Görünen Köyün Kılavuzu Kuşe Kağıda Basılı

Seçimler yaklaşırken herkesin gündemi ekonomi oldu. Kahvelerde duyulan “Ne olacak bu memleketin hali?” sohbetleri biraz daha ciddileşti. Herkes cebindeki ile dilindekini karşılaştırmaya başladı.
Karşıdan bakıldığında, durumlarının çok parlak olmadığını anlatan esnaflar ve ürünü tarlada kalan çiftçi ile ekonomi güzellemeleri bir arada görünüyor.

***

Pazarda kiraz satışı yapan bir amca ile girdiğim diyalog ise herkese çok tanıdık gelecek.
Amca; 10 yıl önce ile şimdiki vaziyeti karşılaştırırken “Çiftçi bitti. Bu ülkede tarım bitti. İhracat yapılmıyor. Az sayıdaki alıcı piyasayı düşürüyor. Aldığımız mazot ile ilaç belimizi büküyor. İşçi ücretleri, zaten aldı başını gidiyor. Can çekişiyoruz.” dedi.
Amcanın 5 dakikayı aşmayan konuşması aslında ülkenin büyük bir bölümüne ayna tutuyordu.
Esnafa dönsek kira ödeyemiyor, vatandaşa dönsek asgari ücret ile geçinemiyor. Ekonomi parası olana iyi, olmayan yine can çekişiyor.
Birileri borsanın tarihi hareketlerinden kazanırken birileri “Ekmeği dolarla mı alıyoruz sanki?” diyor, altından çekilen koltuktan haberi yok.
Her gün yeni bölümlerin açıldığı üniversiteler var, hayatının baharında bir sürü mezun veriyor, işleri yok.
Nereye elinizi atsanız yetkililer methiye düzerken elinizi attığınız yer boş oluyor. Boşluktan da fazlası ülkenin çoğu yeri elinizi kirletiyor.
Görünen köyün kılavuzu kuşe kağıda basılı…

***

Bu örneğin yanı sıra her şeyden çok memnun olan kitle ise hiç de azımsanmayacak düzeyde…
Dolayısıyla seçimlerin ülkede yaratacağı farklılıklar tahmin öteye gidemiyor. Ülke hali böyle olunca Çanakkale’de de durum değişmiyor.
Herkes bakış açısına göre var olduğu kitlede. Kimse oradan dışarıya bakmıyor. İzole bakış açıları ise çoğu kişiyi yanıltıyor.
Seçim sonuçlarının ne olacağı bilinmez ama at gözlükleriyle bakılan partizanlık fırtına dindiğinde sosyal çevre ve kişilik değerlerine zarar verecektir.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.