“Türkiye’de İktidar Hedefliyoruz”

CHP İl Başkanı İsmet Güneşhan, dün CHP İl Merkezi’nde basın açıklamasında bulundu. Açıklama saat 12.00’de gerçekleşirken, açıklamaya Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve CHP Merkez İlçe Başkanı Ali Uyanık da katıldı. Açıklamada, CHP’nin Tüzük Kurultayı ve Şeker Fabrikaları’nın özelleşmesiyle ilgili bilgiler paylaşıldı.

CHP’nin Tüzük Kurultayı, geçtiğimiz günlerde Ankara’da sonuca ulaştı. Tüzük Kurultayı sonrasında CHP’de bazı konularda tüzükte değişiklikler meydana geldi. CHP İl Başkanı İsmet Güneşhan, dün Tüzük Kurultayı ile ilgili bilgileri paylaşmak adına parti genel merkezinde basın açıklamasında bulundu. Basın açıklaması saat 12.00’de gerçekleşirken, açıklamaya Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve CHP Merkez İlçe Başkanı Ali Uyanık’ta katıldı. Basın açıklamasında Tüzük Kurultayı hakkında paylaşılan bilgilerden ziyade son günlerde gündemde bulunan şeker fabrikalarının özelleşmesi ile ilgili cümlelerde yer aldı.

“Genel Başkan Olabilmek İçin Gerekli İmza Oranı %10’dan %5’e Düştü”

İsmet Güneşhan, düzenlemiş olduğu basın açıklamasında Tüzük Kurultayı hakkında; “Cumhuriyet Halk Partisi olarak öncelikle il ve ilçe kongrelerimizi tamamladık. Daha sonra 36. Büyük Adalet Ve Cesaret Kurultayı’mızı gerçekleştirdik. Geçtiğimiz hafta sonu da 19. Olağanüstü Tüzük Kurultayı’mızı yaptık. Yapmış olduğumuz bu Tüzük Kurultayı ile birlikte partimiz artık 2019 yılında yapılacak olan yerel, genel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine tüm örgütümüz ile birlikte hazır duruma gelmiştir. Yeni tüzüğümüz de , mevcut tüzüğün tamamı yeniden ele alınarak önemli değişiklikler yapıldı. Yeni tüzük 86 maddeden oluşmaktadır. Daha sade daha anlaşılır ve daha demokratik bir tüzük olmuştur. Tüzük şeffaf ve katılımcı bir anlayış ile gerçekleştirilmiştir. Çanakkale il örgütü olarak , düzenlenen danışma kurulu toplantılarında, Belediye başkanlarımız, il genel meclis üyelerimiz ,örgütlerimizin görüş ve önerileri alınarak hazırladığımız taslak tüzük önerisi genel merkezimize iletilmiştir. Genel merkezimiz tüm illerden gelen bu değerlendirme ve önerileri dikkate alarak bir taslak tüzük hazırladı ve bu taslak tüzüğü tüm örgütlerimize ve kurultay delegelerimize gönderdi. Tüzük Hazırlama Komisyonu bu taslak tüzüğü, milletvekillerimiz, parti meclisi üyelerimiz ve yüksek disiplin kurulu üyeleri değerlendirmiştir. Ardından il başkanları ile yaklaşık 8 saat süren bir toplantı sonucu taslak tüzük yeniden revize edildi ve örgütlere gönderildi . Çanakkale il örgütü olarak yeniden il danışma kurulunda taslak tüzüğü görüştük. Ankara’da tüzük hazırlama Komisyonu ile birlikte yeniden bir araya gelip yaklaşık 11 saat süren bir çalışmanın sonucunda tüzük taslağına yeniden oluşturduk. İki gün süren tüzük kurultayı neticesinde tüzüğe son şeklini verdik. Genel başkan adayı olabilmek için gerekli imza oranı %10’dan %5’e düşürülmüştür. Bu oran daha önce %20 idi. Yine örgütlerimizden gelen talep doğrultusunda Parti Meclisi adaylığı için en az on kurultay delegesinin imzası şartı yeni tüzükte yer almaktadır. Yeni tüzük ile birlikte örgütlerimiz daha da güçlenmiştir. İl ve ilçe Başkanlıklarımızın bulundukları il ve ilçe de örgütü yönetici hükmü tüzükte özel olarak vurgulanmıştır biz Cumhuriyet halk Partisi olarak güçlü örgütlerle Türkiye’de iktidara gelmeyi hedefliyoruz. Yeni tüzükte milletvekili adaylarının belirlenmesine ilişkin %85 ön seçim şartı korunmuştur. Hatta ilk taslak metinde bir milletvekili çıkarılan illerin ön seçim dışında tutulması önerilmiş olmasına rağmen örgütlerden gelen itiraz sonucunda kurultaya sunulan metinden çıkartılmıştır.

“Parti Gençlik Kotası %10’dan %20’ye Çıkartıldı”

Güneşhan; “Gençlere önem veren bir parti olarak biz Cumhuriyet halk Partisi gençlik kotasının % 10’ dan %20’ye çıkarılarak gençlerin önü açılmıştır. Yeni tüzükte ilk defa eski genel başkanlar, eski meclis başkanlığı ve genel başkanın belirleyeceği isimlerden oluşan bir etik kurulu oluşturulacaktır kurulan bu etik kurulu partinin ilkelerini belirleyecektir Cumhuriyet Halk Partisi’nde artık Tüzük Kurultayı ile birlikte parti çalışmaları tamamlanmıştır. Bundan sonra 2019’da yapılacak olan seçimlere odaklanıp, tüm enerjimizi seçim çalışmalarına vererek, demokratik çağdaş ve güçlendirilmiş parlamenter sistemin yeniden yapılandırılmasını sağlayarak tek adam rejimine son vereceğiz” açıklamalarında bulundu.

“İşletmelerimiz İktidarın Rant Uğruna Kurban Edilmek İsteniyor”

Güneşhan, son dönemde gündemde bulunan şeker fabrikalarının özelleşmesi ile ilgili, “Cumhuriyet halk Partisi olarak ülkemizin gıda güvenliğini tehdit eden şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşı pancar üreticilerinin ve fabrika işçilerinin yanında mücadele ediyoruz. Şeker fabrikaları halkımızındır ve asla satılamaz. Genç cumhuriyetin kıt kaynakları ile kurduğu bu değerli işletmeler iktidarın anlık rant hesaplarına kurban edilmek isteniyor. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi değil, kooperatiflerimizin bu fabrikaların yönetimi ve mülkiyetinde pay alması bu kritik sektörün başarılı seyrine devam etmesi için atılması gereken birinci adımdır. Cumhuriyetin ilk yıllarında kooperatifçilik Türkiye içinde kalkınmanın itici gücü oldu. Bugün özelleştirilmek istenen 14 adet şeker fabrikası 2 milyon 500 bin insana iş ve aş sağlamakta ve bin 575 köyden pancar alımı yapmaktadır. Bu fabrikalar için 47 bin 758 çiftçi toplam 1,25 milyon dekar alanda pancar ekimi gerçekleştirmekte ve , 4 binin üzerinde çalışanla 7 milyon ton şeker pancarı işlenmektedir.

“Özelleştirmeler Sonucunda 2 milyon 500 bin Kişi İşsiz Kalacak”

Değerli arkadaşlar AKP Genel başkanı MYK toplantısında ‘’ şeker fabrikaları devletin sırtında yük ve zarar ediyor o nedenle özelleştiriyoruz’’ demişti. Devletin resmi rakamlarına göre şeker fabrikalarının 2016 yılı zararı 76 milyon liradır. Oysa aynı yıl kaçak saray 650 milyon TL ve 1 milyar 650 milyon TL örtülü ödenek harcaması yapmıştır. Sarayın 13 günlük harcaması ile şeker fabrikalarının tüm zararı karşılanmaktadır. 2017 de pancar üretimi bir önceki yıla göre %22 artışla 19.500.000 tona ulaştı ve şeker kanunu uygulanmaya girdiği 2002 yılından bu yana en yüksek üretim gerçekleşti. AB ülkeleri şeker pancarı ve beyaz şekere verdiği destek Türkiye’nin 14 katıdır . Şekerpancarı tarımı çiftçiyi köyde tutan en önemli araçlardan biridir ve özelleştirme karar neticesi 10 milyon insanımız eliyle yaratılan 3 milyar dolarlık katma değer ve istihdam gücünden vazgeçilmiş olacaktır. Pancar tarımı yok olacak, pancardan geçimini sağlayan 2 milyon 500 bin insan işsiz kalacak , özelleştirmenin sonucunda sağlığa aykırı olduğu bildirilen nişasta bazlı şekerin iç üretimde pancar şekerinin yerini alacaktır. Bu nedenle şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin iktisadi yönden ve halk sağlığı yönünden elle tutulur bir yanı yoktur.
Aynı politikalar sonucunda ; TEKEL kapandı , 300 bin çiftçi olumsuz etkilendi , fabrikalar yok oldu. SÜMERBANK kapandı , tekstilde dışa bağımlılık arttı. SEKA kapandı , Türkiye de kağıt üretilmez oldu. Köyler boşaldı ve tarımsal üretim çok azaldı” dedi.

Tunahan Ünsal



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.