“Onun rüyası bizim kabusumuz”

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ve Çanakkale Tabip Odası, tartışmalara neden olan şehir hastaneleri projesini konuşmak üzere panel  düzenledi. CHP Mersin Milletvekili Prof. Dr. Aytuğ Atıcı konuşmacı olarak katıldığı panelde; “Şehir Hastaneleri birilerinin rüyası idi, bizim kabusumuz oldu.” dedi.

“Şehir Hastaneleri: Bir kamu özel ortaklığı modeli! Halkın sağlığı mı, sağlıkta mega yalan mı?” başlığıyla Çanakkale Türkan Saylan Sosyal Tesisleri Nikah Salonu’nda panel gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Uzman Doktor Güleda Erensoy’un yaptığı  panelde Murat Dağdelen, Prof. Dr. Mehmet Zencir,  ve CHP Mersin Milletvekili Prof. Dr. Aytuğ Atıcı konuşmacı olarak yer aldı.

Paneli Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan, CHP İl Başkanı İsmet Güneşhan, Merkez İlçe Başkanı Ali Uyanık, sağlık çalışanları, sendikalar ve vatandaşlar izledi.

Prof. Dr. Mehmet Zencir, kamu özel ortaklığı ile hayata geçirilmeye başlanan Şehir Hastaneleri modelinin  Türkiye uygulamasının özgünlüklerine değinerek, dünyadaki uygulamalardan farklılıklarını anlattı. Prof.Dr.Zencir; “Şirket aldığı finansman kredisini ödemede güçlük çekerse,kredi kamu tarafından ödenecek. 25 yıllık işletme süresi boyunca devlet şirkete kira ödeyecek.  Sağlık Bakanlığı tarafından garanti edilen hizmet ödemeleri %70 doluluk oranına dayalı olacak. Ödemeler döviz kuru üzerinden gerçekleştirilecek. Kamu özel adına borçlu olacak, vergiden muaf olacak.” dedi.

 “ŞAKA DEĞİL, HEPSİ KANUN MADDESİ

CHP Mersin Milletvekili Prof. Dr. Aytuğ Atıcı; “Şehir Hastaneleri  aslında bize bir öykü anlatır. Biz bunu dinlerken AKP’nin bize ne yapmaya çalıştığını çok net görebiliriz. Şehir Hastaneleri halkın sağlığı için mi sermayenin sağlığı için mi yapılıyor, bu sorunun cevabını vermek lazım. Şimdi kolayca anlamanız için net olarak anlatacağım. Bir adam var, ülkeyi yöneten. Yatıyor, bir rüya görüyor, çok hoşuna gidiyor.  Bu rüyamı gerçekleştireceğim diyor. Öyle büyük hastaneler yapacağım ki herkesin hoşuna gidecek. Sonra önce inşaat yapmak lazım diyor, çağırıyor bir müteahhit. Hastane yapalım diyor. Müteahhit diyor ki arazi lazım,  Bu adam diyor ki merak etme hastane bende. Bedava arazi! Kocaman bir hastane olacak, çok para lazım. Yönetici diyor ki, kaça mal olur sen onu söyle!  Şİmdi finans kaynağı lazım, Türkiye’de bunu karşılayacak şirket çok az. Yönetici diyor ki, git uluslararası şirketlere sana para versinler. Müteahhit gidiyor şirkete, diyor bir Başbakan var, gözü dönmüş, bedava arazi veriyor. Hastane yapalım. Nerede diyorlar,  Türkiye’de. E diyorlar, biz Türkiye’ye para veremeyiz. Ekonomisi belli, ya ödemezlerse.  Hazine kefil olursa veririz. Müteahhit geliyor durumu anlatıyor. Bir kanun çıkarıyorlar. Uluslararası şirketlere hazine garantili borçlanmanın yolu açılıyor. E diyorlar, bunu dolar üzerinden yapalım. Ona da tamam! Kira alalım biz hazineden diyorlar. Ona da tamam diyorlar. Bir de bütün bu kanunlar çıkarken maalesef ben de meclisteyim. E diyorlar bize o zaman 49 yıllığına kira ödesinler. Bu, Başbakan’ın kabulü ile anlaşıldı. Uluslararası finans şirketleri çok zor inandı bu paraları vereceğimize. Bir de %70 doluluk garantisi aldılar. Sonra, sayın Başbakan,bunun etrafına otel motel yapmasak da hizmet etsek. Başbakan diyor ki tabi AVM’de yapın, işletme de yapın. Finans şirketleri diyor ki e tıbbi bölümü de biz işletelim.E ne oluyor, Başbakan’ın rüyası oluyor bizim kabusumuz. Taş üstüne taş koyandan Allah bin kere razı olsun.  Ama bir liralık hastaneyi iki liraya yapanları da Allah kahretsin. Bu dünyada da hesabı vatandaş görecek.  Bu söylediklerimin tamamı kanun maddesi haline gelerek yürürlüğe kondu.  Bu hastaneler yapıldı.  Bir inşaat yaptınız ve kiraya verdiniz. Maliyeti belli. Kaç yılda amorti etmesini beklersiniz.  Yozgat Şehir Hastanesi kendisini iki yılda amorti etti. 23 yıl da bu hastaneden yedi tane daha yapılırdı. Bu para halkın cebinden çıkıyor.” dedi.

Dilek Akşen



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com