HEDİYE KUYRUKLARINDAKİ ATLETİK VELİLER

Kentin en merkezi alanları dün çocuklara ayrıldı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Çanakkale’de coşkuyla geçti.

Çocuklar gösteriler hazırladı, izleyicilere sundu. Konserler gerçekleşti. Animasyon gösterileri çocuklara eğlenceli dakikalar yaşattı. Tahta At Şenliği, en canlı haliyle çocuklarla buluştu.

20 ülkeden gelen dünya çocukları, dans gösterileri ile Çanakkale’de çocukların bayramına anlam kattı.
Çocuklar için eğlenceli ve öğretici atölyelerin yanı sıra hediye dağıtımları yapıldı. Çocuklara dağıtılan çeşitli hediyeler, yüzlerini güldürürken ailelerin daha heyecanlı olduğu göze çarptı.

Çocuklarını bayram için dışarıya çıkaran aileler, bazen onlar için bazen de kendileri için hediye sıralarında birbirleriyle yarıştı. En anlamlı kuyruk fidan kuyruğu olurken neyse ki izdihamda can kaybı yaşanmadı.

Küçük vatandaşlar için orada bulunan büyük vatandaşlar, hediye işini biraz abarttı. Oysa dağıtılanlar arasında sadece; dondurma, kağıt maske, balon, plastik baloncuk oyuncağı gibi hediyeler vardı…

Aslında; biliyoruz ki, bu durum 23 Nisan’a özel değil. Bir yerlerde bir şeyler bedelsiz olarak dağıtılıyorsa; nereden geldiğini anlayamayacağımız kadar kısa sürede bir kalabalık da beraberinde gelir. Kalabalık, karşıdan bakan birine o dağıtılan her ne ise almak isteyenlerin daha önce onu hiç görmediklerini düşündürür. İnsanlar birbiriyle yarışır, yetmez. Birbirlerini ezerler, yetmez. Bazen de kavga çıkar.
Bir tabak pilav da olsa dağıtılan, balon da, çiçek ya da not defteri de… Manzara aynı. Zaten zihinlere yerleşmiş olan “alma” duygusu, bedel ödemeyince daha da kuvvetleniyor sanki. Hiç dikkatleri çekmeyen bir etkinliğin biletleri, sırf ücretsiz diye bir saat içinde tükenebilir mesela.

Evet, hep aynı olan bu manzaraya alıştık. Ancak, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Çocukların bayramı! O çocuklar, okullarında sıraya girmeyi, beklemeyi öğrenen çocuklar. Kağıttan bir maske için biriyle kavga eden annesini görmeli mi sizce? Ya da bir balon uğruna engelli koşudaymış gibi davranan atletik babasına anlam verebilir mi dersiniz? Dondurmayı yiyemeyecek kadar küçük bebeği olan annenin elindeki 5 kutu dondurmadan bahsetmiyorum bile…


“Çocuklar gelecektir.” denir hep. Çocuk bayramında, çocuk kadar duyarlı davranamayan insanların yarattığı gelecek ne kadar umut vadediyor bilinmez ama en azından 23 Nisan’ı bırakın çocuklara kalsın…
Çocuklar, çocuk bayramında çocuk olmanın tadına varsın…