BİZ DE ÖZELLEŞELİM

Başbakan Binali Yıldırım “Kararlıyız şeker fabrikaları satılacak dedi.” Biz bu kararlılığı daha önceki yıllarda da görmüştük. Kararlı duruş önemlidir. Mesela o kararlı duruşların yaşandığı günlerden birinde ilk AKP Hükümeti’nin Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, “Babalar gibi satarım” demişti. Babalar gibi satıldı. Neler, nerelere, kimlere satıldı? Arşivlik bir köşe yazısı yazmak üzere kollar sıvandı. Gazetenin ilgili sayfasında bulacağınız bu köşe yazısını kesip evinizin en önemli yerine çerçeveletin. Çerçeve masrafları için gazetede beni bulun, benden her birinize helalinden bir çerçeve…

Türk Telekom Araplar’a, Telsim İngilizler’e, Araç Muayene Almanlar’a, Başak Sigorta Fransızlar’a, Adabank Kuveytliler’e, Avea Lübnanlılar’a, Petkim Azeriler’e, Tekel’in içki bölümü Amerikalılar’a, Tekel’in sigara bölümü ABD ve İngilizler’e, Finansbank Yunanlılar’a, Oyakbank Hollandalılar’a, Denizbank Belçikalılar’a, Türkiye Finans Kuveytliler’e, TEB Fransızlar’a, CBank İsrailliler’e, MNG Bank Yunanlılar’a, Dışbank Hollandalılar’a, Şekerbank Kazaklar’a, Yapı Kredi’nin yarısı İtalyanlar’a, Türkcell’in yarısı Finliler’e yetmedi öbür yarısı Ruslar’a, Beymen’in yarısı ABD’lilere, Garanti’nin yarısı Amerkialılar’a, Eczacıbaşı İlaç Çekler’e, İzocam Fransızlar’a, Demir Döküm Almanlar’a, Migros İngiliz’e, TGRT Amerikalılar’a satıldı. Daha niceleri var elim klavyede yoruldu da yazamadım affınıza sığınıyorum. Sanıyorum ki affedersiniz nasıl olsa bu yazılanları iki bilemedin üç güne unuturuz.

Yer yerinden oynamadı, taşlar yerine oturdu. Birleşmiş Milletler kavramını tersten anladığımız yıllar içerisinde ülkelerle birleşmek adına elde avuçta ne varsa işçilerin haklarını korumak maksadı adı altında satıldı. Klasik bir Türk taktiği vardır… Satılacak olan kurumdan önce el etek çekilir. Kurum yatırım alamadığı için zarar yaptırılır. Zarar yapan kuruluşu medya faşır faşır çeker ve kanallara yansıtır. Batmak üzere olan nacizane kurumumuz için milletimizde satılsın algılı oluşturulur. Vatandaş zarar edeceğine satılsın diyerek teslim bayrağını arşa çekmez, yarıda bırakır. Bayrak yarıda kalır, vatandaş bilir ki aslında o gün yas günüdür.

Satılanlardan kulvar değiştirecek olursak, Boğaz köprüleri ve otoyol gelirleri de satıldı. İzmir Limanı Hohn-Kong’lu bir şirkete satıldı.  Kuşadası Limanı Sami Ofer’e verildi. Dikili Limanı satıldı. İskenderun Limanı satıldı, Mersin Limanı satıldı, Zeytinburnu Limanı, Tekirdağ Limanı, Bandırma Limanı da satıldı.

Sat sat sat. Gel vatandaş gel…

Küba’da devrim yaşandıktan sonra İspanyol Batista’nın yaratmış olduğu tahribattan Küba şeker kamışı ile kurtulma yoluna girer. Ülkelerinde üretilen şeker kamışı ABD ambargosundan dolayı ülke dışına çıkartılamaz. Şeker kamışına bir gün bir talipli çıkar. Venezuelalı Hugo Rafael Chavez, şeker kamışını getirin gari biz alacaz der. Küba bir nebze de olsa ekonomik açıklığı giderir. Türkiye’nin velinimetlerinden olan şeker fabrikaları yine bir talimat üzerine satılma aşamasına geldi. 14 şeker fabrikası özelleştirilecek. Fabrikaların özelleştiği kadar vatandaş bizde özelleşmek istiyoruz dedi. Vatandaş artık kendisini özel hissetmek istediğini söylerken gözleri doldu. Peçete verecektik, ithaldir diye uzatamadık. Adam gözünün yaşını yerli imkanlar ile dindirmeye çalıştı.

Bizde özelleşelim kendimizi özel hissedelim…

Tunahan Ünsal



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.