Alnı Ak Olan Çıksın Meydana!

Oynak, zilli, cilveli, çıtır, motor, afet, kaldırım çiçeği, yollu, müsait,taş,şarap,parça, yavru, ilik, fıstık,şirret ve bir çok kelime hepimize kadını anımsatıyor değil mi?

Aynı zamanda narin, işveli, güzel, hoş,  nazik, zarif gibi kelimeler de…

Şimdi bir an için nefes alın, sakin olun! Sonra gözlerinizi açın ve şu kelimeleri okuduğunuzda gözünüzün önüne gelen ilk karede hangi cinsiyet var, bakın.

Cani, katil, hırsız, zorba, maganda, gaspçı, kundakçı, tecavüzcü, tacizci, ağa… Kim geldi gözünüzün önüne?

Sokakta her gün yan yana olduğumuz, birlik içerisinde yaşadığımız, aynı yatağı paylaştığımız, gölgesinde büyüdüğümüz, sır anlattığımız birileri…

Toplum, kendi başına kaldığında nefes alan ve acımasızca sağa sola yaftalar yapıştıran tek hücreli bir organizmaya dönüşür. Toplum paydaları sever. Hep bir ortak payda arar. Buluşmak ve birleşmek ister toplum. Peki, kim bu toplum? Kimlerden oluşuyor?

Her kadın etkinliğinde, son 15 yıl vurgusu yaparak sorunu bir devlet politikası hatası olarak görmek kadının da erkeğin de ne işine yarar? Yıllardır çözülemeyen bu sorunun, her geçen gün kartopu halinde büyümesinin nedeni acaba erkeğe iğreti olarak bakmak olabilir mi? Kadına yönelik erkek şiddeti konusunda o çok kızdığımız erkeklerden en azından bazıları hala sarılmayı hak etmiyorlar mı? Acaba öyle çözebilir miyiz? Dün gözlerine sevgi ile baktığımız adamlar neden birden katile dönüşüyor? Doğum odasının kapısında heyecan ile bekleyen adamlar da öldürüyor mu kendi çocuklarını! Kadınlar için farkındalık oluşturmak adına yapılan yürüyüşlerde kadınlar neden istediğim saatte gezerim, istediğimi giyerim diye bağırıp duruyor? Kadınlar gerçekte bunu mu istiyor? Neden erkekler de bazı hemcinslerinden kendilerini ayırmak adına bu yürüyüşe, etkinliğe katılmıyor, karısına fiske kaldırmadığı için sağda solda gururla dolaşıyor?

Peki, sen kadın!  Neden komşun biraz sesli güldü, ya da mini etek giydi, ya da altını biraz fazla taktı takıştırdı, ya da kocanın yanından sana göre işveli geçti diye arkasından atıp tutuyorsun! Mahalledeki dul kadınlardan neden bu kadar çok korkuyorsun!

Keşke 8 Mart, 9 Mart ve sonrasında her yerde, kadınlar ve erkekler el ele yürüse… O zaman bir umudumuz olurdu belki…

Kadın tek başına güçlüdür safsatasını kim ne zaman yutturdu size…  Erkek bir başına da kalsa olur da kadın erkeksiz olmaz saçmalığını…  Dostlar… Kardeşler… Arkadaşlar… Anılar…  Hep kadın ve erkek el ele… İnsanlar… İnsanlık…  Bir şeyler ifade ediyor mu bu okuduklarınız size?

Ben erkek olsam, çıkar bas bas bağırırdım bugün. Tacizci de değilim, katil de değilim, maganda da değilim… İnsanım derdim… Aksa alnım… Eminsem kendimden…

Ayrık otlarını bulup güllerle bezeli bahçemizden çıkarmak zorundayız. Çünkü sonuçlar çok ağır olur. Bu zamana kadar bizi ayırmalarına hep izin verdik. Türk- Kürt, Solcu- Sağcı,  Alevi-Sünni ayrımına benzeme kadın ve erkek ayrımı… Yok oluş başlar bu ayrımdan…

Alnı ak olan, artık meydana çıksın… Kadın erkek fark etmez!

 

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.