"Ülke ekonomisine büyük katkısı olacak"

“Ülke ekonomisine büyük katkısı olacak”

Çanakkale’de 1 milyar dolarlık altın madeni yatırımı yapmaya hazırlanan Alamos Gold Türkiye iştiraki Doğu Biga Madencilik Ülke Müdürü Metin Demir, yazılı bir açıklama yaparak altın madenlerinin Türkiye’nin ekonomisine büyük bir katkısı olacağını vurguladı.

Bu konuda dünyanın sayılı şirketleri arasında yer alan, çevre ödüllü Alamos Gold’un bu alandaki tecrübesini Türkiye’ye yansıtmak istediklerini aktaran Demir, Çanakkale’deki projelerinin Türkiye ve dünyada örnek gösterilecek projeler olacağını kaydetti. Demir, iddiaların aksine Atikhisar Barajı Su Toplama Havzası içerisinde, siyanür ya da başka bir kimyasal solüsyon içeren faaliyetlerinin kesinlikle bulunmadığını da açıkladı.

 2 BİN KİŞİLİK İSTİHDAM HEDEFLENİYOR

Alamos Gold’un Amerika, Kanada ve Meksika’da altın madeni üretiminde olduğunu, Türkiye’de de Doğu Biga adıyla faaliyet gösterdiğini hatırlatan Ülke Müdür Metin Demir, “Alamos Gold’un Türkiye iştiraki olarak faaliyet gösteren şirketimiz Doğu Biga Madencilik’in hepsi Çanakkale’de olmak üzere üç projesi bulunuyor. Çanakkale’ye 26 kilometre mesafedeki Kirazlı projemiz, planladığımız yatırımlardan birisi. Maden ömrü süresince toplamda 514 bin ons altın, 3.5 milyon ons gümüş üretimi planlanmakta. Bir diğer projemiz olan Ağı Dağı projesinin maden ömrü boyunca da yaklaşık 1 milyon ons altın, 2 buçuk milyon ons gümüş üretimi olacak. Çamyurt projesinde ise fizibilite çalışmaları devam ediyor. Mevcut projelerimizle birlikte bölgeye yaklaşık 500 milyon ABD Doları kuruluş yatırımı ve İşletme dönemi harcama tutarımızla birlikte yaklaşık olarak 1 milyar ABD Doları yatırım yapmayı planlıyoruz. Bölge ekonomisine sağlayacağı reel toplam katkının ise gelişecek yan sanayilerle birlikte 6 katına çıkacağını öngörüyoruz. Yine bu projelerde, 1000 kişi doğrudan istihdam edilecek. Hizmet alımlarıyla birlikte bu rakamın 2 bin kişiyi aşması bekleniyor. Bunun da bölgeye önemli bir ekonomik canlılık getireceği tartışılmaz bir gerçek” dedi.

BİRÇOK SEKTÖRÜ OLUMLU ETKİLEYECEK

Maden ekonomisinin, ürettiği katma değerle diğer tüm sektörlerin hem itici gücü hem de ana girdisi olarak yerini aldığını söyleyen Demir, “Tüm gelişmiş ülkeler için maden sektörü önemli ve ayrıcalıklı bir konuma sahiptir.  Ülkelerin kalkınma ve ekonomik gelişiminde önemli yeri olan madencilik ve entegre üretim sanayii, büyük bir katma değer oluşturmaktadır.  Bunun farkındalığıyla hareket eden güçlü firmalar Türkiye ekonomisine önemli katkılar sağlamaktadır. Bunu 27 yılı aşkın madencilik tecrübemle altını çizerek söylüyorum. Bu farkındalıkla bakacak olursak, altın üretiminde ciddi deneyim ve başarıya sahip Alamos Gold, merkezi Kanada’da bulunan orta ölçekli altın üreticisi bir Şirket. Hem Kanada Toronto Borsasında, hem de New York Borsası’nda işlem görmekte. Amerika kıtasında işleyen üç altın madeninin yanısıra, Kanada, Meksika, Türkiye ve ABD’de çeşitli arama ve geliştirme projeleri mevcut.  Tüm yatırım ve işletme dönemi harcamalarıyla bölge ekonomisine doğrudan istihdam dışında, inşaat sektörü, taşımacılık, giyim, tarım ve gıda gibi bir çok sektörleri de etkileyecek güçlü bir katkı koymaya hazırlanıyoruz” diye konuştu.

ÇALIŞANLARIN YÜZDE 80’İ  YÖREDEN OLACAK

İstihdam politikaları hakkında da bilgi veren Demir, “İstihdam bizim çok önem verdiğimiz bir başlık. Doğu Biga Madencilik olarak istihdam politikamızı yöre insanlarının iş gücünü değerlendirmek üzerine kuruyoruz. Çalışanlarımızın yüzde 80’i bölge insanından oluşacak. Bunun için daha şimdiden yöre insanımızı daha donanımlı hale getirmek için mesleki kurslar, sertifika programları düzenliyoruz. Gelecekte dünyanın her tarafındaki madenlerde başarıyla çalışabilecek insan gücünün yetişmesine de katkı sağlamak en büyük hedeflerimizden” dedi.

 TEKNOLOJİ GELİŞTİKÇE MADENCİLİK DE GELİŞİYOR

Dünyada, çevre bilincinin ileri düzeyde olduğu ülkelerde de maden yatırımlarının olduğunu anımsatan Demir, “Madencilik için çevre, insan ve iş güvenliği en değerli kavramlar… Bakın hemen iki ülkeyi örnek vereyim. Kanada, Avustralya. Bunlar hem maden ülkesi hem de çevre bilincinin ve çok ileri düzeyde olduğu ülkeler. Maden ve çevrenin bir arada ve sağlıklı gelişebileceğine birinci elden en iyi örnekler. Burada önemli olan en son teknolojiyi kullanmak, gerekli tedbirleri en üst düzeyde almak ve uygulamaları mevzuata uygun ve eksiksiz yerine getirmek. Zaten Alamos Gold, bu alanda kendisini ispatlamış bir şirket. Amerika, Kanada, Meksika gibi ülkelerde altın madenleri işleten, üstelik bu işletmeleri de çevre ödülü alan, bu anlamda donanımlı, çevreye, doğaya son derece saygılı bir şirket. Bunun çok büyük bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Çünkü Çanakkale de bu konuda çok hassas. Alamos Gold’un sadece üretim alanında değil çevre ve sosyal sorumluluk alanındaki tecrübelerini Çanakkale’deki projelerimize yansıtarak, sadece ülkemizde değil dünyada örnek gösterilebilecek işletmeler kurmayı planlıyor, bunun için tüm bilgi ve birikimimizle hazırlık yapıyoruz.

Metal madenleri, bütün dünyada yapılan, gelişen son teknolojilerle birlikte, hem çevreye hem bulunduğu alandaki yaşama son derece uyumlu şekilde ilerleyen işletmelerdir. Bunun dünyada bir çok örneği var ama Alamos Gold’un en büyük projelerinden birisi olan Meksika’daki Mulatos madenini buna örnek gösterebiliriz. Mulatos madeni, adını aldığı Mulatos köyüyle sınır komşusudur. Bir yandan madende işletme devam ederken, köyde de yaşam tüm olağan düzeniyle sürmektedir. Burada yaşayan köylüler, normal şekilde tarım, hayvancılık ve diğer günlük aktivitelerini devam ettirmektedir. Sadece bu örnek bile, doğru yapıldığında madenciliğin diğer işletmelerden çok da farklı olmadığını ortaya koymaya yetiyor” dedi.

KİRAZLI PROJESİ – ATİKHİSAR İLİŞKİSİ

Kirazlı projesinin Atikhisar Barajıyla ilişkilendirilmesini de değerlendiren Demir, “Kirazlı Altın Gümüş Madeni Projesi, Çanakkale il merkezine yaklaşık 30 Kilometre, Atikhisar Barajına yaklaşık 14 Kilometre uzaklıkta. Altını özellikle çizmem gerekir, iddiaların aksine bizim, Atikhisar Barajı Su Toplama Havzası içerisinde, siyanür ya da başka bir kimyasal solüsyon içeren faaliyetimiz kesinlikle bulunmamaktadır.

Şunu da ifade edeyim ki, Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni Projesinde, Atikhisar Barajından kesinlikle bir damla su dahi kullanılmayacaktır” dedi.

YÖREYE BİRÇOK KATKI SAĞLANDI

Henüz üretimde olmamalarına rağmen Sosyal Sorumluluk Projelerine büyük önem verdiklerini aktaran Demir, şunları söyledi; “Eğitim, Sağlık, Altyapı, Kültür bizim öncelik verdiğimiz ana başlıklar. Bölgenin iyileştirilmesi ve gelişmesine yönelik projelerimizin ekonomiye katkı sağlamasının yanı sıra uzun vadeli yatırımlar olmasına özen gösteriyoruz. Bu adımların en önemlisini bölgede yaşayan insanların sağlıklı ve temiz su ihtiyaçları karşılayacak gölet projemiz oluşturuyor. Tüm finansmanı Doğu Biga Madencilik tarafından karşılanacak olan Altınzeybek göletleri, bölgemizde yaşanan su sıkıntısına kalıcı çözüm anlamına gelmesi bakımından son derece önemli. Bölgede, henüz faaliyete bile başlamadan 2 hatıra ormanı oluşturduk. Bunun yanında bölge arıcılığına destek vermek amacıyla ‘arıotu’ ekimi gerçekleştirdik. Ayrıca süt toplama merkezleri, cami inşaatı, köprü-yol onarımları, kanalizasyon çalışmaları, köy konaklarının yenilenmesi gibi bölge insanının gündelik hayatını kolaylaştıran bir çok işte de Doğu  Biga Madencilik imzasını görebilirsiniz. Eğitimin bizim önem verdiğimiz ve öncelikli değerlendirdiğimiz başlık olduğunu belirttim. Komşu köylerimizde yaşayan başarılı öğrencilerimizin eğitim hayatlarına destek olmak, en önemsediğimiz projelerin başında geliyor. Bu kapsamda yıllardır aralıksız sürdürdüğümüz burs programımız, çocuklarımızın, gençlerimizin eğitimine katkı sağlıyor ve belki kim bilir geleceğin madencilerinin yetişmesine de zemin hazırlıyor. Yine komşu köylerimizde yaşayan vatandaşlarımızla birlikte organize ettiğimiz çeşitli kültür ziyaretleri bizim için çok anlamlı… Geçtiğimiz yıl 4’ncüsünü düzenlediğimiz Gelibolu şehitlik ziyaretimizde, aralarında daha önce buraları hiç gezme fırsatı bulamamış gencinden yaşlısına çok sayıda vatandaşımızla yine çok özel anları paylaştık. Tarihimizi ve vatanımız için nice kahramanlıklar yapmış evlatlarımızı birlikte yad ettik. Yine bölgemizdeki tarihi ve turistik alanlara olduğu gibi çevre illere de çeşitli zamanlarda  maden-kültür gezileri düzenledik. Birlikte yaşadığımız komşu köylerimizin etkinlikleri de en sevdiğimiz paylaşımlarımızdan…Katıldığımız köy hayırlarında hem katkıda bulunuyor hem de komşuculuk ve yardımlaşma ruhunu pekiştirerek, milletçe sahip olduğumuz bu güzel hasletleri yaşatmada elimizi taşın altına koymuş oluyoruz. Paydaşlarımızla her ay düzenli olarak toplantılar yapıyor, açık, şeffaf bir biçimde ve oybirliği ile aldığımız kararlarla belirlenen projeleri hayata geçiriyoruz. Karşılıklı güven esasına dayanan, bölgemizin hem sosyal hem de ekonomik geleceğine katkı sağlama yönündeki ortak paydayla hareket eden bir temel üzerine inşa ettiğimiz bu yapı ile gelecekte çok daha güçlü, çok daha  üretken olacağımızdan ve Türkiye’nin gurur duyacağı bir örnek teşkil edeceğimizden hiç şüphem yok.”

SEKTÖRDEKİ İYİ ÖRNEKLERİN ARTMASI ÖNEMLİ

Madencilik sektörüne özel bir önem verilmesi gerektiğini de söyleyen Metin Demir, “Madencilik, sektörler arasında en yüksek katma değer ve istihdam sağlama kapasitesine sahip olan sektördür. Daha çok kırsal alanlara yakın yerlerde gerçekleştirildiği için de kente olan göçü önlemekte ve bölgesel kalkınmayı hızlandırmaktadır. Bu nedenle gerek ekonomik gerekse sosyal kalkınma politikalarının oluşturulmasında, sektöre özel bir önem verilmesi gerektiği açıktır.

Bu anlamda, uluslararası deneyime sahip, iyi örnek teşkil eden, sektörde doğru rol model olacak Şirketlerin faaliyette olması, hem ekonomik- sosyal katkı anlamında değerli, hem de geleceğin Türkiye’sinde, geleceğin madenciliğinin gelişmesine de daha anlamlı bir katkı sağlayacaktır” dedi.