YAZIKLAR OLSUN!

Dolar yükseldi. Ekonomi bozuldu. Bazıları göbek atıyor. Sebep? Erdoğan’a, Bahçeli’ye muhalefet. Düşmanlık. Bunlar gitsin de ülke batsın. Problem değil. Ana Muhalefet Partisi liderinin ağzından düşürmediği sözü, şimdi de biz söyleyelim. “Böyle bir şey kabul edilebilir mi?” Bu nasıl vatanseverlik? Adamlar, sanki Tahtakale’de çığırtkan. Dakika dakika kur bilgisi yazıp, çiziyorlar. Oh Oh, suyundan da koy. Dolar yükseldi! Yandan. Ortadan. Vur dümbeleğe. At göbeciği… Ağızlarından, Doları, Euroyu düşürmüyorlar. Benzine zam geldikçe, gülmekten bayılıyorlar. Bu nasıl bir düşünce? Cumhurbaşkanını sevmeyebilirsiniz. Partilerden hoşlanmıyor olabilirsiniz. Amma ve lakin yaptığınız düşmanlık Türkiye’ye. Bize ne Dolardan, Eurodan. Dünyada yükseliyor. Yalnız biz mi etkileniyoruz? Yahu, bizim düşünmemiz gereken, ülkemizin varlığıdır. Sevmediğimiz bir parti iktidarda diye tu kaka edemeyiz. Edenler de bu memlekete ihanet edenlerdir. Bırakın artık döviz severliği. Bırakın artık Dolar düşüşe geçtikçe karalar bağlamayı. Yükseldikçe, sevinç çığlıkları atmayı. Merak etmeyin. Dövizin yükselişi ile koca Türk Devleti Batmaz. Türkiye’yi zayıflatmak için gösterdiğiniz çabayı, halkın beklentilerine göre dizayn etseniz, sizin için daha fazla fayda sağlar.

NE BİTMEZ HİKÂYEYMİŞ!

Vallahi bizim hoca bir türlü vazgeçmiyor. Dedik ya. Dört senedir, Musa ve Firavun’u anlatıyor. Geçen Cuma da yine aynı konuyu anlatmıştı. Bu hafta anlatmaz, diye düşündük. Ne gezer? Yine Musa. Yine Firavun. Yahu ne bitmez bir Musa aşkıymış? Mübarek Ramazan ayındayız. Orucu anlatın. Namazı anlatın. Fitreyi, zekâtı anlatın. Yetmedi mi Musa Aleyhisselam? Ha unutmadan. Bir de seçimle ilgili bir iki laf etti. “Camiye siyaset sokmayalım” dedi. Amma, seçim için de üç beş kelam etmekten geri kalmadı. Biri bizim hocaya bir dur demeli. Hiç olmazsa, Cuma günleri, müftülükten yapılan genel vaazı, bizlerin de dinleme imkânı sağlanmalı. Ak köydeki, Serçelerdeki vatandaş neyi dinliyorsa, bizler de dinlemeliyiz. Vaaz sever hoca efendimiz, başka günler, istediği kadar Hz.Musa’yı, Hz.İsa’yı, Firavun’u anlatsın.

GÜLMECE

Genç imamlar, aralarından birini gaza getirip diyorlar ki:
“Oğlum sen hiçbir kıza laf atamazsın.” O da “atarım lan”, diyor.
Sonra arkadaşları “tamam o zaman bizim gözümüzün önünde seçtiğimiz kıza laf atacaksın” diyorlar. Daha sonra bunlar durağa gidiyorlar, kızı gösteriyorlar… Oğlan kızın yanına gidiyor…
Dürtükleyip kıza diyor ki: “şiişştt kız, sen süphanekeyi biliyon mu?”

****

Yıldırım Akbulut, İngiltere ziyareti sırasında Margareth Thatcer tarafından ağırlanıyormuş. Londra caddelerinde fayton gezisine çıkmışlar. Derken faytonu çeken at, gümbürtüyle gaz çıkartmış. Demir leydi, nezaketen özür dilemiş. Yıldırım Akbulut ise “Hay Allah, ben de at yaptı sanmıştım” demiş. Sağlıcakla kalınız.

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.