İşçi katliamını durduralım!

Geçtiğimiz cumartesi günü saat 12:00’de Ziraat Mühendisleri Odası’nda Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği tarafından yapılan basın açıklamasında, İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü konuşuldu. Açıklamayı yapan Prof. Dr. Türker Savaş, 3 Mart 1992 Kozlu Maden Faciası’na dikkat çekerek; “İş cinayetlerini ve işçi katliamlarını durduralım!” başlığı altında konuştu.
İşçi cinayetlerini konu alan ve 3 Mart’ı hatırlatan basın açıklaması için cumartesi günü bir araya geldi. Açıklamayı yapan Ziraat Mühendisleri Oda Başkanı Türker Savaş, açıklamasına Afrin şehitlerini anarak başladı. Savaş devamında; “3 Mart tarihi, ülkemizin en önemli maden facialarından biri olan ve 263 madencinin yaşamını yitirdiği 1992 Kozlu Maden Faciası’nın yıl dönümüdür. TMMOB olarak bizler, ülkemizdeki iş cinayetlerine dikkat çekebilmek, işçi sağlığının ve iş güvenliğinin önemini vurgulamak için Kozlu Faciası’nın yıl dönümünü İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü olarak belirledik ve 2013 yılından bu yana her 3 Mart’ta bunu hatırlatıyoruz.Acımasız sömürü koşulları, güvenliksiz çalışma ortamı, alınmayan tedbirler, uyulmayan kurallar ve uygulanmayan denetimler nedeniyle iş başındayken hayatını kaybeden tüm emekçilerin anıları önünde saygıyla eğiliyor, ailelerine sabır diliyoruz.Ülkemizde çalışma yaşamında yaşanan ölümler uzun zamandan beri sistematik bir hal almıştır. Bu yüzden yaşanan ölümler kamuoyu tarafından kaza değil, cinayet olarak adlandırılmaktadır. Bu cinayetin failleri, kâr hırsını can güvenliğinin önünde tutanlardır. Bu durumu görmezden gelen, gerekli denetimleri yapmayan, sorumluları hak ettikleri biçimde cezalandırmayanlar da iş cinayetlerinin müşterek failleridir.”

“DEVLET SORUMLULUKLA YAKLAŞMAMAKTADIR”
Açıklamanın ikinci bölümünde şu ifadeler yer aldı: “İşçi sağlığının korunması ve iş güvenliğinin sağlanması devletin ve işverenin sorumluluğundadır. Ne var ki, devlet kurumları da, işverenler de, konuya bu sorumlulukla yaklaşmamaktadır. 2012 yılında çıkarılan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na rağmen iş cinayetlerinin her geçen yıl artması, Soma’da, Ermenek’te, Elbistan’da, Şirvan’da, Şırnak’ta, 3. havalimanında birbiri ardına yaşanan iş facialarının nedeni devletin ve işverenin bu sorumsuz tutumudur.Eksiklikleriyle yasalaşan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, zaman içinde yapılan değişikliklerle tamamen işlevsiz hale getirilmiştir. Kanun, TMMOB ve TTB başta olmak üzere meslek örgütlerinin katkı ve önerileriyle, kamusal bir bakış açısıyla yeniden düzenlenmelidir.

Bu düzenlemeyle birlikte;

  • İş yerlerine verilecek işçi sağlığı ve iş güvenliği hizmetleri bir kamu hizmeti olarak ele alınmalı, işçi sağlığı ve iş güvenliği ticari kuruluşların kâr alanı olmaktan çıkartılmalıdır.
  • İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanına ilişkin düzenleme ve denetimler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yanı sıra, Sağlık Bakanlığı, üniversiteler, sendikalar, TTB ve TMMOB’den oluşan idari ve mali yönden bağımsız bir enstitü tarafından yerine getirilmelidir. Çalışma yaşamına ilişkin tüm düzenlemeler bu enstitü tarafından yeniden ele alınmalı ve kararlaştırılmalıdır.
  • İş yerlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında görev verilen mühendis ve mimarların işçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması konusundaki görevlerinin bir danışmanlık hizmeti olduğu kabullenilmeli ve asıl sorumluluğun devlet ve işverende olduğu bilinci yerleştirilmelidir.”

Yıldız Sağlam



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.