“Halkımızdan kendisine oy vermesini istiyorum”

24 Haziran öncesi seçim değerlendirmesi yapan AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, kendine dair merak edilenleri de tüm samimiyetiyle cevapladı. Turan, konuşmasının sonunda Ezine’de yapılan Tarım Gıda OSB’sinin hayali olduğunu ve hep bununla anılmak istendiğini ifade ederek, Çanakkalelilerden tek bir ricada bulundu: “Halkımızdan ricam, kendisine oy vermesini istiyorum. Baksınlar bir, hastaneler, okullar, yollar, köprüler yaptık. Ak Parti’yi sevmiyor olabilir, Tayyip Bey’i sevmiyor olabilir; hatta Bülent Turan’ı da sevmiyor olabilir. Çok iş yaptık. Onun için diyoruz ki; bıraksınlar Ak Parti’yi, CHP’yi kendisine oy versin.”

24 Haziran’da beklentinizi karşılayacak bir sonuç alabilecek misiniz?

– Gerçekten çok çalışıyoruz. İlçelerimizi, köylerimizi hepsini geziyoruz. İnsanlara dokunuyoruz. Bize çok tören yapıyorsunuz diyorlar. Tören bir saat. Sonrasında esnaf ziyaretleri yapıyoruz, halkımızla bir araya geliyoruz. Aynalı çarşıyı gezdik, halkımızla sohbet ettik. Ben iktidar partisinin liste başı adayıyım. Seçilmeme riskim yok. Ben meseleye böyle bakmıyorum. 24 Haziran akşamı sandıklar açıldığında kendi adıma ‘ben vicdanen görevimi yaptım’ diyebiliyorsam bu kıymetli… Ak Parti bir yol yürüyüşüdür. Ben kazansam da kazanmasam da Çanakkale için çalışacağım. Kadın girişimcilerimizi ziyaret ettik.

En çok nereden umutlusunuz?

– Ben Çanakkale’nin her yerinden umutluyum çünkü hepsinde hatıramız var. Bizim hikayemiz var. Bu çok kıymetli… Hatıra bırakmışız. Siyaset bugün var yarın yok. Yalan söylememişiz, yapamayacağımız işin sözünü vermemişiz,  kampanyamızda temiz davranmışız.

Bazı siyasiler var bayraklarını kendi indiriyor sonra indirdiler diyor. İftarda beraber yemek yedik, yemedik dediler. Bunlar ucuz ve sığ politikalar. Bunların hepsi haftaya bitmiş olacak.

“OYUMU LAPSEKİ’DE KULLANACAĞIM”

Seçimi nereden izleyeceksiniz, oyunuzu Lapseki’de mi kullanıyorsunuz?

– Evet oyumu Lapseki’de kullanıyorum. Ondan sonra ziyaretlerde bulunacağız. Saat 5’ten sonra da Ofisimiz var. Parti binamız var. İl Başkanımızla birlikte seçim sonuçlarını izleriz.

Çok sinirleniyor musunuz? Bazen size bakıyorum, asabi görünüyorsunuz. Sizi yakından tanıyanlar vicdani yönünüzü biliyordur ama sokaktaki insan bu duruma çok hakim değil, ne diyorsunuz?

– Çok yoğun çalışıyoruz. Siyaset başlı başına bir gerginlik yaratıyor. Bunları yaşayabiliyoruz ama insani değerlerin önde olmasını isteyen bir insanım. Fotoğraf çeken bir insanım biliyorsunuz, fotoğrafçılığın bir duygusal boyutu vardır. Biz insanız, duygularımız olacak. Bakın Çanakkale şahittir, bir insan yardım istediğinde parti ayrımı yapmadan elimden gelen çabayı göstermişimdir. Ben adamın partisine, işine, ilişkisine bakmam. Yeter ki iyi niyetli olsun.

“ÇANAKKALE’YE GİTMEMİ CUMHURBAŞKANIMIZ İSTEDİ”

Çanakkale teklifi size nasıl geldi, kim söyledi ve ne hissettiniz. İlk kiminle paylaştınız bu haberi?

– Bir defa ben Lapseki’de doğdum, ilkokulu orada okudum ve bütün yaz aylarında babamın yanında demir doğrama atölyesinde çalıştım. Alüminyumu, demiri, panjuru çok iyi yaparım. Yazın çalışıp kazandığım para ile okudum. 15 yıl İstanbul’da avukatlık yaptım. İstanbul İl Başkan Yardımcılığı yaptım. Ben doğduğum topraklardan hiç kopmadım. Düğünde, bayramda hep burada oldum. Bazı aklı evveller hala dışarıdan geldi diyor. Çanakkale beni beslemiş, büyütmüş, İstanbul gibi bir şehirde siyaset yaptırmış… Bu benim için gurur verici. Benim pergelimin sabit ayağı, odağı Çanakkale’dir.

Cumhurbaşkanımız bir vesileyle İstanbul’daydı, bizi davet etti makamına ve konuştuk. Hiç beklemediğim bir anda sen bu dönem Çanakkale’de olacaksın dedi, gerekçelendirerek söyledi. Şaşırdım, hiç beklemediğim bir haberdi.  Kendimce karşı argümanlar geliştirdiğimde, Cumhurbaşkanımız “olur mu orası senin baba toprağın” dedi. Emir kabul ettik. Cumhurbaşkanızın yanından çıktıktan sonra İstanbul İl Başkanlığına gittim. İl Başkanlığında beraber çalıştığımız eski Sağlık Bakanımız Mehmet Müezzinoğlu vardı onunla paylaştım. Sonra eşimi aradım. Benim bu görüşme trafiğim ileri yıllarda siyasi hayatımızı yazma imkanı bulursak en önemli bulduğum anlardan biridir. En çok şaşırdığım anlardır.

BÜROKRASİ YANLIŞ YAPIYORSA KORKSUN TABİ

Bürokrasi sizden biraz korkuyor… Ne diyorsunuz?

– İşini yapan benden korkmuyordur diye düşünüyorum. Bürokrasinin siyasetçilerden, Grup Başkanvekilinden, Cumhurbaşkanından korkmasında fayda var. Biz mi korkalım. Hiçbir bürokrat ile kavga ettiğimi, tartıştığımı asla göremezsiniz, duyamazsınız. Zaman zaman alçakça ifadeler kullanılıyor. Eski vekillerin tanıdıklarını gönderdi gibi ve bunu Ak Parti’li arkadaşlarımız söylüyor. Benim şu anda resmi şoförüm Mehmet Daniş’in 15 yıllık şoförüdür. Benim gizlim saklım yok. Benim her şeyim şeffaf. Bana deyin ki; eski vekillerin tanıdığı, akrabası, danışmanı, referans olduğu bir bürokratı keyfinden gönderdi. Kim gitmişse gerekçesi var. Kim gitmemişse onun da gerekçesi var. Çalışıyorsa başım üstüne. Kim olursa olsun, hangi memleketten olursa olsun. Bazı bürokratlar var, İl başkanlığı yapmaya kalkıyor. İstifa et kardeşim gel il başkanı ol. Ben hem bürokrat olacağım, hem il başkanı hem vekil olacağım. Yok kardeşim. Ben korktuklarını sanmıyorum ama korkuyorsa da bundan gurur duyarım. Ayrıca pek çok bürokratla ailecek görüşürüm, çay kahve içerim, dertlerini dinlerim. İşini yapan baş tacım.

Fitsiniz… Ben Çanakkale siyasetçileri arasında en şık giyinen adam olduğunuzu düşünüyorum. Seçiminizi nasıl yapıyorsunuz. Yardım alıyor musunuz?

– Yok canım, Çanakkale’de de bir şubesi olan markadan giyiniyorum. Marka söyleyeyim mi; Sarar’dan giyiniyorum. Eşim yardımcı oluyor. Bizim partimiz büyük parti. Bazen görüyorum, kolları ellerini kapatmış, olmaz kardeşim, düzelttir. Siyasetçi estetik olması lazım.

Buraya gelirken, sizin 2015 yılındaki fotoğraflarınıza bakınca yüzünüzdeki çizgiler biraz daha derinleşmiş. Çanakkale sizi yordu mu?

– Hayat devam ediyor ve fiziki şartlar değişiyor. Çanakkale’de olmaktan keyif alıyorum. İş yapmışız, dokunmuşuz. İnsanlar bizi seviyor. Ben geldiğim gün neredeysem, bugün de aynı yerdeyim. Bize kızan Çanakkale’de toplam 20 kişidir. Bunun 10’u Ak Parti’den, diğer 10’u da karşı taraftandır. İstediği olmayanlar, sosyal medyadan şöyle böyle yazılar yazıyor. Ben vekil olmasam, Cumhurbaşkanımıza sallasam olur mu. Böyle bir karaktersizlik olur mu. Bu tip adamlar fitne fesat içinde oluyor. Bizim bir hikayemiz var. Bazen hikayeler 20 yılda bile oluşmaz. Amca görüyor beni, vay bana senin mesajın geliyor diyor.

ERKEK, BENİM SAYEMDE GENEL BAŞKAN YARDIMCISI OLDU

Niye bana mesaj atıyorsun diyen olmuyor mu?

– Var, olmaz mı. CHP’den arkadaşlarımız var, o da çok garip. Hem barış hem özgürlük diyeceksiniz hem rahatsız olacaksınız. Siz şehrin yöneticisiyseniz, ben de vekilsem… Vekil bu şehir için bir şey yaptım diyorsa bundan keyif almalısınız. İstemeyen olursa elbette ona mesaj yollamayız. Mesela bana Muharrem Erkek’ten mesaj geliyor rahatsız olmuyorum. Niye rahatsız olayım, 4 vekil var bu şehirde. CHP’li Belediye iftar mı veriyordu? Şimdi veriyor. Söyler misiniz bana 15 yılda değil, 50 yılda kaç tane CHP Genel başkan Yardımcısı çıkardı Çanakkale… Bakınız Çanakkale’de CHP çantada keklik havasından uzaklaştığı için bunu yaptı. Çünkü Grup Başkanvekilinin karşısına birini koymak zorundaydı. Tuttular Muharrem Erkek’i yaptılar. Grup Başkanvekili olarak ses çıkarıyoruz, söz söylüyoruz, yatırım yapıyoruz. Muharrem Bey bizim sayemizde Genel Başkan Yardımcısı oldu.

CHP, sizin bu anlattıklarınız üzerine mi Bülent Turan geldi, siyasetin kimyasını bozdu diyor?

– Hamdolsun… Çok keyifliyim bundan 3 yıl geriye gidelim. Ofis açmıyorum. Çanakkale’ye 6 ayda bir uğruyorum. 15 senede bir tek açıklama yapmayan arkadaşlarımız var. Ben de böyle olabilirdim, çok zor değil. Ülgür bey ile haftada bir çay içerdim… Vay Barışkent… Çanakkale’de parti siyaseti falan yok, paydaşlar var. Ak Parti’nin paydaşları. CHP’nin paydaşları. Senin ortağın CHP’li. Benim ortağım Ak Parti’li… Anlaşıyoruz. Biz bu oyunu bozunca kötü adam olduk. Müdür sen olsan ne ben olsam. Hangi müdür ben bir hasta yollasam veya bir iş için ricada bulunsam yardımcı olmayacak? Çok kıymetli mi Ahmet Mehmet olması. Mesele şu, Türkiye’deki siyasal iddia Çanakkale’ye yansıdı. Paydaşların paydaşlıkları bozulunca sorun çıktı. Zengin, AKP’li, yer bulamayan adam. Bizi bunlar sevmiyor. Buraya gelirken ezbere gelmedim, bir daha söylüyorum. Oyunu patron da görüyordu.

Şunu hazmedemiyorum benim niyetimi biliyorsunuz buna rağmen bilmiyormuş gibi yapıyorsunuz. Bana yazacağı konuyu sosyal medyaya yazıyor.

“BİR ARABAMIZ İKİ EVİMİZ VAR”

Zengin misiniz?

– Zor şartlarda okudum ve paylaşmayı severim. Okuttuğum pek çok insan vardır. Tarzım budur çünkü o sıkıntıyı bilirim. Zengin misin, afaki bir soru. Karnımız doyuyor çok şükür. 15 sene avukatlık yaptım İstanbul’da. İyi avukatlık yaptım onu da söyleyeyim. Milletvekili olmasaydım daha zengin olurdum çünkü daha çok para kazanıyordum. Allah namerde muhtaç etmesin, derdimiz o. Bir arabamız var. Lapseki’de ve Ankara’da bir evimiz var.

Çanakkale’de birinci parti olamazsak, Çanakkale’den bir daha aday olmam dediniz. Neden böyle bir açıklama yapma ihtiyacı duydunuz?

– Bunu şunun için söyledim. Muharrem Erkek ‘4-0 alacağız’ demiş. Cümlenin devamı yok. Peki 4-0 olmazsa… Bedel yok. Ben bir bedel söylüyorum. Birinci parti olmak için çalışıyorum, ciddi yatırımlar yaptık. Köy köy, ilçe ilçe gezdik, iyi işler yaptık. Bunlara rağmen olmuyorsa ben de olmam dedim. Ben bugün Kadir ustanın tatlısını yedim. Aynalı Çarşı’da çay içtim.

Biz 30 yıldır hem havaalanının şehir içinde kalmasını hem demiryolu gelmesini tartışıyoruz. Siz bir gün dediniz ki demiryolu Çanakkale’ye yakışmaz mı? Bu işin ciddiyet durumu nedir ?

Bizim Çanakkale’de iddialarımız var. Her bölge için, her köy için. Yeni dönemde iktidar olursak burasının dalış turizminde iddialı olması için elimizden geleni yapacağız. Boğazda 60’dan fazla batık var. Dalış turizmini dünyaya taşıyacağız. Bandırmaya gelen kara trenin Biga’ya gelmesi. Kara tren gelirse hızlıya döner. Biga’ya gelirse Çanakkale’ye gelir. Tüm ilçelerimiz için ekstra projelerimiz var. Kale ordumuzun piyade tüfeğini yapıyor, İÇDAŞ uçak gemisi yapacak.

“TARIM GIDA OSB’Sİ BENİM HAYALİM”

Tarım Gıda OSB’si iyi anlatılamadı… Müthiş bir proje!

– Evet, müthiş. Bakın köprü burasının turizmini, tarihini sanayisini etkiyecek. Tarım Gıda OSB’si köprü kadar kıymetli bir yatırım. Ezine-Bayramiç-Ayvacık havzasında 1.500 dönüm… 92 fabrika yeri var, deli bir iş. Bu yalnızca Çanakkale’nin değil, Türkiye’nin projesi olacak. O bölgede ne kadar ürün üretiliyorsa orada paketlenecek, değerlenecek, işlenecek ve ihraç edilecek. 8 bin kişi iş bulacak burada. Çanakkale bu projeye sahip çıkmalıdır.

Elinizde anket var mı hiç?

– Var ama 3 gün daha sabredelim anketin kralı sandıkta.

Şimdi size bir dakika verelim ve siz istediğinizi söyleyin?

– Biz her gün sahadayız. Halkımızdan ricam kendisine oy vermesini istiyorum. Baksınlar bir, hastaneler, okullar, yollar, köprüye… Ak Parti’yi sevmiyor olabilir, Tayyip beyi sevmiyor olabilir; hatta Bülent Turan’ı da sevmiyor olabilir. Çok iş yaptık. Pazarda geziyorum, teyze sarılıyor, ne güzel işler yaptın diyor. Oy ver diyorum, vermem diyor. Çanakkale’de babadan kalma CHP’li arkadaşlar var ama şu anki CHP, babanın CHP’si değil. Atatürk’ün partisi, Demirtaş’ı başkan yardımcısı yapar mı ya? Bu CHP, başka CHP. Bakın hiç yol konuştuk mu, konuşmuyoruz çünkü yol sorunu bitti. Köy muhtarı bana fırça atıyor, yol yok diyor. Haklı. Düne kadar Bursa’ya yol yoktu. İlçelerimizin yolu yol değildi. Yenice’ye ve Gümüşçay’a doğal gaz geliyor. Halkımız iyi düşünsün. Bırakalım Ak Parti’yi, CHP’yi, kendine oy versin. Diyelim ki Cumhurbaşkanımız yüzde 49 aldı ve kazanamadı. Kim sevinir. Amerikası, İsrail’i, PKK’sı… Kim sevinir bir düşünün. Seçim sonuçlarını bazı örgütler bizden daha çok merak ediyor.

Çanakkale sizi ne ile anar ya da ne ile anmasını istersiniz? 10 sene, 20 sene sonrası için…

Tarım Gıda OSB’si benim hayalim. Eğer siyasi olarak söylemem gerekirse ben bir grubun adamı olmadım. Ofisim burada açık. Köy köy gezdim. O nedenle Tarım Gıda OSB’si ve halkla beraberliğim anılsın isterim.