Havra’da Sanat

18 Mart Çanakkale Zaferi etkinlikleri kapsamında dün, Mekor Hayim Musevi Sinagogu’nda açılan “Çanakkale Savaşı-1.Dünya Savaşı ve Osmanlı Yahudileri” sergisine yoğun katılım gerçekleşti. Açılışta, Barışın Kenti Çanakkale’de yıllar geçse de dil, din, ırk ayrımının yapılmadığı vurgulandı. Musevi Sinagog Vakfı Başkanı Sami Kumru, açıklamasında; Havra’nın ilk kez bir sergiye ev sahipliği yaptığını, devam edileceğini açıkladı.

18 Mart Çanakkale Zaferi anma etkinlikleri kapsamında, önceki 18.00’de Mekor Hayim Musevi Sinagogu’nda, “Çanakkale Savaşı-1.Dünya Savaşı ve Osmanlı Yahudileri” sergisi açılışını yaptı. Açılışı yapılan sergide Türkiye Cumhuriyeti topraklarındaki Yahudi kültürel mirası anlatıldı. Yapılan konuşmalarda, Barışın Kenti Çanakkale vurgusu yapılarak, şehitlerin de ayrılmadan anıldığı belirtildi. Çanakkale’nin dil, din, ırk ayrımı yapmadan verdiği bağımsızlık mücadelesinin önemi, üzerinden yıllar geçmesine rağmen aynı ruh ile hatırlandı.
Sergi açılışına yoğun katılım gerçekleşti. Katılanlar arasında CHP Çanakkale Milletvekili-Parti Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, İl Kültür Müdürü Kemal Dokuz, Çanakkale Baro Başkanı Bülent Şarlan, Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Dardanel Şirketler Grup Başkanı Niyazi Önen, Musevi Sinagog Vakfı Başkanı Sami Kumru, Sergi Küratörü Metin Develi katıldı.

SİNAGOG SANATA EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
Serginin açılışında konuşma yapan; Musevi Sinagog Vakıf Başkanı Sami Kumru, “Mekor Hayim Sinagog’u 100 yıllık geçmişinde ilk kez bir sergiye ev sahipliği yapmaktadır. İşlevi gereği sadece dini tören ve ibadetlerde açık olan sinagogumuz 10 yıldan beri ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Bir zamanlar 1500’lere ulaşan Çanakkale’deki Yahudiler’in ihtiyacını karşılayan 3 sinagog bulunuyordu. Mekor Hayim Sinagog’u ise hala faaliyetine devam etmektedir. 1970’li yıllardan itibaren Çanakkale’de Yahudi sayısı azalmaya başlamıştır. Başka yerlere göçen Çanakkaleli Yahudiler, ana toprakları olan Çanakkale’yi hiçbir zaman unutmamışlardır. Bunun bir göstergesi olarak 29 Ekim haftasında eski yaşadığı yerleri görüp, hatıralarını yad etmek ve dostlarıyla kucaklaşmakta ve burada buluşmaktadırlar. Bundan sonraki yaşamında Mekor Hayim Sinagog’u sanatsal faaliyetlere ev sahipliği yapmanın dışında Çanakkale’de bir zamanlar Yahudiler yaşardı düşüncesini yeni nesillere aktaracaktır.”

100 ŞEHİTTEN 1’İ GAYRİMÜSLİM
Kumru’nun ardından konuşan Küratör Metin Develi; “2 Şubat 1921’de Atatürk’e Yahudi toplumu hakkında fikri sorulduğunda şöyle cevap vermişti: “Türklerle kader birliği etmiş bazı sadık unsurlarımız vardır ki; bilhassa Museviler, bu millete sadakatlerini ispat etmişler, bundan böyle vefa ve saadet içinde yaşayacaklardır.”

Türkiye Yahudi Toplumu Başkanı’nın söylediği gibi; “Tarih gösteriyor ki; her kötü olayın altında bir Yahudi aramak, Yahudiliği vatan düşmanı bizleri de vatan haini olarak gösterenler karşısında her seferinde sadakatimizi ispat etmek zorunda kaldık. Hazırladığımız bu sergi, vatana edilen hizmeti gösteren çok sayıda örnekten bir kısmını yansıtıyor. ÇOMÜ’den Doç. Dr. Mithat Atabay’ın yıllardır devam ettirdiği araştırmalar çok çarpıcı bulguları ortaya çıkarıyor. Cephede Müslüman askerlerin yanında gayrimüslim askerlerin de yaşadığını, hayatını kaybeden Osmanlı askerlerinden 558’inin gayrimüslim olduğunu tespit etmiş oluyoruz. Bu sayı her 100 şehitten birinin gayrimüslim olduğunu göstermektedir.Bu gerçekleri tekrar hatırlatmak amacıyla bu sergiyi açtık.”
Develi konuşmasına ek olarak; Osmanlı ordusundaki bazı rütbeli Yahudi’lerin isimlerini saydı.

“BARIŞ ORTAMINDA YAHUDİ’LERİN KATKISI BÜYÜK”
Son konuşmayı yapan Belediye Başkanı Ülgür Gökhan; “Benim için çok duygusal bir durum. Sami benim çocukluk arkadaşım. Çocukluğumuz birçok Yahudi gençle beraber geçti. Bu anlamlı günlerde; özellikle tarihi bilmeyenlere biraz tarih açılımı yapmak için burada Yahudi’lerin savaşta neler yaptığını, hangi durumda olduklarını ortaya koymak adına anlamlı bir sergi olduğunu söylemek istiyorum. İspanya’da dışlanan Yahudi’ler Osmanlı’ya sığınmıştı. Hiçbir zaman kendilerini Türk toplumunun dışında hissetmediler. Daha sonra Hitler zulmünden kaçan bilim adamları ve hukukçular bugünkü hukuk ve tıp sistemimiz için çalışarak bize yol açtılar. Çanakkale’de bugün bir barış ortamı varsa burada Yahudi’lerle birlikte olmanın katkısı da vardır. Biz Yahudi’lerin gitmesi konusundan memnun değiliz tabii ki. Dostluğumuz devam etmektedir. Buraya gelip konuşunca aklıma biri geldi. En son onun cenazesinde konuşmuştum burada. Yaşar. Yahudi Yaşar. Yahudi Yaşar’ın gezdiği bisikleti Kent Müzesi’nde. Unutulmasın yaşasın. Kültürümüze sahip çıkalım.”
Sergi 15 Mart – 15 Nisan arasında, Hafta arası günlerde  13.00 -17.00 saatleri arası  ziyarete açık olacak.
Yıldız Sağlam




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.