Behramoğlu “Aydınlanmanın Neresinde” olduğumuzu anlattı

Kongrenin Onur Konuşmacısı Prof. Dr. Ataol Behramoğlu, saat 11.30’da konuşmasını yapmak üzere Turhan Mildon Kültür Merkezi’nde sahneye çıktı.

Ataol Behramoğlu, yapmış olduğu konuşmasında, “Mustafa Kemal’in neden elinde yetki varken tek adamlığı değil parlamenter sistemi seçtiğini anlatmak lazım. Bunları insanlara güzel güzel anlatmamız lazım. Ezberlenmiş sözlerden çok günlük yaşamdan örneklerle, insanların nasıl ayrıştırılmayacağını, köylerimizde kadınların daha önde olduğunu anlatmamız lazım. İnsanlığın ve umudun altını çizmemiz lazım” açıklamalarında bulundu.



Kepez’de Ataol Behramoğlu Rüzgarı

Behramoğlu, “Türk Milleti zeki ve çalışkan bir millettir. Türk Milleti samimiyet arıyor. İnanmak istiyor. Millet olarak ezbere lafları alkışlasak da bizler inanç istiyoruz. Çaresizlikten oy da veriyoruz. Bu insanlara bir şeyler sağlandı. Onun üzerine gitmemiz lazım. Bilimsellik, aydınlık, samimiyet, mizah ve ekonomi ile ilgili somut örneklerle vatandaşlara hep bu konuları anlatmamız gerekir. Secim ortamında bu konuların konuşulması doğru aktarılması çok önemlidir. Aydınlanma insan olmamız demektir.

Bilimsel alanda, felsefi alanda, sanat alanında aydınlanma 3 boyutta incelenir. Bilimsel aydınlanma ateşi bulmak ile başlamıştır. Ateşin keşfinden tekerleğin keşfinden günümüze kadar gelen süreçtir. Felsefi aydınlanma insanin var olusu ile ilgilidir. Ben kimim çok önemli bir sorudur. İmam Hatip öğrencileri bile “Allah her şeyi biliyor madem neden bizi yarattı. Biz onun oyuncağı mıyız sorularını soruyorlar. Aristoteles’ten Platon’dan günümüze kadar uzanan süreçtir. Altını önemle çizmek istediğim konu, dinler felsefe için sadece bir dipnottur. Felsefenin ışığı altında sönüktürler. Bu basitliğe düşmeyelim. Kişisel inançlarımız ayrı bir konu ama siyasetin dilinden bunu alalım. Bizler bunu yapmamalıyız. Bilimsel sanatsal felsefi aydınlanmayı insanlarımıza anlatmamız lazım. İnsanlarımız bu konulara ve bu bilgilere açlar. Doğru anlatıldığı zaman vatandaş, bu konuları algılayabilir. Aydınlanmanın 3. unsuru ise sanatsal aydınlanma ile baslar. Şiir, müzik, resim gibi unsurlardır. Bilişsel ve kavramsal unsurların yansımalarıdır. Tüm duygularımızı kucaklayan  bir yaratıdır. İnsanin tarifi aydınlanmış olan ve aydınlanmakta olan varlıktır” dedi.

Siyasetle ilgili ise, “Yöneticiler bilimsellikten, laiklikten, sanattan uzak ülkeyi yönetmeye çalışırlarsa onlar alaşağı etmek görevimizdir. Kendilerine kötülük yapabilirler ama ülkeye kötülük yapamazlar. Bu yöneticiler bu ülkeyi simdi yönetenlerdir. Bunları alaşağı etmemiz lazım ve buna mecburuz” açıklamalarında bulundu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.