Ataol Behramoğlu Rüzgarı Esti!

Bu yıl Umut temasıyla yapılan 2.Uluslararası Rating Academy Kongresi ve Sergisi dün tüm heyecanı ile başladı. Kongrenin onur konuşmacısı Prof. Dr. Ataol Behramoğlu oldu.

Prof. Dr. Ataol Behramoğlu, saat 11.30’da çıktığı kürsüden Mustafa Kemal Atatürk’ün elinde yetki varken neden padişahlığı değil de parlamenter sistemi tercih ettiğini vatandaş anlatmamız lazım” vurgusu yaptı. Behramoğlu, aynı zamanda erken seçim ile ilgili fikirlerini de dile getirdi.



Türk Edebiyatının duayen isimlerinden Atatol Behramoğlu dün Çanakkale’deydi. Ataol Behramoğlu Kepez’de düzenlenen 2.Umut Kongresi’nde onur konuğu olarak konuştu. Türkiye’nin içinde bulunduğu döneme ve erken seçime değinen Behramoğlu mevcut hükümetin artık alaşağı edilmesi gerektiğini belirtti.

“ATATÜRK’ÜN NEDEN PADİŞAHLIĞI SEÇMEDİĞİNİ ANLATMAMIZ LAZIM”

Behramoğlu yapmış olduğu konuşmasında, “Mustafa Kemal’in neden elinde varken tem adamlığı değil parlamenter sistemi seçtiğini anlatmak lazım. Bunları, insanlara güzel güzel anlatmak lazım. Ezberlenmiş sözlerden çok günlük yaşamdan örneklerle, insanların nasıl ayrıştırılmayacağını, köylerimizde kadınların daha önde olduğunu anlatmamız lazım. İnsanlığın ve umudun altını çizmemiz lazım.

“MİLLET OLARAK ARTIK İNANÇ İSTİYORUZ”

Türk Milleti zeki ve çalışkan bir millettir. Türk Milleti artık içinde bulunduğumuz günlerde samimiyet arıyor. İnanmak istiyor. Millet olarak ezbere lafları alkışlasak da bizler aslında inanç istiyoruz. Çoğu zaman çaresizlikten oy veriyoruz. Bilimsellik, aydınlık, samimiyet, mizah ve ekonomi ile ilgili somut örneklerle vatandaşlara hep bu konuları anlatmamız gerekir. Seçim ortamında bu konuların konuşulması doğru aktarılması önemlidir. Aydınlanma insan olmamız demektir.

“İNSANIN TARİFİ AYDINLANMIŞ OLAN VARLIKTIR”

Bilimsel alanda, felsefi alanda, sanat alanında aydınlanma 3 boyutta incelenir. Bilimsel aydınlanma ateşi bulmak ile başlamıştır. Ateşin keşfinden tekerleğin keşfinden günümüze kadar gelen süreçtir. Felsefi aydınlanma insanin var olusu ile ilgilidir. Ben kimim çok önemli bir sorudur. İmam Hatip öğrencileri bile “Allah her şeyi biliyor madem neden bizi yarattı. Biz onun oyuncağı mıyız sorularını soruyorlar. Aristoteles’ten Platon’dan günümüze kadar uzanan süreçtir. Altını önemle çizmek istediğim konu, dinler felsefe için sadece bir dipnottur. Felsefenin ışığı altında sönüktürler. Bu basitliğe düşmeyelim. Kişisel inançlarımız ayrı bir konu ama siyasetin dilinden bunu alalım. Bizler bunu yapmamalıyız. Bilimsel sanatsal felsefi aydınlanmayı insanlarımıza anlatmamız lazım. İnsanlarımız bu konulara ve bu bilgilere açlar. Doğru anlatıldığı zaman vatandaş, bu konuları algılayabilir. Aydınlanmanın 3. unsuru ise sanatsal aydınlanma ile baslar. Şiir, müzik, resim gibi unsurlardır. Bilişsel ve kavramsal unsurların yansımalarıdır. Tüm duygularımızı kucaklayan  bir yaratıdır. İnsanin tarifi aydınlanmış olan ve aydınlanmakta olan varlıktır.

“BU YÖNETİCİLERİ ALAŞAĞI ETMEMİZ LAZIM”

Yöneticiler bilimsellikten, laiklikten, sanattan uzak ülkeyi yönetmeye çalışırlarsa onlar alaşağı etmek görevimizdir. Kendilerine kötülük yapabilirler ama ülkeye kötülük yapamazlar. Bu yöneticiler bu ülkeyi simdi yönetenlerdir. Bunları alaşağı etmemiz lazım ve buna mecburuz” açıklamalarında bulundu.

Tunahan Ünsal

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.