KEP’İ ATAMADIK!

Kep yoktu ki! Neyi atacaktık. Lise yıllarımızda, siperli şapkalarımız vardı. Mezuniyette onu da atamadık. Zira böyle bir adet yoktu. Ya da Türkiye olarak biz bilmiyorduk. Okulların kapanış tarihleri içindeyiz. Öğrenciler, ilkokuldan, hatta anaokulundan, kreşten başlayarak, kep atıyorlar. Niye yalan söyleyelim ki? Bizler de eski kuşak olarak kıskanıyoruz. İlkokulda atamadık. Ortaokulda keza yine öyle. Lise de olmadı. Üniversiteyi bitirdik, yine Kep atamadık. Üç yıl Uzmanlık tahsili yaptık. Bitirdik. Diplomamızı aldık, yine nanay. En son İstanbul Üniversitesi’nde İdarecilik eğitimi gördük. Belgelerimizi aldık. Yine hüsran. Düşünün. Tam altı okul bitirmişiz, bir kere bile Kep atamamışız. Vallahi elimize bir Kep geçse, öyle bir atacağız ki, Fizana gidecek! En iyisi, Elazığ usulü sekiz köşe şapkamızı takıp, havaya fırlatmak! Hep söyleriz ya. Bizim kuşak, garip bir kuşak. Çok zorluklar gördük. Okumak kolay değildi. Öyle Laptop, Bilgisayar yoktu. Kaynak bulmanın tek yolu kütüphanelerdi. Bizim de oralara yolumuz uğramazdı! Dershaneler bir elin iki parmağı kadardı. Ona da güç yetmezdi. Normal okulda bizleri okutan, ana babalarımızın, dershaneye gönderecek parası olur muydu? Allah rahmet etsin. Sekiz nüfusa bakan, rahmetli Babamız, Karayollarında şofördü. Yani işçiydi. Altı kardeşimizi okuttu. Kimseye de muhtaç ettirmedi. Nur içinde yatsın. Ancak, lüks içinde yaşamadık. Özel dersler alamadık. Tek hedefimiz vardı. Okumak. Büyüklerimizin dedikleri gibi, “Adam olmak.” Şimdiki gençleri görünce, içimizde ukde kalan eksiklikler için, ah vah ediyoruz. Her şeye rağmen bizim kuşak sağlam yetişti. Bilgili yetişti. Memlekete faydalı oldu. Günümüzde de  zehir gibi çocuklarımız var. Bu yüzden Ülkemizin geleceği parlak. Ebeveynler olarak, bu pırıl pırıl gençlerin önünü açıp, imkân tanımak bizlerin en büyük görevidir. Kendi uçağını yapacak kadar bilgili, çalışkan gençlerimiz olduğu müddetçe, Türk Devleti ebediyete kadar hür olarak kalacaktır.

 

                                         KAHKAHA

Şapka denilince aklımız, rahmetli Demirelin, Fötr şapkası gelir. Literatüre kadar bu şapka, Türk Siyasi tarihine bile girmişti. Neyse, Şapka, Kep takıntımızı bir kenara koyup, Demirel fıkralara geçelim. 70 sente muhtacız! ”Türkiye’de 70’lerin sonunda yaşanan ekonomik krize atfen sarf edilmiştir. Demirel, dış ticaret açığındaki artışı ve döviz darboğazını bu sözle ifade etmiştir. “Yedi kere geldim”
“Ben altı kere gittiysem yedi kere geldim” Başbakanken bir programda kendisine “Sizi o bulunduğunuz yerden altı defa indirdiler, hala orada nasıl duruyorsunuz?” diyen gazeteciye verdiği cevap… Beşiktaş’ı niye sormuyorsun? Süleyman Demirel’e Fenerbahçe’yi mi, yoksa Galatasaray’ı mı tuttuğunu soran muhabire verdiği yanıt. Demirel’in belki de hayatında en çok tepki çeken sözüdür.“Yollar yürümekle aşınmaz.”Demirel bu sözü, 8 Kasım 1968’de AP Ankara İl Kongresinde sokaklara dökülen halk için söylemiştir. Daha sonra da “kimse beni yanlış çıkarmak için, bakalım yollar yürümekle eskir mi diyerek daha fazla yürümemiştir” diye geliştirmiştir. Kimin aklına gelir patlayacağı? Kırıkkale’de cephane fabrikası patlamıştır. Neden önlem alınmadığı gazete manşetlerinden inmezken Demirel kendi üslubuyla olayı bu sözleri ile değerlendirir. Üniversite ziyaretlerinden birinde sol görüşlü bir öğrenci Demirel’i sıkıştırmaya çalışır.

– Türkiye’de yapılan her türlü işi sahiplenmek gibi bir âdetiniz var…
– Sen nerde oturuyorsun?– Niye ki? Kadıköy’de!
– Hah işte buraya her gün gelmek için üstünden geçtiğin köprü var ya
– Ee evet– Onu işte ben yaptım!“Dün dündür, bugün bugündür…”

“Gap’ı kimseye gap diye gaptırmam. Çay’a yapılan zam değildir. Kalite ayarlaması yapıldı. Çayın kalitesi yükseltildi. (Çay’a yapılan zammı soran muhabirlere)“Dünkü güneşle bugünkü çamaşır kurutulmaz.”

Memlekette gaz vardır. (Gaz sıkıntısı için hükümet ne gibi önlemler alıyor diye soran gazeteciye)

Süleyman Demirel ve ayrılmadığı şapkası ile ilgili sözleri

*Benim şapkam tatilde de çalışır

*Bu şapkayı millet yarattı gardeşim”

*Bu fötr şapkayla 6 defa gittim, 7 kere geldim.

*Bu şapka demokrasinin sembolü olmuştur. Sağlıcakla kalınız.

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.