Türk’ün Park Yasağı ile İmtihanı

Akşamları iş çıkışı evime gitmek için otobüse bindiğim tüm duraklarda hatalı park eden araçlar yüzünden hem şoförler hem de biz yolcular mağdur oluyoruz.

Bu mağduriyette son günlerde artış yaşamaya başladık çünkü tur otobüsü sezonu açıldı.

Seyahat acenteleri, müşterilerine Truva Atı önünde fotoğraf çektirme olanağı sunduğundan beri bu çile yaşanıyor.

Koskoca yolcu otobüsleri Çanakkale Valiliğinin bulunduğu bölgeye bazen karşılıklı olarak park edip, yolcularını indiriyor. Turistler üç-beş kare fotoğraf çektikten sonra yine otobüslerine doluşarak yollarına devam ediyorlar.

Peki, bu arada o caddenin trafiği ne oluyor dersiniz? FELÇ!

Geçen akşam karşılaştığım manzara ise daha da sinirlendirdi beni. Otobüsten inen turistlerden biri İngilizce olarak rehberine “Buraya park etmemiz sorun olmaz mı? Kızabilirler.” diyor, rehber beyefendi de sırıtarak “Bir şey olmaz. Alışık onlar.” şeklinde cevap veriyor. Eh cevap bu olunca, turist de güle oynaya yolun karşısına geçiyor tabii.

Bu arada otobüsün yolu tıkaması nedeniyle caddenin her iki yönündeki araçlardan korna sesleri yükseliyor.

Sesler iyice artınca Valilik bahçesinden bir polis gelerek rehbere “Otobüsü yoldan çekin” uyarısında bulunuyor ancak tabii ki tüm turistler binene kadar araç yerinden kımıldamıyor.

Hiç de münferit bir olay değil bu yaşadığım. Üstelik yaz boyunca bunun gibi pek çok olayla daha karşılaşacağımı da biliyorum.

Kendi kanunlarımızı, kendi halkımızın refahını hiçe sayan; üstelik işi tanıtım olan bu kişilerin yaptıklarının “Adamların kendi vatandaşına saygısı yok. Biz niye saygı gösterelim?” etkisi yaratacağı açık.

***

Niye her gördüğümüz “Park Yapılmaz” levhası önüne park ediyoruz? Niye sırf aracımız olduğu için kaldırıma, otobüs durağına, engelli park yerine park etme hakkını kendimizde görüyoruz? Çocukluktan itibaren başkalarının haklarına saygı göstermeyi öğrenemediğimiz için mi? “Yasaklar delinmek içindir yeağğğğ” diyerek içimizdeki küçük anarşisti ortaya koyduğumuzu düşündüğümüz için mi? İş bitirici olmak her şeyden önemli olduğu için mi?

Herhalde bunun psikolojik, sosyolojik, antropolojik bulgularla desteklenmiş; büyük ihtimalle sonucu “Eğitim şart”a çıkacak bir açıklaması vardır. Zaten kanunlar da yasağa uymayana yaptırım uyguluyor.

Ceza ya da yaptırım tehdidi olmadan düzgün, başkalarının hakkına riayet eden, insana yakışır şekilde hayatını idame ettiren bireyler olmayı ne zaman öğreneceğiz?

 





Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.