SANDIKTA SÜRPRİZ SONUÇLAR BİZİ BEKLİYOR

Türkiye 24 Haziran’da baskın erken seçime gidiyor. AKP, ilk kez güçlü adaylar ve güçlü bir muhalefet ile karşı karşıya. 24 Haziran seçimlerinde, sürpriz sonuçlar bizleri bekliyor.

AKP, seçim sürecinde ciddi kan kaybetti. Özellikle, erken seçimin bu denli kısa bir zamana sıkıştırılması AKP seçmeninde soru işaretlerine sebep oldu ve AKP’nin 16 yıllık ciddi yönetme iddiasını yerle bir etmeye yetti.

AKP iktidarının 16 yılın ardından halen bir muhalefet partisi gibi propaganda yapması, kötü gidişata son vereceğini söylemesi seçmeninde karşılık bulmuyor. Türkiye’nin içinde bulunduğu derin ekonomik kriz de AKP’nin oylarının erimesine sebep oluyor. Diğer yandan, AKP’nin 16 yılda küskünler kitlesi oluşturması ve örgütlerinden yönetim kadrosuna kadar hantallaşması seçmenin gözünde partinin yorulduğu imajını pekiştiriyor. Diğer yandan İYİ Parti gibi merkez sağ partilerin seçime iddialı girmesi ve AKP ile aynı seçmen tabanından beslenen Saadet’in seçime “baraj sorunu olmadan” giriyor olması AKP’nin boş ve heyecansız geçen mitinglerini açıklıyor.

24 Haziran seçimleri, AKP için Özal’ın 1987 erken seçimleri gibi sonuçlanacağa benziyor.

Muhalefet partileri, belki de son 16 yıldır, en güçlü örgütlenme ve propaganda taktikleri ile seçime gidiyor. Bugüne değin eksik ve kısır kalan hatta birçok yönden kürite edilmiş; iktidarın baskı mekanizmasına boyun eğen propaganda kültürü terk edilmiş görünüyor. AKP’nin yarattığı iklime uyum sağlamak yerine, güçlü söylem ve projelerle Türkiye’nin eski demokrasi kültürünü canlandıran, miting meydanlarını hareketlendiren, seçmenin heyecanını ve değişim arzusunu hiçbir umutsuzluğa mahal vermeden tetikleyen bir seçim süreci yürütüyor.

Elbette ki bu atılımda Muharrem İnce’nin tek başına katkısı çok büyük. Muharrem İnce miting meydanlarında ve televizyon programlarında, Deniz Baykal’ın ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun eksikli, yetersiz, kısır ve temkinli söylemlerini geride bırakarak CHP’nin “ana muhalefet” sorumluluğunu yerine getirir bir propaganda süreci yürütüyor. Son 16 yılın hafif, heyecansız, tabanı önleyici muhalefet tarzı yerine akılcı, heyecan uyandırıcı, iktidara talip bir liderin hakkını veren bir seçim kampanyası sürdürüyor.

Muharrem İnce’nin güler yüzlü ancak iğneleyici mizacı, halkın içinden gelen ve dürüstlüğüyle meydanları heyecanlandıran söylemleri halkı heyecanlandırıyor. Bununla birlikte “Edirne’de farklı Diyarbakır’da farklı konuşan siyasetçi” klişesini yıkan Muharrem İnce, çok geniş bir toplum kesimine hitap ediyor. İnce’nin oy potansiyeli muhafazakarlardan laiklere, Türklerden Kürtlere kadar geniş bir yelpazede…

Diğer yandan AKP’nin 16 yılda yarattığı “üretim dışı ekonomi” ve “betonlaşma üzerine kurulu” sahte Arap refahı üzerine kurulu Türk ekonomisine alternatif oluşturan akılcı projeleri ciddi bir ekonomik krizin kucağında olan Türkiye’ye ve seçmene umut ışığı yakıyor.

Muharrem İnce’nin gençler üzerine geliştirdiği söylem ve projeler, tarım ve sanayi alanlarındaki akılcı ve gerçekçi çözümler, eğitim sistemi ve yükseköğrenim alanlarında öngördüğü sistemsel değişiklikler, meslek gruplarının sorunlarına ilişkin ortaya attığı çözümler ve belki de en önemlisi son 16 yılda kutuplaştırılan ve ayrıştırılan toplum kesimlerini samimiyetle bir araya getireceği vaadinde bulunması ve halihazırda bunu miting meydanlarında başarıyor olması, son düzlüğüne girdiğimiz seçim sürecinde oyların hala İnce’ye akmasını sağlıyor.

 

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.