8 Mart Rutinler Günü

Takvimler Martın 8’ini gösterdi. Kadınlar Günü geldi. Birçok özel günde yapıldığı gibi herkes yine safını tuttu.

***
Erkekler en yakınındaki kadınların gününü kutladı. Kadınlar birbirlerini aradı. Çiçekler verildi.

***
Siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, dernekler, odalar, önemli insanlar; kadınlara seslendi, “Ben de gününüzü kutluyorum.” dedi. Kentin en işlek caddelerinde karanfiller kadınlara verildi, anlık tebessümler ettirildi.

***
Türk kadınının haklarını kullanabilmesinde en büyük role sahip olan Atatürk’ün, anıtına çelenkler bırakıldı. Hemen yanında sayfalarca; “bunlar oluyor”, “şöyle olmalı” temalı konuşmalar okundu.

***
Günün tarihçesi; “ABD’de kadın işçilerin bu katledilişi nedeniyle, Kopenhag’da 1910 yılında toplanan Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda 8 Mart, “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak belirlendi.” çok kez, çok konuşmada hatırlatıldı.

***
“8 Mart Kadınlar Günü, kutlama yapılacak bir gün değildir. Şu kadar cinayet, bu kadar istismar,  çok sayıda taciz, sayılamayacak kadar şiddet yaşandı. Biz de varız! Haklarımıza sahip çıkıyoruz.” denildi.

***
Kordon boyunca yürüyüşler yapıldı. Sloganlar atıldı. Pankartlar taşındı. Konserler, paneller, oyunlar düzenlendi.

***
Bir 8 Mart, daha sona erdi.

***
Kadınlar artık daha mı değerli? Kadınlar artık daha mı mutlu? Cinayetler konuşuldukça azalır mı? Tacize, tecavüze çare ifşa mı? Bugüne kadar şiddet uygulamış olanlar cezalandırıldı mı? Başkaldırının doğru yöntemi yalnızca konuşmak mı? Okunan satırların 2. sayfası, dinleyen kadınların bazılarına bile ulaşmazken çözüm mikrofonda mı? Farkındalık gerçekten böyle bir şey mi?
Neyse, sessizlik…

***

Hepsi dünde kaldı, bugün 9 Mart…
Mesela, tarihte bugün, “Padişah III. Mustafa tarafından yaptırılan Laleli Camii ibadete açılmış.”



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.