkımızın da seçimi İYİ Parti olacaktır. Sonumuz aydınlık, güneş olacaktır.

 

*Çanakkale’de seçmenin İYİ Parti desteğini nasıl görüyorsunuz? Partiniz iki milletvekilini rahatlıkla çıkarabilir mi?

Evet, çıkaracağına inanıyorum. 24 Haziran’da Çanakkale’den milletvekili seçileceğime inanıyorum. Bunu hem saha çalışmalarımız ve halkımızın teveccühü hem de anket sonuçlarından edindiğimiz bilgiler doğrultusunda görüyoruz. Biraz daha açık ifade etmem gerekirse, bu seçim biraz da “İsmet Balkan mı olsun, Bülent Turan mı?” seçimi… Ben, Çanakkale’de yaşayan, bu çevrenin tozunu, toprağını yutan, burada çalışan, üreten, istihdam yaratan bir Çanakkaleliyim. Kibirli bir insan değilim. Ulaşılabilirlik bakımından vatandaşlarımızın en kolay, en rahat ulaşabilecekleri adayım. Adayı olduğum İyi Parti’nin parti politikaları, doğru politikalar. Ülkemiz ve hepimiz için, aydınlık bir gelecek için doğru vaatler, özenle oluşturulmuş programlar. Bakın, biz kimseyi ne kandırdık, ne de kandırılmaya müsait bir siyasi yol izledik. Turan, seçildiği günden bu yana Çanakkale’de devamlı bir ayrıştırma politikası izledi. Kavgacı, baskıcı bir yapıyla, her şeyi kontrol altında tutmayı istedi. Buradaki her şeyi, Ankara’dan dizayn etmeye çalıştı. Danışmanları, bürokrasinin de kendi teşkilatlarının da üstünde. Sanki partiyi de kenti de danışmanları yönetiyor. ‘Demokrasi ve özgürlük’ diyorlar. Ancak daha dün, seçilmiş İl Başkanını görevden aldılar, istifa ettirdiler. Ak Parti’de vekil mi danışman, danışman mı vekil belli değil. Ak Parti teşkilatları da bunun bilincindeler.

 

“AK PARTİ’NİN OYLARI 100 BİNİN ALTINDA”

Size çok net ifade edeyim. Çanakkale’de ilk defa Ak Parti oyları, 100 bin’in altına düştü. Bir düşüş içindeler. Süreç içerisinde daha da düşecekler. Buna karşılık, yükselen bir Millet İttifakı bloğu ve İYİ Parti gerçeği var. İlçelerimizi dolaşıyoruz. Köylerimizi geziyoruz. AK Parti, İl merkezinde zaten yok.  İlçelerde ve kırsalda da oy olarak eriyorlar. Köylümüzün yüzüne bakacak yüzleri kalmamış. Verdikleri vaatleri, teşvik, yardım ve yatırım sözlerini tutmadılar. Bunları bize halkımız söylüyor.

Biz, İyi Parti olarak, Ak Parti uygulamaları yüzünden yaşamaya mahkûm bırakıldığımız bu güçsüzlük, kaos ve kayıp günlerinden ülkemizi kurtarmak için sağduyulu Çanakkaleli hemşerimizin oyunu alacağız. Açıkçası, gördüğüm kadarıyla,  bazı şeyler artık onların kendi teşkilatlarının bile canlarına tak etmiş durumda. Kısaca, Ak Parti’den oy alacağız.

 

*Sizce Çanakkalelilerin tercihi ne yönde olacak?

Çanakkale Halkı, 24 Haziran’da bir karar verecek. Ya kenti geren, ayrıştıran, kendini her şeyin üzerinde tutan, danışmanları vasıtasıyla kenti dizayn etmeye çalışan Bülent Turan’ı seçecek. Ya da demokrasiden, aydınlıktan, birlikte yönetimden, paylaşımcılıktan yana olan Millet İttifakı’ndan İYİ Parti’yi destekleyecek. Halkımızın bu tercihi ya Bülent Turan’ı yeniden vekil yapacak ya da Millet İttifakı’ndan 4 milletvekili çıkarttırarak ve benim de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Çanakkale’yi temsil edebilmemi sağlayacak. Çünkü seçim oy dağılımı hesaplamaları nedeniyle, ben seçilemezsem Bülent Turan seçilmiş olacak. Ama ben, Çanakkaleli hemşerilerimin mantık ve sağduyularına güveniyorum. Millet İttifakını ve İYİ Parti’yi destekleyerek, bana Çanakkale’ye hizmet etmemin yolunu açacaklarına inanıyorum.

Seçilirsem, Çanakkale halkından kopuk bir milletvekili olmayacağım. Kenti germeyeceğim, ayrıştırmayacağım. Kent dinamikleriyle kavga etmeyeceğim. Sanayicimizle, iş adamlarımızla, Ticaret Odamız, Ticaret Borsamızla tüm kesimlerle iç içe çalışacağım. Sadece işimi yapacağım. Bu da kentimize en iyi şekilde hizmet etmemi sağlayacak. Kısacası, halk katılımını, demokrasinin vazgeçilmez unsuru olarak gören ve sivil toplum örgütlerinin düşüncelerine duyarlı bir yönetim anlayışı  benimseyeceğim. Bunu partimin ve teşkilatlarımın desteği ve görüşleriyle de sürdüreceğim.

 

*Seçildiğiniz takdirde halktan aldığınız yetkiyi nasıl kullanmayı planlıyorsunuz?

Bana layık görülürse bu onuru, Türk Milleti ve Çanakkaleli hemşehrilerim adına öncelikle Ülke ve Yöre Ekonomisinde, Milli Eğitimde, Milli Savunmada ve Sağlık Politikalarındaki eksikliklerin, yanlışlıkların, zayıflıkların, haksızlıkların ve çarpıklıkların giderilmesinde kullanmayı planlıyorum. Gençlerimizin, yarınlarımızı yüceltecek Çağdaş Eğitim yöntemleri ile yetiştirilmesi, benim çok önem verdiğim bir konu.

 

Demokrasi, insan hakları, hayvan hakları, doğa, Atatürk Devrim ve İnkılapları, AK Parti iktidarında, zarar verilen, yok edilmeye çalışılan kavram ve değerler. Ben, bunların hepsinin korunması ve iyileştirerek geliştirilmesi için çalışacağım.

Bugün sahip olduğumuz bu topraklar ve Türkiye Cumhuriyeti’miz, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı’ndan Türk Milleti’nin zafer ile çıkacağına olan inançlarının gücüyle savaşan, asil atalarımız tarafından bizlere emanet bırakılmıştır.

Ben, ülkesini, milletini canından çok seven ve çocuklarımızın ve torunlarımızın yarınlarda bu güzel vatan toprağında huzur içinde yaşamasını arzu eden bir Türk vatandaşı olarak, aziz atalarımızın emanetini en iyi şekilde korumak için halkımızın hizmetinde olacağım.

 

* Bir turizmci olarak Milletvekili seçilmeniz halinde öncelik vereceğiniz alan yine Çanakkale turizmi mi olacak?

 

Her fırsatta ifade ederim, Turizm öyle bir sektör ki, gereğini yaparsanız Turistler yaşadıkları yerlerde kazandıkları parayı gelirler sizin memleketinizde harcarlar ve sizin esnafınız, Turizmciniz, Otelciniz, Rehberiniz, Otobüsçünüz, Restorancınız, Taksiciniz, Çiftçiniz, İnşaat Sektörünüz, gibi toplam 60 iş kolu para kazanır.

İktidarın yanlış tarım politikaları nedeniyle bölgemiz çok zarar gördü. Dünya çapında markalaşabilecek ham ve işlenmiş ürünlerle ön plana çıkıp, gelir elde edebilecek çiftçimiz, iş insanlarımız, tohumun, gübrenin, mazotun ve üzerine eklenen vergilerin getirdiği yüklerle neredeyse tarımdan ve üretimden vazgeçme noktasına geldiler.

Tarihi ve mitolojik öneme sahip Kazdağları, maden aramaları yüzünden tehdit altında. Milletvekili seçilirsem, Kazdağları’nın tamamının, Milli Park statüsüne kavuşturulması için Çanakkale Milletvekili olarak bizzat çalışacağım.

Toplumda Birlik, Ekonomide Güven, Yönetimde Liyakat için İYİ Parti çok önemli bir noktada…

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com