“Klonlandınız”

Bu başlık gibi klon her şey. Ayakkabılar, pantolonlar, kazaklar, yüz ifadeleri, sevme şekilleri, öfkeler, sohbetler, klişe kalıp cümleler…

Karnımızı doyurmaya o kadar odaklandık ki, sürüklenişimizin farkında değiliz. Açız çünkü. Aç bırakıldık. Başta boyun eğdik, sonra isyan edemedik. Bir kısmımız fark ettik, üşendik.
Giydiklerimiz aynı, kullandığımız dil aynı. Farklı tiplerde, aynı kişilerle oturuyoruz her akşam. Farklı kelimelerle aynı sohbeti ediyoruz her masada… Çok beğenerek aldığımız ayakkabı da herkeste var, kendi zevkimiz sanıyoruz.

Aynı şeylere gülüyoruz. Aynı şeylere güldüğümüz insanları bulmanın zorluğu, onları bir nebze daha değerli kılarken artık buna gerek bile kalmıyor. Sokağa çıktığınızda birçok kişinin güldükleri size de komik geliyor. Ya güler gibi yapıyorsunuz kendinizi kandırıp ya da farkına bile varmıyorsunuz. Özel olmayan insanlarla özel sandıklarınızı yaşıyorsunuz.

Hayatımız şekilleniyor. Koyulduğu kabın şeklini alan sıvıdan farkı olmayan bizler, dayatılan ne varsa kendimizin seçtiğini sanıyoruz. Sonra başlıyor, ben merkezli cümleler. Tatmin ihtiyacı, ben odaklı yaşamı getiriyor. Onaylanma ihtiyacı, güdülmeyi…

Hayatımız şekilleniyor. Hayatımız, popüler kültürün sunduklarını kendi fikrimiz sanma hastalığı içinde şekilleniyor. Verdiğimiz tepkiler birbirinin aynısı. Bizim olmayan ne varsa içinde yaşıyoruz. Fark edersek oradan kaçıyoruz. Kolay geliyor bazen genel geçer olmak. Bir duruş sergilemek, ödün de içerir çünkü. Bunu göze almak ise biraz aç kalmayı gerektirir. Kimsenin özgün olmadığı, “özgün” kelimesinin anlamının bile neredeyse bilinmediği bir yerde, kolay yoldan var olmak varken kim düşünür ödün vermeyi?

Haklı insanlar…
Dert “var olmak” çünkü şimdi. Popüler olmak, “takipçi kasmak.” Gerçekten orada olmadığımız sofralarda oturmak, yalnız kalmamak…

Olmadığınız biri gibi yaşadığınızı fark edin. Fark ettiyseniz de mücadele. Yavan hayatlarınızdaki tatsız sohbetleri, birkaç “like” uğruna benimseyip sizin sanmayın. Özel hissetmeyin. Çünkü milyonlarca insanın yaşadığı hayatın aynısını yaşıyorsunuz.

Hiç düşündünüz mü ? Kendi hayatınızda neleri gerçekten siz seçtiniz?



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.