3 Şehit babası bir kahraman: Müşir ‘Deli’ Fuad Paşa.

Tarihteki bazı hikayeler, küçücük paragraflara saklanır, keşfedilmeyi bekler. Çanakkale okumalarım sırasında, aşağıya alıntıladığım paragrafta da bir sürpriz vardı. 5. Ordu komutanı Liman Von Sanders’in emir subayı Bnb. Prigge, sonradan 3. Kirte Savaşı adını alacak düşman saldırısının ilk günü olan 4 Haziranda (1915) günlüğüne şu kaydı düşmüştü (*):

 “Birinci günün sabahı, General Weber, kurmaylarının bir bölümüyle savaş safının hemen gerisinde, yaşlı Mareşal Fuat Paşa’nın orada şehit düşen oğlunun cenaze töreninde bulunuyordu. Birçok savaştan tanınan ve çok sevilen yaşlı General, oğluna son görevini yapmak için savaş alanına koşmuştu.”

Kimdi bu çok sevilen Mareşal Fuad Paşa? ‘Mareşal’ olarak değil, eski söylenişiyle ‘Müşir’ olarak arayınca kayıtlar da bir bir düşmeye başlıyor. Hakkındaki bilgiler özetle şöyle:

Çerkes asıllı Osmanlı asker ve devlet adamı Müşir ‘Deli’ Fuad Paşa,1835 Mısır doğumlu. 1877’de Osmanlı-Rus savaşında Tuna Cephesinde ünleniyor.  Askerlerinin önünde taarruza kalkışı, ona Elena Kahramanı ünvanını kazandırıyor.

Reşat Ekrem Koçu’nun İstanbul Ansiklopedisi’ndeki Müşir (Deli) Fuad Paşa maddesiyse şöyle diyor:

“Meslekî hayatında ve harbe cesaret ve yararlıkları ile, toplum hayatında doğruluğu ile, hak ve hakikati koruma yolunda -kendisine “deli” lakabını taktırtacak derecede pervasızlığı ile tanınmış ve pek geniş bir halk kitlesi tarafından sevilmiş bir kumandan.” 

Elena’da Rusları durduran kahraman, 2. Abdülhamit tarafından Müşir (Mareşal) yapılıyor. ‘Umum kumandanlık’ vekaletine tayin ediliyor. Hünkar yaverliği yapıyor, sonrasında Avusturya ve Rusya’da elçilik görevlerinde bulunuyor. 2. Abdülhamit’in politikalarını ve adamlarının ‘fenalıklarını’ herkesin içinde eleştirmekten çekinmiyor. Gözden düşüyor. 2. Abdülhamit’in baş hafiyesi Fehim Paşa ile arası açılıyor. Adamlarının karıştığı bir olay büyütülüp, cezası Fuad Paşa’ya kesiliyor. Devlet memurlarına silahla karşı koymaktan yargılanıp, idama mahkum ediliyor. Padişah tarafından affedilip sürgüne yollanıyor. Halkın gözünde bir kahraman olan Deli Fuad Paşa, Meşrutiyet’ten sonra (1908) İstanbul’a davet ediliyor ve bütün unvanları iade ediliyor.

Müşir Deli Fuad Paşa, Balkan Savaşları sırasında 77 yaşında olmasına rağmen görev istiyor. Yaşı gerekçe gösterilerek kabul edilmiyor. 1912’nin Aralık ayında Çatalca’ya vardığı sırada oğlu Said Fuad Bey’in şehit olduğunu öğreniyor. Ocak 1913’te ise diğer oğlu Reşit Fuad Bey şehit oluyor.

Deli Fuad Paşa’nın evlat acısı bitmiyor; 1915’te küçük oğlu Teğmen Halil Fuad Bey, Çanakkale cephesinde şehit düşüyor.

4 Haziran 1915’te 3. Kirte Savaşı, düşman gemi ve kara topçusunun

yoğun ateşiyle başlamıştı. O sırada Fuad Paşa oğlunu toprağa veriyordu. Prigge, bu bombardıman başlayınca törende bulunan bütün subayların atlarına atlayıp, görev yerlerine hareket ettiklerini yazıyor. Belki de kalan bir kaç askerle defin işlemi bitti, bilemiyoruz.

Fuad Paşa, Milli Mücadele döneminde de bir köşeye çekilip oturmadı. Anadolu’ya cephane ve asker geçirilmesine yardım etti. Memleketin düşman işgalinden kurtulduğu gördü. 1931’de 98 yaşında vefa etti.

3 Şehit babası bu müthiş askerin, şehit oğullarının ve tüm Şehitlerimizin ruhu şad olsun.

_____________________________________________________________

(*) Liman Von Sanders Paşanın Emir subayı Binbaşı Erich R. Priggenin Çanakkale Savaşı Günlüğü, Timaş, 2011.

 

(Bu yazı ilk kez Gündem Memleket Gazetesi’nde yayımlanmıştır.)