HÜKÜMDAR

HÜKÜMDAR

“Dindar görünmekten daha önemli bir şey yoktur.” Niccolò Machiavelli’in ünlü eseri Prens’te (Il Principe) Muhteşem Lorenzo’ya verdiği tavsiyelerden sadece birisidir bu. Machiavelli kitap boyunca Hükümdara tavsiyelerde bulunur. İdeal hükümdar nerede, nasıl davranmalıdır gibi sorulara cevaplar verir. Makyavel’in tavsiyeleri ahlaki değerleri veya toplumsal çıkarları gözetmez. Hükümdarın Hükmünü Sürdürülebilmesi’ni bir başka deyişle hükümdarın çıkarlarını ve bu çıkarların uzun vadeye yayılması esasını gözetir.

Aradan geçen onca zamana rağmen, bu tavsiyeler geçerliliğini koruyor. Yöneten ile yönetilen arasındaki ilişki, yöntemler doğru kullanıldığı sürece birbirini besliyor ve hükmün devamlılığını sağlıyor. İşin ilginci, Makyavel’in tavsiyeleri dil ve içerik açısından şeytan işi gibi gözükse de; yönetenlerin ne gibi dalaverelere başvurabileceklerini ortaya sermesi açısından eşsiz bir kılavuz haline dönüşüyor.

İşte Prens kitabından bir güzel söz daha. “Siyasetin, ahlak ile bağı yoktur.” Bu sözden sonra Makyavel’i uçarı bir Anarşist olarak görmeyiniz tabi. Siyasetin ahlaksızların işi olduğunu falan da söylemeye çalıştığı yok. Burada hükümdarına yeri geldiğinde gaddar olması gerektiğini; bunun, hükmün devamlılığı mevzu bahsinde zaruri olduğunu anlatmaya çalışıyor.

Bütün tavsiyelerin -sadece- Muhteşem Lorenzo’ya verildiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz! Ona verilen tavsiyeler kadar yönetilenler için de tavsiye bulmak mümkün kitapta. Hükmetme arzusunun insana neler yaptırdığını objektif bir şekilde görebilen halklar hükümdarının şeytanlaşmasına müsaade etmezler. Yönetenlerin samimiyetsiz olup olmadığını inanarak anlamak yerine, yaptıklarının ve söylediklerinin tutarlılıkları üzerinden anlamaya çalışırlar. Bu şekilde davranmayan halklar; hükümdar için, hükmetmesini sağlayan değersiz bir kalabalıktan fazlası değildir. Halkın temel gayesi refah içinde, özgürce yaşamak olmalıdır. Aksi halde Şark otokrasilerinde sıkça görüldüğü üzere özgürlük tek kişiye ait olacaktır.