Yarım asırdır dert dinliyor

Osmanlı Dönemi’nden günümüze kadar taşınmış mesleklerinden arzuhalcilik, yok olmaya yüz tutmuş durumda. Çanakkale’nin tek resmi arzuhalcisi 63 yaşındaki Gülay Kılıç; 48 yıldır mesleğini icra eden biri olarak birikimini gazetemize aktardı.

Osmanlı Dönemi’nde düşük olan okuma yazma oranları, resmi daire yazılarını arzuhalcilerin yazmasıyla çözülmüştür. Günümüze kadar süregelen arzuhalcilik mesleği, adliye binalarının yakınında faaliyetlerine devam etmektedir. Ancak her geçen gün değişen gündelik hayatımızda varlığını sürdüremeyen mesleklere yakın zamanda arzuhalciliğin de katılması beklenmektedir.
Geçmişte geçerliliği olan meslek; arzuhalcilik, günümüzde yavaş yavaş yok olmaya yüz tutmaktadır.
Çanakkale’nin tek resmi arzuhalcisi olan Gülay Kılıç, mesleğini 48 yıldır bu kentte sürdürüyor. Sayısız insanın derdine tercüman olarak mesleğini icra eden ve yaşamını böyle sürdüren Kılıç, mesleği bırakmak üzere. Adliyenin şehir merkezinden taşınması sebebiyle, “Belki birkaç yıl daha devam eder, belki de kapatırım.” diyen Kılıç, yaklaşık 50 yıllık tecrübesinden arda kalanları gazetemizle paylaştı.

63 yaşındaki Gülay Kılıç, mesleğe başlangıcını şöyle anlattı: “Gökçeada Adliyesi’nde 16 yaşındayken zabıt katibi olarak göreve başladım. 1975 yılında tapuya geçtim. 1993 yılında İstanbul Kadıköy tapusundan emekli oldum. 1996 yılında Çanakkale’ye gelerek arzuhalcilik yapmaya başladım. O yıldan bu yana hala görevime devam etmekteyim.22 yıldır arzuhalcilik yapmaktayım. Vatandaşın talepleri, özellikle kurumlarla ilgili yazışmalarda onların taleplerini dilekçe haline getirerek onların hizmetlerini yapıyorum. Maliyetler işe göre belirleniyor.”

Arzuhalcilik Nedir?

Kılıç, arzuhalciliğin ne anlama geldiğini “Arzuhalcilik, para karşılığında dilekçe ve benzeri belgeleri yazarak vatandaşın talebini yerine getiren kişi anlamına geliyor. Çanakkale’de resmi kayıtlı tek arzuhalci benim, ikincisi yok. Kaçak olarak bu işi yapan arkadaşlarımız da var. Ancak bu iş ciddi bir iş. Az bilgi ile yapıldığında birçok mağduriyet de ortaya çıkıyor. Alt yapı olması gerekiyor. Arşiv de çok önemli.” cümleleriyle özetleyerek; mesleğin gerekliliklerini şöyle aktardı: “Arzuhalci olmak için temel bilgiye sahip olmak gerekiyor. Benim adliye ve tapuda çalışmam ve yıllardır bu işin içinde olmam hala da yapacağım iş ile ilgili araştırmam gerekiyor. Bunlar yapılamazsa arzuhalci olunamaz. Özellikle adli işlerde hukuk bilgisine sahip olmak gerekir. Çok ince detaylar.”

“Dayak Yediğim Bile Oldu”

Yıllardır mesleğini, bir dizi tecrübe ile sürdüren arzuhalci Kılıç, “Artık kapanmaya yüz tutmuş bir meslek arzuhalcilik.” diyerek birkaç anısını da eklediği konuşmasına şöyle devam ediyor: “Avukat sayımız çoğaldığı için vatandaşlarımız da avukatlar marifetiyle bu işlemleri yapmaya çalışıyor. Bilen geliyor. Daha önceden avukat sayısının az olması arzuhalcilerin de sayıca çok olmasıyla sonuçlanıyordu. Genellikle de adliye emeklisi arkadaşlarımız arzuhalcilik yapıyordu. Yıllar boyunca çok değişik şeylerle karşılaştım. Dayak bile yedim ben burada. Karı koca burada tartışma yaşarken adam hanımını dövmek istedi. Hanımı benim masamın arkasına saklandı. Beyi de masamın önünden karısına yumruk atayım derken bana vurdu. Ben yine de yaptığım işten memnunum, vatandaşa hizmet ettiğim için mutluyum.
Vatandaşlar bazen arzuhalciliği çok küçük görüp, az miktardaki bedellerle iş yaptırmak istiyor. Meslek bazı kesimlerce küçümseniyor. Bunu görenler az.”

“Üniversite Mezunları Dilekçe Yazmayı Bilmiyor”

Kılıç, geçmişten günümüze insan profillerini ve sorunlarını yakından izleme şansına sahip olmuş biri olarak değişen eğitim sistemi ile birlikte daha bilgisiz bir nesilin geldiğini ifade ederek şöyle konuştu: “Eskiden güzel bir eğitim sistemimiz vardı ve insanlar haklarının ne olduğunu bilebiliyordu. Şimdi bilmiyorlar. Araştırma yok, okuma yok. Hazır bilgi için buraya geliyorlar. Hakkınızı hukukunuzu arayamazsanız yaşamak çok zor. Dilekçe yazmayı, nereye imza atacağını bilmeyen bir nesil var. Talepleri bile karmakarışık. Basit bir örnekle; karşılaştığım işletme mezunu bir kızımız, zarfın üzerinde gönderici ve alıcıyı nasıl nereye yazacağını bilemediğinde çok şaşırmıştım. Bu çok acı. Lisedeki edebiyat derslerinde artık ne öğretiliyor?”

Artış Yaşanan Hukuki Konular: Bilişim, Kadın Hakları, İcra, Suç Oranları

Sürekli değişen kanunlar ve sorunları yorumlayan Kılıç; son olarak günümüzde artan hukuki konuları şöyle açıkladı: “Kanunlar devamlı değişmekte. Sorunlar da öyle. Geçmiş ile günümüz karşılaştırıldığında hukuki anlamda artış yaşanan konular; bilişim, kadın hakları, icra, suç oranı. Kadın hakları hususunda bir artış yaşanıyor. Yapılan yasaları irdelemeden ve gerçeği görmeden verilen kararlar var. Aile içi küçük tartışmalarda bile başlatılan hukuki işlemler evlilik müessesini bence sarsıyor. Bu şekilde çok şikayet var. Gerçekten bir problem varsa zaten gerekli müracatlar yapılıyor. Suç olayları aşırı derecede arttı. Geçmişe göre her konuda çok daha fazla suç olayı yaşanıyor.Bir de değişen teknolojiye uyum sağlamak için girilen borçların ödenememesi halinde yaşanan geri dönüşler çok arttı. Kredi kartları yüzünden icralık olan çok kişi var.”

Yıldız Sağlam



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.