KENTTEN SOHBETLER

Basın mensupları sürekli kent içerisinde dolaştıkları için vatandaşla, kurum çalışanları ile, esnafla, yaşlısıyla genciyle ve sayıca çok fazla olan başkanlarla sık sık iletişim içerisinde olur.  Çoğu zaman bize şöyle derler, ‘Küçücük şehirde nasıl haber buluyorsunuz her gün, kaza falan oluyor mu mesela…’ Gazeteleri okumamasına mı yanayım, haberin sadece kaza, cinayet gibi olaylardan ibaret olduğunu sanmasına mı yanayım bilemedim.

Duyduklarımı yazıyorum! Belediye otobüsü şoförleri, yaşlı yolculara – ki kentin çoğu yaşlı- pek de insaflı davranmıyormuş. Yolcuların iniş biniş sürelerine kafayı takıp, durakta yolcu bırakıyorlarmış.

Ç3, ÇT3 ve benim de nadir rastladığım Ç3 Ekspres Troya Caddesi güzergahına yetmiyormuş. E şehrin de Şekerpınar Mevkii’ne doğru büyüdüğünü düşünürsek, doğru olabilir. Yetmiyor. 1, 2, Kepez, Güzelyalı, 4, 7, Atatürk Caddesi’nden geçen hatlar. Ama Troya Caddesi’ne bir hat daha mı gerekiyor acaba?

Belediyenin tiyatro etkinliklerinin biletleri muhtarlıklardan dağıtılıyor. Bu biletler dağıtıma çıktığı ilk on dakikada bitiyormuş. Vatandaşın sanatsal etkinliklere bu denli önem vermesi takdirlik! Bazı vatandaşlar da bu etkinliklerin en azından temsili ücretler ile yapılmasını, buradan kazanılan para ile yardıma muhtaç çocuklar ya da sokak hayvanları için bir şeyler yapılmasını istiyormuş.

Bir öğrenci arkadaşın ağzında ‘ÇOMÜ’de şeffaflık dönemi başlamış’ cümlesini duydum. Yüksek Lisans alımlarında liste açıklandığında herkesin bilim sınavından aldığı not tek tek yazılmış.  Eskiden kazandı, kazanamadı yazardı sadece… Ama bazı bölümlerde bu uygulama hala devam ediyormuş. Öğrencilerin kafasında da hala torpil mi dönüyor algısı yaratılıyormuş.

Taşınıp taşınmayacağı konusunda kafaları karışık olan Küçük Sanayi Sitesi’nin esnafının kafaları karışıkmış. Ayrıca civardaki lokantalar yemek ücretlerine zam yapmış. Bir kişilik yemeğin ücreti 10 TL olmuş. Sanayi’ye sabah saatlerinde gelen seyyar poğaçacının da veresiye defteri bir hayli kabarıkmış.

Bir de herkes karın yağmasını bekliyormuş. Çanakkale’nin kışı mart ayında gelir zaten, mart geldi kar gelmedi diyorlarmış. İklimler bozuldu dedik dedik anlatamadık.

Fark ettim ki, hiç iyi şeyler duymamışım. He şu hayvansever belediye işçilerinin dışında… Biri Çanakkale biri de Biga Belediyesi’nde çalışan iki işçi, hayvanseverlikleri ile takdir toplamış. Çanakkale Belediyesi işçiye ödül verecekmiş.

İnsanlığa ödül verecek hale geldiğimize mi yanayım, ülkemizdeki çalışma şartlarına mı yanayım onu da bilemedim.

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.