Timur’un Filleri

Çoğu kimsenin içi çok dolu. Bir kısmı korku dolu hatta. Herkes uzaktan kaşla gözle veya tepkisiz kalarak anlaşıyor ama içten içe bir volkan patlamak üzere.

Herkesin gözleri çakmak çakmak ‘yeter artık!’ diyor;

“Hiç bu kadar ayrışmamıştık. Hiç bu kadar kin ve nefret dolu bakışlarla karşılaşmamıştık.” Çanakkale’nin ara sokaklarında, 18 Mart töreni için il dışından getirilen kalabalıklarla temas edenlerin başına geldi mi bilmiyorum. Benim geldi…

Herkes yeter artık diyor ama…

Durakta beklerken astımlı astımsız, suratınıza üflenen halka halka sigara dumanına itiraz edin sıkıysa. Ne cevap alıyorsunuz bakalım? Hadi cevabı tahmin ettiniz, bir kişi olsun sizi destekler mi?
Binin bir otobüse, insanların birbirine nasıl davrandığına bakın, ‘ilerlesenize kardeşim, aşağıda bekleyenler var!’ deyiverin. Bunu dedikten sonra put gibi çakılı kalanların suratına iyi bakın. Annenize duydukları sevgiyi duyumsayın.

Mesela diyelim, boğazınız gıcık tuttu, öksürüyorsunuz sesli sesli… Çoğu kişinin huzuru kaçar da bir yudum su veren bulunmaz… Bulunur mu?

Yaya geçidinde, üstünüze üstünüze geliyor yayalar değil mi? Halbuki, hep sağdan gidilirdi… Baktınız mı acaba yolun neresindeydiniz?

‘Oy verdiğim başkanın konuşmasını engellediler ama sosyal medyada Başkan çok harika konuştu canım’ diyenlerden misiniz… Neden bir gösteri yapılmadı, ‘Başkanıma Dokunma’ diye…

İlla ki, sizin yerinize biri ateşi çalsın (Prometheus gibi) istiyorsunuz. Biri bizim için yansın hep. Şair, bağır bağır bağırıyor… “Ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa…” Ben bilmiyorum o şairi diyorsunuz belki de… bildiğiniz halde hem de…

Gelelim Timur ve fillerine…
Hepsi kıssadan hisse içerir ona göre. 2 hikaye var.
1.) Timur, Ankara Savaşı dönüşü, yer yer isyan durumunda olan köylere birer fil bırakılmasını emretmiş. Biraz zaman geçmiş. Elçiler halkın çok kızgın olduğunu bildirmiş. Timur, “kızgın halktan zarar gelir, ordudaki tüm filleri hane hane dağıtın” demiş. Bir süre sonra durum tespiti istemiş.

Elçi: “Hayretler içinde kaldım Hünkarım, halk işi gücü bırakmış eğleniyor, zil takıp oynuyor.” demiş. Timur, tez elden dağıtılan tüm fillerin toplanmasını emretmiş. Ama efendim demişler… Timur: “Eğlenen, oynayan halk düşünmeye fırsat bulamaz, düşünmeyen halktan da bana zarar gelmez.” Diye buyurunca, danışman, elçi neyin varsa hepsi sessiz sedasız yerlerine çekilmiş.

2.) Timur savaştan dönerken köylülere hediye olarak bir fil vermiş. Köylüler bu bağışı sevinçle alkışla karşılamışlar. Bir süre sonra fil köydeki ekinlere zarar vermeye başlamış. Köylü son derece şikayetçiymiş bu durumdan. Düşünüp, bulmuşlar: ‘Timur’la Nasrettin Hoca’nın arası iyidir.’

Hocaya gidip, ‘Timur’la ilişkilerin çok iyi, seni sever. Gidip söyle de bu fili alsın’

Hoca, köylülere tam olarak güvenemiyormuş ama ‘Tamam gideceğim. Yalnız siz de benim arkamdan geleceksiniz. Hep birlik olacağız. Ben sizin adınıza konuşacağım.’ demiş.

Yola çıkıp Timur’un otağına varmışlar. Otağın kapısında hocayı karşılayan Timur, ‘Hayrola hocam buyur, ne istersin?’ demiş. Hoca arkasını dönüp köylüleri gösterecek olmuş… Bir bakmış ki, arkasında kimseler yok. Sözlerine kaldığı yerden devam etmiş, ne yapsın: ‘Yüce hükümdarımız, köylüler gönderdiğiniz filden çok memnunlar. Hünkarımız iki fil daha gönderebilir mi acaba diyorlar…

Kısa kısa…

• Kültür Bakanlığı ile Tarihi Alan Başkanlığı, 18 Mart için kamu spotu yaptırmış. Sloganı ‘Birileri Var’. Nihat Hatipoğlu bile var ama Atatürk yok! diye eleştirildi. ‘Birileri Var’ filminin 3 dakika 24 saniyelik versiyonunda ise 3 ayrı planda Atatürk var. Filmin içeriğiyse ayrı bir yazI konusu.
• Türk Silahlar Kuvvetleri’nin yaptırdığı afişe bakan çocuklar, resmedilen Seyit Onbaşı’yı görür görmez ağlamaktan helak oldu. Çatık kaşları, kaytan bıyıkları, karanlık çizilmiş çehresiyle bırakın küçükleri, ben bile ürktüm. Yahu, Seyit Onbaşı’nın tarihe geçen orijinal fotosunu edinmek çok mu zor? Değil. Bir bak o zaman kardeşim… Akça pakça, maviş Seyit olmuş sana hapishane kaçkını… Kabul edilecek gibi değil.
• Cami ve genel ev söylemleriyle Çanakkale’ye ve Şehitlerimize hakaret eden öğretim üyesi şahıs hâlâ görevde…

Çiftlik Bank bir sonraya kaldı…



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.