ÇİLE, BÜLBÜLÜM!

Bayram sonu, Çanakkale’de yaşayanların çilesi yine nüksetti. Tatili yapanlar, keyif sürenler başkaları, sıkıntı çekenler ise Çanakkaleli. Hafta sonu trafik kilitlendi. 34 plakalı araçlar, şehri zapt etti. Öyle ki, ara sokaklardan bile çıkmak mümkün değildi. Yahu biraz insaf. Bari kavşakları kapatmayın. Bu insanların elinden Ehliyetlerini almak lazım. Başlarını Trafik Polisi dikseniz ne olacak ki? Cahil bunlar, Cahil. Demircioğlu 2 caddesi. Aslanca Camisi’nin önündeki kavşak. Pazar yerinden ve stat tarafından gelen araçlar, geçemiyor. Oysaki arada bir tanecik boşluk bıraksalar, trafik rahatlayacak. Ama nerede? Sözde İstanbul’da yaşıyorlar! Yani sosyetikler ve çoğu mürekkep yalamış. Herhalde mürekkebi gerçekten yalamışlar! Akılları başlarından gitmiş. Köprü yapılınca bu çile bitecek diyorlar. Bize göre bitmez. Adamlar alışmış vatandaşa eziyet etmeğe. Yine gelip, gemi ile geçmeye kalkacaklar. Tek çaresi var işin. Bir formül bulunup, şehre girmeden, Kepez Limanına yönlendirmek. Çok mu  zor? Bilemiyoruz. Yasa mı, formül mü? Ne gerekiyorsa yapılsın. Bu çile bitsin. Dün de yazmıştık. Ekonomi zayıfmış. Batmışız. Bu kuyrukları görünce de, aynı şeyi söyleyen var mı? Bunların tuzu kuru diyeceksiniz. Yahu yaş olanları da gördük. Apansız saldırıyoruz, ye, iç, gez, eğlen. Bu yoğurdun bolluğu nereden geliyor?

GÜLMECE

Adam seyahatten dönmüş, akşam yemekten sonra sormuş:
“Eeee ne var, ne yok bakalım!”Kadın boynunu bükmüş:
“Ne olsun, otobüste adamın biri gözlerini dikti bakıyor…”
Adamın şivesi biraz bozuk:“Dur bakalım ne olacak?”
Kadın devam etmiş:“Apartmana girdim adam peşimde! Asansöre bindim, dairenin kapısını açtım adam peşimde…”
“Dur bakalım ne olacak?”Kadın olanları anlatmaya devam ediyor:
“Yatak odasına girdim, soyundum, makyajımı temizledim, boy aynasında kendime baktım, ışığı söndürdüm, hafif kırmızı loş, yatağa uzandım.”Adam yine, “Dur bakaliii ne olacak?” deyince kadın dayanamamış:“Ulan sersem herif, olanlar oldu, daha ne bekliyorsun?”

****

Padişahlık zamanında şehrin yöneticisi Durak Ağa’yı yemeğe çağırmış, Padişah küffara cenk açtığını söyleyerek büyük oğlunu askere istemiş, oğlan gitmiş, şehit… Bir süre sonra Vali, Durak Ağa’ya Padişah’ın isteğini iletmiş ortanca oğlanı da askere istemiş. O da gitmiş, şehit! Ağa’nın elinde bir oğlu kalmış, ona gözü gibi bakarken Padişah küçük oğlanı da istemez mi? Durak Ağa dayanamamış:”Paşam sen git Padişah’ıma selamımı söyle, böyle, benim şeyime güvenip ona buna savaş açmasın!” Sağlıcakla kalınız.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com