DİYETİNİZ SİZDEN DAHA POPÜLERSE ZAYIFLAYABİLİRSİNİZ

         Evet, biliyorsunuz ki hayatımızda sosyal medya denen bir gerçek var. Instagram sayfamda (@dytnagis.blog) bir anket yaptım; popüler diyetler mi tek tip beslenme mi diye ve sonuç popüler diyetler çıkınca başladım yazmaya. Bir beslenme uzmanının en çok duyduğu konu, en çok soru aldığı alan ve açıklamak zorunda kaldığı en büyük problem. İlk olarak herkes sesli tekrar etsin: Mucize besin ve diyet yoktur! Tamam mı, burayı hallettik mi? Sesli bir şekilde en az 3 kez tekrar etmeniz gerekiyor.

Şaka bir yana başlıyorum. Öncelikle hurma diyetçileri, ayran detoksçuları ve peynir toklukçuları sizlere sesleniyorum. Tek bir besinle beslenmek vücudunuzdan kısa dönemde ödem kaybıyla size kilo verimini hissettirebilir ancak size kalan koca bir mineral dengesizliğidir. Her şeyin azı karar çoğu zarar. Eskilere kulak vermekte fayda var diye düşünüyorum. Ne sadece protein ağırlıklı beslenerek ne de tüm gün su, ayran, hurma tüketerek kilo verebilirsiniz.

Glütensiz beslenme! Çok havalı kabul ediyorum. Ama havalı olduğu kadar iyi olmadığını belirtmek istiyorum. Market reyonları, blog tarifleri glütensiz ürünler ve tariflerle dolu. Glüten, tahıllarda bulunan bir protein ve bu proteine karşı hassasiyet, sindirememe gibi durumlarla karşılaşılabiliyor. Ancak böyle sıkıntılar yoksa glütensiz beslenmenizi gerektirecek bir durum yok demektir. Aynı konu süt şekeri diye adlandırdığımız laktozla da ilgili ne yazık ki mevcut. Laktoz vücudumuzdaki laktaz enzimiyle sindirime uğrar. Kimi bireyler bu şekere karşı yine glüten gibi hassasiyet ya da enzim eksikliğinden dolayı sindirememe durumuyla karşılaşabilir. Hatta ishal, şişkinlik, karın ağrısı şikayetleri sindirememenin size verdiği sinyallerdir. Bahsettiğimiz durumlar sizde bulunmuyorsa laktozsuz beslenmenizi gerektirecek bir durum yoktur. Beslenme uzamanınız belli süreçlerde beslenme sohbetlerinizi dikkate alarak önerebilir ya da sizinle karşılıklı karbonhidrat dengesini kuramıyorsa bu yollara başvurabilir. Ancak siz bir profesyonel desteği almadan daha az kalorili olduğunu düşünerek laktozsuz ya da glütensiz besleniyorsanız koca bir hiçi uygulamak için maddi manevi birçok kayıp veriyorsunuz demektir.

Alkali beslenme olayını atlayacağımı zannettiyseniz yanıldınız, başlıyorum! Savunulan tez şu; vücudun PH’si daha yüksek olursa şayet kandaki asit daha çabuk nötralize olur ve metabolizmanız hızlı çalışır böylece daha hızlı kilo verirsiniz(!) Yeterli çalışmanın bulunmadığı alkali beslenmeyi hepiniz yapıyorsunuz biliyorum. Suyumuza limon dilimleri ekliyoruz. Tamam, bu kadar (!) Bir de marketlerde normal su fiyatının 3-5 katına satılan alkali sularımız var ki bikarbonattan başka bir şey değil. Lütfen, vücudunuzun tamponlama sistemi sizin asit-alkali seviyenizi yeterince iyi ayarlayabiliyor, suya o kadar harcama yapmanıza gerek yok.

Kan gruplarına göre beslenme… Bakın bu konunun devamını getiremedim bile. Şu kan grubundansanız x besinini tüketemezsiniz ya da tamamen a grubunu içeren besinlerden oluşan bir örüntüyle beslenmelisiniz. Yine aynı kapıya çıktık galiba ya bir şeyi yiyorsunuz ya da bir şeyden tamamen uzaklaşıyorsunuz. Neden? Çünkü ben A Rh pozitifim. Hayır, ben hayalperestim olarak güncellemeniz gereken bir cümle olur ancak bu.

Hekim ve beslenme uzmanınız size bir besin ya da besin grubundan uzak kalmanızı ya da bu besine karşı bir intoleransınızın olduğunu söylemiyorsa şayet bazı besin öğelerinden yoksun besinlerle beslenmenize gerek yok. Ya da arkadaşınız gün boyu maydanoz ve kahveyle 1 haftada 15 kilo verdi diye aynı modda tek bir besinle beslenmenize hiç gerek yok. Şimdi sizden son bir tekrar ödevim var 3 deyince yüksek sesle tekrar ediyoruz: Sürdürülebilirlik!



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.