Şebeke – XVI

Baykuş kitap okurken dikkatle dinliyorduk. Fabrikada’ki işler ne denli yorucu olursa olsun akşam toplantılarına büyük bir istekle katılıyorduk. Bir kitap daha aldı eline. Totaliter Dönüşüm dedi yüksek sesle. Bu kitap biraz daha eskisini anlatıyor. Büyük ihtimalle bir çoğunuz ya çocuktu ya da doğmamıştı. Kitap 2020 lerde yaşamış bir muhalifin dönemle ilgili notlarından derlemeydi. İlk sayfasından başladı okumaya…

Muhaliflerin sandıktan beklenmeyen bir başarıyla çıkmalarının üzerinden tam 2 sene geçti. Sandıkların güvenliği konusunda alınan önlemler ve yürütülen seçim çalışmaları başarıyı getirmiş; Kitlesel Özgürlük Partisi’nin 20 senelik iktidarı sonlanmıştı. Özgür Düşünce Partisi adı altında birleşen muhalif kesimlerin başarılı seçim çalışmaları başta umutsuz olarak gözüken tabloyu alaşağı etmişti.



Özgür Düşünce Partisi ve İzlediği Yol

Ülkenin yarısı muhalif olmasına rağmen, muhaliflerin kendi aralarında ki çekişmeleri Kitlesel Özgürlük’ün demir yumruğunu güçlendirmekten başka bir işe yaramamıştı. Özgür Düşünce Partisi’nin gösterdiği adayların neredeyse tamamı Muhaliflerin bir kısmı tarafından eleştiriliyordu. Sonrasında eleştirenlerin benimsediği bir lider ortaya atılıyordu bu sefer diğer muhalif kesimlerin sesi yükseliyordu. Tam bir çıkmaz!

Özgür Düşünce Partisi bu çıkmazda bir yol bulmayı başarmıştı. Lideri istemeyenlerin karşısına yeni bir lider çıkartmak üzerine kurdukları propaganda dilini Lideri istemeyenleri birleştirmeye çevirdiler. Kampanya boyunca ÖD’nin adayı ortalarda gözükmedi, açıklamalarda bulunmadı. ÖD’nin  Kampanya görsellerinde güçlü ve karizmatik aday yoktu. Bu hamle; Kitlesel Özgürlük Partisi’i gafil avladı. KÖP liderinin fotoğrafının altına İSTEMİYORUZ yazarak başardılar kitleleri birleştirmeyi. Muhaliflere yeni liderler dikta etmeyi bırakıp tek ortak yönlerini kullanmışlardı.

18 Haziran 2023 – Seçim Sonrası Zorluklar

Özgür Düşünce Partisi seçimi kazanmıştı. Aylar sonra ilk defa rahat bir uyku çekebilmiştim. Gelin görün ki; mükemmel bir sabaha uyanamadık. ÖD seçimi kazanmıştı kazanmasına fakat KÖP liderliği bırakmıyordu. 20 sene süren kadrolaşma sonuç vermişti. Hiç bir devlet birimi KÖP liderine YÖNETİM EVİ’nden çıkması gerekliliğini söyleyemiyordu. Özgür Düşünce Partisi destekçileriyle beraber Yönetim Evi’ne yürümeye başladı. O yürüyüşte vardım. Hatırlıyorum. KÖP destekçileri Yönetim Evi’nin etrafına etten duvar örmüştü. Kitlesel Özgürlük Partisi iktidarda kalmak adına her şeyi yapıyordu. O gün devam etseydik yüksek ihtimalle Askeri Müdahale olacaktı. Ülkenin içine düşeceği kaos bahane edilerek Kitlesel Özgürlük Partisi seçimleri geçersiz sayacaktı. Neyse ki öyle olmadı geri döndük.

 

Aradan geçen bir iki ay işimize yaramıştı. Kitlesel Özgürlük Partisi destekçisi bir çok kişi KÖP’in demokrasiye saygı duyan bir yapı olduğunu, Özgür Düşünce Partisi’ne hak ettiği iktidarı bırakması gerektiğini dillendiriyordu.

 

İlginç bir şekilde; KÖP, zapt ettiği iktidardan çekildi. Düşündüğümüzden daha hızlı ve sakin geçen bu devir teslim bir çoğumuzu korkutmuştu. 1-2 hafta sonra korkularımızda ne denli haklı olduğumuzu gördüm. 20 senelik iktidarı boyunca kadrolaşan, liyakati ortadan kaldıran KÖP kadroları işleri bilinçli olarak durdurmaya başladı. Çok basit bürokratik işlemlerin yapılması haftalar alır olmuştu. Bütün bunlar olurken KÖP yanlısı medya ülkenin kötü yönetildiği ile ilgili manşetler atıyor, halkı sokağa çıkması konusunda cesaretlendiriyordu. KÖP destekçisi işçiler, memurlar homurdanmaya başladılar. Özgür Düşünce Partisi içerisinde ki bazı muhalifler bu gidişin sebeplerini sorgulamaya başladılar. Kulislerde şu fısıltıları duyar olduk: “KÖP geri gelmeden işler düzelmeyecek.”

12 Eylül 2023

Fısıltılar destekçi bulmaya başlamıştı. Özgür Düşünce destekçileri sokaklarda KÖP destekçileriyle birlikte gösterilere katılır olmuştu. KÖP’den kalan ekonomik enkaz Özgür Düşünce Partisi’ne fatura ediliyordu. Bütün bu süreci kenardan izleyen KÖP yöneticileri bir deklarasyon yayınladılar. İstekleri çok netti! Ülkemizi bölünmeye doğru hızla götüren bu sürece Ordu müdahale etmelidir!

12 Eylül 2023 sabahı uyandığımızda Özgür Düşünce yöneticilerinin göz altına alındığını öğrendik. Ordu ülke menfaatleri için darbe yapmak zorunda kaldıklarını söylüyordu. En kısa sürede demokratik seçimlerin yapılacağı sözü verilmişti. Ordu aracılığı ile KÖP tarafından yönetiliyorduk. Tutuklanmalar, göz altılar ardı ardına geldi. Totaliter bir rejime dönüşüyorduk. Umut yerini umutsuzluğa bıraktı. Muhaliflerin yapacağı bir şey kalmamıştı.

Her an tutuklanabilirdim. Sokaklarda “paranoya” isimli görünmeyen bir düşman kol geziyordu. Yıpranmıştık. Ruh sağlığımız bozulmuş aklımız bizle alay eder olmuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.